|
"Ne haber?" diye soranlara...
FIRSAT kovalayanlar vardır, buna "Taşı gediğine oturtmak" da derler.
Diyelim, bir yazı yazdınız, dedikleriniz, tahminleriniz tutmadı, hemen kaleme, kâğıda, bilgisayara, faksa sarılırlar:
"Ne haber?"
Kısa bir soru cümlesidir ama, içinde neler yatmaz ki!
Osmanlı'nın bir deyimi vardı:
"Satırların tahtında müstetir nüveyi bulmak."
Yani, satırların altında yatan, işin özünü, aslını, maksadını bulmak.
"Ne haber?" sorusu da buna benzer.
***
PEKİ, niçin bize bunu soruyorlar?
Genelkurmay Başkanı Sayın Orgeneral Hilmi Özkök'ün son açıklaması üzerine soruyorlar.
Hani ortalıkta birtakım haberler dolaşıyordu, başta Turgut Özal'ın kardeşi Korkut Özal, "Memlekete yaptığımız hizmetlere bir yenisi daha eklensin" diyerek, "Hilmi Paşa'nın görev süresinin uzatılmasını" istemişti ya! Onun bu hizmeti de karşılıksız kalmadı, bazıları öyle yorumlar getirdiler ki:
"Hilmi Paşa'nın görevi uzatılacak, bu arada muhtemel Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın da önü kesilecek, Hilmi Paşa, daha sonra, AKP'nin önerisi ve desteğiyle cumhurbaşkanı olacak..."
Sayın Orgeneral Özkök bütün bunları yalanladı, kestirip attı:
"Süresinde emekli olacağım ve siyasete girmeyeceğim."
***
PEKi, bize ne bundan, niye bize "Ne haber?" diye taş atıyorlar, biz böyle bir senaryo yazdık mı?
Yazmamışız ama, Sayın Özkök'ten iki yazımızda söz etmişiz.
Birinci, Sayın Özkök'ün, Barzani için söyledikleri:
"Barzani bir aşiret lideriydi, biz öyle görüyorduk, ama durum değişti; bu değişikliği kabul etmemiz gerek."
Biz de daha önceki "kırmızı hatlarımızı" hatırlatmış ve eklemiştik:
"Ne yapalım, değişen durumu kabul etmek zorundayız, Genelkurmay Başkanı öyle demişse, bize laf düşer mi?" (2.11.2005)
***
İKİNCİ yazımız dokuz gün sonra, aynen şöyle:
"İngiliz milletvekili Andrew Duff, "Devlet dairelerinden Atatürk'ün resimleri indirilsin. Türkiye, Avrupa'nın ortağı olabilmesi için, milliyetçi Kemalizmle mücadele etmelidir. Bu eski liderin fotoğrafları kamu binalarından indirilmelidir" deyince, "Saçmalama, zırvalama!" diye tepki gösterilmişti.
Ya şimdi?
Kara Kuvvetleri'nin brövesinde, Atatürk'ü Kocatepe'de gösteren görüntü kaldırılmış...
Evet, şimdi ne olacak?
İngiliz milletvekiline fena kızmıştık da..."
***
BU yazımız ve bizim gibi düşünenlerin tepkisi o kadar olmuş ki, Genelkurmay Başkanlığı bu tepkileri "Atatürk sevgisi" diye yorumlamış ve bröveyi incelemeye almış...
Bizim bu iki yazımızla, Sayın Genelkurmay Başkanı Özkök'ün "Sürem gelince emekli olacağım ve siyasete karışmayacağım" açıklamasının bir ilgisi var mı?
O halde "Ne haber?" sorusunun muhatabı niye biz olalım?
DÜZELTME: Fuat Paşa'nın siyasi vasiyetinin Mizan Matbaası'nda basılmasının tarihi 1896'dır; dünkü yazımızda bu tarih yanlışlıkla 1984 olarak yer almıştır. Düzeltiriz.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|