15:5029 Kasım 2005 / Salı 


Malatya'da şehir içme suyunda virüs saptandı

      Malatya’daki zehirlenme olayının ardından bölgeden getirilen su örneklerinin ikisinde koliform bakterisine rastlanırken, diğer örneklerde kirlilik bulgusu görülmedi.
      Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün konuyla ilgili incelemelerinin ardından, bugün Sağlık Bakanlığı’nda bir basın toplantısı düzenlendi.
      Buna göre, iki içme suyu örneğinde koliform bakterisine rastlanırken, diğer su örneklerinde kirlilik bulgusu görülmedi.
      Hastaların birçoğunun gaita örneğinde rota virüsü tespit edildi.
      Malatya’daki olayda toplam vaka sayısının 5 bin 685 olduğu belirtilirken, hayatı tehdit edici tarzda bir vakaya rastlanmadığı bildirildi.
      Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, Malatya’da bugün itibariyle içme suları açısından bir problem kalmadığını belirterek, gelecek bir iki günde kuluçka dönemini henüz tamamlamamış bir kısım vakanın da görülebileceğini kaydetti.
      Buzgan, Refik Saydım Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Turan Aslan ile birlikte Sağlık Bakanlığı’nda Malatya’daki ishal olaylarıyla ilgili düzenledikleri basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
      Su kirliliğini soran bir gazeteciye, su kirliliğinin genellikle lağım sularından kaynaklandığı karşılığını veren Buzgan, Malatya’da rotavirüs dışında, az olmakla birlikte amip dizanterisi, bakteriyel ve toksik ishallerin de görüldüğünü belirtti. Rotavirüsün birçok bakteri ve mikroorganizmanın tersine çok az alındığında bile hastalığa yol açtığına dikkati çeken Buzgan, su yoluyla bulaşma söz konusu olduğunda vakaların da fazla olduğunu vurguladı.
      Ana şebeke dışında mahallelerdeki ara şebekelerde su kesintisi, arıza veya bakım nedeniyle su kesintisi olduğunda kanalizasyon şebekesi su şebekesine yakın geçiyorsa kirlenme olabileceğini belirten Buzgan, bu konuda belediye ekiplerinin gerekli incelemeyi yaptıklarını, ancak 5 bin kişiyi etkilemekle beraber sorunun lokal olduğunu, ana hatta bir problem olmadığının tespit edildiğini bildirdi.
      Buzgan, konuyu araştırırken, şebeke suyunun kaynağından, depolardan ve uç noktalardan örnekler aldıklarını ifade etti.
      Malatya’nın içme suyunun çıktığını kaynakla ve 20 kadar ana depoda kirlilik bulunmadığını belirten Buzgan, "Ancak 2 deponun yayıldığı alanlara bakıldığında buraların uç noktalarında bir kirlilik var.
      Bütün şehre hitap eden bir kirlilik yok, ancak lokal olarak içme suyuyla ilgili bir sıkıntı var" diye konuştu.
     
     "BUGÜN İTİBARİYLE BİR SORUN KALMADI"

      Bir gazetecinin, "Emeksiz ve Sıtmapınar alt geçitlerinin yapımı sırasında 4 gün su verilemediği ve vatandaşların şebeke suyu dışında çeşme suyu kullandıkları söyleniyor. Bu iddialar doğru olabilir mi?" sorusu üzerine, şöyle konuştu:
      "Bazı illerimizde su kesintisi olduğunda halk tarafından kullanılan çeşme suları var. Böyle bir ihtimal de söz konusu.
      Hıfzısıhha Merkezi’nden giden uzmanlar ayrıntılı çalışmayı tamamlayınca bu ortaya çıkacaktır.
      Depolarda süper klorlama yapılıyor. Bugün itibariyle belediyenin içme suları açısından bir problem kalmamış durumda. Önümüzdeki bir iki günde kuluçka süresini henüz tamamlamamış bir kısım vakaları görmek mümkün." Buzgan, belediyelerin son yıllarda altyapı çalışmalarına hız vermesi nedeniyle zaman zaman su kesintilerinin yaşandığını, bu gibi durumlarda süper klorlamaya önem verilmesi gerektiğini, Malatya’da da modern bir klorlama sisteminin kullanıldığını, ancak arızalar nedeniyle klorlamanın bazen uç noktalara ulaşamadığını söyledi.
     
     "OLAYI YERİNDE DEĞERLENDİRECEĞİZ"

      Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Turan Aslan da kirlenme saptanan İskender ve Zafer mahalleleriyle ilgili soru üzerine, şunları söyledi:
      "Kirlenmenin sadece bu iki yerde bulunması, şehrin şebekesinin kirlenmediğinin direkt göstergesi, çünkü ana kaynakta bir kirlilik söz konusu olsaydı, bütün şehrin uç noktalarından alınan örneklerin kirli olması gerekirdi. Şu anda belediye fen işleri müdürlüğü ekipleri tarafından bölgede ne tür bir enfeksiyon ortamının oluşmuş olabileceği araştırılıyor.
      Olayın daha bilimsel boyutta değerlendirilebilmesi için bugün saat 17.00’de Malatya’ya bir Salgın Kontrol ve Değerlendirme Ekibi
      gönderdik. Ön bilgileri ve bütün numuneleri yerinde değerlendirecekler ve kesin sonuçları belediye ve sağlık müdürlüğü yetkililerine iletecekler." Malatya’dan bugün gelen 5 örnekle birlikte şu anda değerlendirilmesinin sürdüğü örnek sayısının 10’a ulaştığını belirten Aslan, bugüne kadar onlarca numunenin değerlendirmesinin tamamlandığını kaydetti.
      Hıfzıssıhha ekibinin olayın üzerinden bir hafta geçtikten sonra gönderilmesinin normal olup olmadığı sorusu üzerine de Aslan, bölgede lokal ekiplerini daha önce kurduklarını, şu anda giden ekibin ise merkezde elde edilen sonuçları değerlendirmek üzere bölgeye gittiğini söyledi.
     
     "60 YAKIN KİŞİ HALA YATARAK TEDAVİ GÖRÜYOR"

      Malatya’da yatarak tedavi gören vakalarla ilgili soru üzerine ise Buzgan, yatarak tedavi gören 182 vakanın şu anda 60’a yakınının hala hastanelerde yatarak tedavi gördüğünü belirtti.
      Buzgan, Malatya’dan Kasım ayı başlarında alınan 166 numunede kirlilik belirtisi görülmediğini belirtti.
      İnönü Üniversitesi’nin "kolibasili görüldüğü" yönünde bir tespitte bulunduğunu anımsatan gazeteciye de Buzgan, "Su kirliliği zaten kolibasilleriyle ortaya konuluyor. Bizim de iki numunemizde koliform çıkmıştır. Bu açıdan üniversitenin çıkardığı sonuçla bizim laboratuarda çıkan sonuç birbiriyle örtüşüyor. Koliform, sadece kolibasili hastalıklarının görüleceği anlamına gelmiyor, rotavirüs gibi bir amip de olabilir" diye konuştu.
      Buzgan, rotavirüsünden nasıl korunulacağı yönündeki soru üzerine de bu virüsün kuru ortamlarda çok uzun süre dayanabildiğini belirterek, "Virüs, evlerin içindeki mobilya gibi katı maddelerin üzerinde yaşayabilir. Özellikle küçük çocukların bez temizliğine de dikkat edilmeli" dedi.
      Son yıllarda bu tür altyapıdan kaynaklanan hastalıklarda azalma görülmesine karşın, bu yıl Malatya dışında Doğubeyazıt, Yatağan ve Cizre ilçelerinde de bazı ishal vakaları olduğunu, Sağlık Bakanlığı olarak bütün illerin su envanterlerini çıkardıklarını, altyapılarını gözden geçirdiklerini ve eksiklik tespit ettikleri bütün belediyeleri uyardıklarını söyledi. Buzgan, "Belediyeleri eğitim çalışmasına alacağız" dedi.
      Malatya’nın 2005 yılı içinde su ve besinlerle bulaşan hastalıklar yönünden en az vakanın yaşandığı illerden biri olduğunu belirten Buzgan, "Fakat, burada geçici ve lokal bir kirlenmenin olduğu anlaşılıyor. Yıl içinde 50 civarında vaka varken, şu anda 5600’lü değerlere ulaşmış durumda" diye konuştu.
      Buzgan, süper klorlamanın insan sağlığı açısından sıkıntı yaratıp yaratmayacağı sorusunu yanıtlarken de klorlamanın en uç noktalarda 0.5 ppm olmasını istediklerini, 1 ppm’nin üstündeki klorlamanın insan sağlığına zararlı olabileceği yönünde bilimsel çalışmaların bulunduğunu kaydetti. Buzgan, yüksek değerli klora uzun süreli maruz kalmanın insan sağlığına zararları olabileceği yönünde yayınlar bulunduğunu ifade ederek, "Bilimsel açıdan klorun en iyi su dezenfektanı olduğu yönünde bir mutabakat var. Bizim önerdiğimiz klorlama seviyesi uluslararası ölçülerde kabul edilen değerlerdir" dedi.
     





© 2005 Milliyet