
|
|
|
 |
|
|
TMSF tarafından el konulan İzmir TV'nin patronu Ali Büge:
Bilgi ve belge peşine düştüm
Ali Büge: Kendime ait bilgi ve belgelerden uzak bırakıldım. Şimdi evrak toplamaya çalışacağım. Şirketin asıl sahibi EGS değil, biziz.
Banu Şen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulan İzmir TV ve FM İzmir 101 Radyosu'nun eski Yönetim Kurulu Başkanı Ali Büge Milliyet Ege'nin sorularını yanıtladı. Büge, "Mahkeme kararlarıyla belrlenmiş 215 bin dolar dışında TMSF'ye bir borcumuz yok. El konma nedeni de borcumuzdan dolayı değil. TMSF'de 'Siz bu şirketin asıl sahipleri değilsiniz. Bu şirketin asıl sahipleri EGS Holding'in ortakları. Siz onlar adına bu işi yapıyorsunuz' şüphesi var. El koyma nedenini de bu olduğunu söylediler" dedi.
Ali Büge, TMSF'nin şirkete el koyduğu günden bu yana televizyona giremediğini belirtti, bütün evrak ve eşyalarınını da içeride kaldığını söyledi. Bu durumun geçici olduğuna inanan Büge, "Şirketin EGS tarafından yönetilmediğini ispatlayacağım" diye konuştu. İşte ayrıntıları...
Böyle bir şey beklemiyorduk
Böyle bir gelişme yaşanacağını bekliyor muydunuz?
Hayır beklemiyordum. Şirket olarak 215 bin dolar ana para borcumuz var. Bunun faizlendirilmesi ve taksitlendirilmesiyle ilgili TMSF ile görüşüyorduk. Bu son aşamasına gelmişti. Bizden teminat ve şirketin değerinin tespitini istemişlerdi. Biz de Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne bu tespitleri yaptırmıştık. Bilgi belge ve bunlarla beraber muhasebe kayıtlarını yaptırdık. Artık beklediğimiz şey; vardığımız mutabakatta ödeme planının TMSF tarafından onaylanması ve bizim de ödemeye başlamamızdı.
Böyle birşey beklemiyorduk. Bu arada yanlış açıklamalar da olmuş. 2 trilyon, 3 trilyon gibi rakamlardan söz ediliyor. Mahkeme kararlarıyla borcumuzun ana parasının 215 bin dolar olduğu sabit. Belgeleri mevcut. Bu da nakit kullanmadan değil. Teminat mektubunun Telekom tarafından bozulmasından dolayı doğan bir borçtur. Yani bizden evvelki yöneticilerin yaptığı şey. Uydu kirası için teminat mektubu almışlar. Müeyyideleri yerine gelmediği için bozulmuş. Başka da TMSF ile ilgili bir borcumuz yok. Biz EGS Holding değiliz. Farklı bir muamele ile karşı karşıyayız.
Bilgilerden uzak bırakıldım
Başa dönersek İzmir TV'yi alış hikayeniz nasıl gelişti?
Aslında kronolojik olarak bilgi, belge ve evrakların hepsine el konulduğu için bende de tarih tarih kesin bilgiler yok. Hatalı veya doğru gelişigüzel söyleyeyim. Biz de tüm evraklarımızı toplamaya çalışacağız. Benim evrak ve kayıtlarımın tümüne TMSF tarafından el konuldu. Kendi bilgilerime uzağım. 2001 yılında bu şirketin bir kısım borçlarını ödeyerek arkasından da sermaye artışı ile iki aşamalı olarak yüzde 55'ini aldık. Geri kalan yüzde 45'ini de benimle bağlantısı olan arkadaşlarım adına aldık. RTÜK yasasına göre yüzde 20'den fazlasına pay sahibi olunamadığı için diğer yüzde 55'i de bölmek zorundaydık. Biz de o şekilde böldük. Bugün bile bakarsanız tüm televizyonların ortaklarında, bu yasanını belirsiz olmasına rağmen bu hisseler böyle dağılmış vaziyettedir.
Kızımın hesabını kimse soramaz
Kızınız Gül Büge'ye satış bu yüzden mi?
Kızım 16 yaşında olduğu için mahkeme kararı ile annesi vasi olmuştur ve mahkeme kararıyla aldığı bu yetkiyle kızım bu tasarrufu yapmıştır. O tarihte şirketin sermayesi 935 milyar lira idi. 935 milyar liranın yüzde 20'si 200 milyardan az bir para eder. Bunu da akrabaları, eşi dostu ebevynleri vasıtasıyla ödeyebilecek konumdaydı. Bunun da hesabını kimse soramaz. Bu gayet doğal bir şey. Çünkü en yakınım o... Ayrıca kızımın en büyük ideali televizyonculuktu. Şu anda da Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü öğrencisi. Bir tek seçim yapmıştı üniversite sınavlarında. O da televizyonculuktu. Bir babanın da en doğal hakkıdır sanırım bu... Onların burada baktıkları şey şirketin 215 bin dolarlık borcu değil. "Onu nasıl olsa ödersin bu şirketin değeri onu ödemeye müsait" diyorlar. Onların baktığı şey:
"Siz bu şirketin asıl sahipleri değilsiniz. Bu şirketin asıl sahipleri EGS Holding'in ortakları. Siz onlar adına bu işi yapıyorsunuz" şüphesi. Bunun böyle olmadığını da hem muhasebe kayıtlarından hem ticaret sicil kayıtlarından tespit edilebilir. Muazzanın nasıl olduğu bankalar kanununda belirli. Bunların hiçbirisi ile bizim bir bağlantımız yok. EGS Holding'in üzerine gidip devlet alacaklarını tahsil edeceğiz diye, batmış bir durumdaki televizyonu adam etmeye çalışan bir müteşebbisi cezalandırmak adalete sığmaz. Aksi taktirde adaletten şüphe ederim. Bunu kamuoyu da biliyor. İzmir kamuoyu tarafından bu ayan beyan ortada. Bu televizyonun EGS ile bir bağlantısı olmadığı bizim kişisel gayretlerimiz ile ayağa kaldırmaya çalıştığımız gerçeğinin yanında televizyonun şimdi bize ait olmadığı EGS ile idare edildiğini iddia etmek abesle iştigaldir. Kamuoyunu hiçe saymaktır.
Bana çaycı haber verdi
Siz el koymayı nasıl öğrendiniz?
Pazartesi sabah 08.30'da şirketin çaycısı telefon açtı. "Polis arama yapıyor" dedi. Şirkete geldim TMSF Birinci Tahsilat Daire Başkanı Fethi Çalık ile karşılaştım. "TMSF televizyona el koydu" dedi. Ondan sonra da muameleler başladı.
O günden bu yana içeriye girebiliyor musunuz? Özel şeylerinizi aldınız mı?
Şu anda giremiyorum. Özel eşyalarımı alabilirdim, almadım. Çünkü bence bu geçiçi bir durum... Cuma günü 17.00'de TMSF'de Fethi Çalık Bey'le bir toplantımız olacak. Neyi iddia ettiklerini, ne belgeyi bize nasıl soracaklarını o zaman bileceğiz. Çünkü Fethi Çalık Bey'in söylediği şuydu; "Bizim böyle bir endişemiz var, yani hakim ortak EGS diye bir endişemiz var. Eğer bu araştırma sonunda hakim ortağın EGS olmadığı anlaşılırsa biz hemen yönetimi size devrederiz. Geri kalan borcu da teminatınızı alıp taksitlendirmek sureti ile yolunuza devam edersiniz" dediler. Bizim beklentimiz de oydu. Fethi Çalık, "Bugün bu televizyonu sen satarsan 5 milyon dolara satarsın, ben satarsam 10 milyon dolara satarım. Bu değerdeki bir mal varlığının 215 bin dolar borcunun olması ödenmeyecek bir miktar değil. Eğer hakim ortağın EGS olmadığı ortaya çıkarsa biz borcun ödenmesinde kolaylık da sağlarız. Bunun böyle olmadığı ortaya çıkarsa biz tekrar size şirketi devrederiz" dedi.
Denizkızı'nın bir ilgisi yok
Denizkızı Evleri Kooperatifi'nin durumu ne olacak?
Denizkızı Evleri kamu kurumu niteliğinde bir kooperatiftir. Televizyonla hiçbir bağlantısı yoktur. Bugüne kadar Denizkızı Evleri'nin ücrete mükabil reklamını yayınlayan bir televizyondu İzmir TV. El konulduktan sonra TMSF reklamların yayınını kesti. Ama televizyonla kooperatifin hiçbir bağlantısı yoktur. Kooperatif açısından hiçbir sıkıntı yoktur.
Şirketin çok sayıda borcu var
"Son iki aydır maaşlar ödenmiyor, sigortasız çalışanlar var. Maaşları biz ödeyeceğiz" gibi açıklamaları oldu TMSF'nin. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Şirketin çok sayıda borcu var. Bu borcu çevirebilmek için zaman zaman gününde zaman zaman da geciken ödemeler olmuştur. Bu da gayet doğal. Bir şirketin borçlarını ödeyip ödememesi TMSF'yi ilgilendiren bir konu değil. Her ticari şirketin zaman zaman sıkıntısı olur. Zaman zaman iyi günleri olur. Gönül ister ki hiçbir şirket zamanında borçlarını ödememezlik etmesin.
Suçlu durumda olmamam lazım
Bundan sonraki planınız nedir?
Ticaret Sicil'den ortaklıkla ilgili kayıtları bilgileri alacağız. Ulaşabileceğimiz yerlerden bilgi ve belgeleri toparlayacağız. Böyle bir şeyin olmadığını ispat etmemiz gerekiyor. Ama kötü yanı, bizim ispat etmemiz gerekiyor. Onların "Böyle bir şeyi var sayıyoruz sen ispat et" demeleri yanlış. Müteşebbisin girişimci ruhunun zedelenmesi konusunda ve adaletin tecelli etmesinde, kamu vicdanı yaralanması bakımından son derece mağdur durumda olduğumu düşünüyorum.
Yasal olmayan işler yapılmadı. Basiretli bir tüccarın yapması doğal şeylerdi yaptıklarım. Batmak durumunda olan bir televizyonu 4 yılda o günden bugüne getirdiysem, İzmir'e mal etmeye çalıştıysam suçlu durumda olmamam lazım. Suçlu gibi muamele görmemeniz lazım. Bunu da İzmirlilerin görüşüne sunuyorum. Benim tek takıldığım şey; yanlış bir şey yapmadım. Buranın sahibi EGS değil. Düşe kalka bu duruma getirdik televizyonu. O günden bugüne 3 trilyon civarı para ödedim. Maaşı 2 ay değil 4 ay da ödemediğimiz olabilir. Ama televizyonu bugünlere getirdim.
TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ne demişti
EGS Grubu'yla organik bağ tespit ettik
TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, İzmir TV'ye el konulmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "EGS Grubu'yla organik bağını tespit ettiğimiz için bu şirkete el koyduk" demişti. Ertürk, İzmir TV'nin elden çıkarılma hızımız diğerlerinden çok daha fazla olacağını belirtiş, "Bu hafta satış kararı alarak bunun satış sürecini başlatmak kararındayız" diye konuşmuştu.
İZMİR AA
DENİZ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Akgün:
İzmir TV'ye yapılanlar doğru
Denizli İzmir Dış Ticaret (DENİZ) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Akgün, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) İzmir TV'ye el koymasıyla hiçbir ilgileri bulunmadığını belirtti.
Akgün, TMSF'ye devredilen bazı EGS şirketlerini yaşatarak grubun borçlarının ödenmesi konusunda çalışma yapmak üzere 2003 yılında DENİZ A.Ş'yi kurduklarını belirtti.
EGS'ye ait İpekyolu Vadisi Serbest Bölge Projesi'nin satılarak grubun borçlarının ödenmesi için TMSF ile yapılan görüşmelerde olumlu bir noktaya varıldığını belirten Akgün, şöyle konuştu:
"İzmir TV'de yaşananlarla DENİZ A.Ş'nin hiçbir ilgisi yok. TMSF'ye borcu olan varsa ödeyecek. Bu yönden İzmir TV'de yapılanların doğru olduğunu görüyoruz.
TMSF ile görüşmelerimiz çok olumlu geçiyor. Bizim için TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün dedikleri önemli. Ertürk 'Sağlam tabak arıyoruz' şeklindeki demecini daha önce bize de söylemişti.
Hatta sağlam tabak İpekyolu Projesi'dir. Bu projeyle Türkiye'ye 1.5-2 milyar dolarlık katkı sağlayacağız."
ELİF DEMİRCİ DHA
"İki aydır maaş ödenmemiş"
İzmir TV ve FM İzmir 101'in yönetimine başkan vekili olarak atanan, geçmişte bir süre gazetecilik de yapan diş hekimi Abdülkadir Demirel, iki aydır maaş alamayan personele ay başında birikmiş paraların ödeneceğini söyledi. Demirel, "Kasa bomboş. TMSF'den borç alacağız" dedi. Demirel, değerinin üzerinde satılması için televizyonu çalışır durumda tuttuklarını belirtti.
|
|
|

|
|