|
 |
|
|
'El bombalarını değiştirmişler'
Şemdinli'deki bombalamayla ilgili olarak tutuklanan astsubaylardan Kaya, patlamada kullanılanlarla araçlarından çıkan el bombalarının benzer olmasını bu sözlerle açıkladı
Gökçer Tahincioğlu - Ankara
Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'nin 9 Kasım'da bombalanması olayını gerçekleştirdiği iddiasıyla tutuklanan astsubay Ali Kaya, Van Savcılığı'na verdiği ifadede, kendisi için "İyi çocuktur" diyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la birlikte savaşa katıldığını söyledi.
Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'e sorgularında 20'yi aşkın soru yöneltildi. Görevlendirilen bir jandarma timinin, tim komutanı, ilçe sorumlusu ve haber elemanından oluştuğunu söyleyen Kaya, ifadesinde şunları anlattı:
İZLEME KARARI ÇIKARDIK: 5 Ağustos'ta meydana gelen bir patlamada 5 asker şehit olmuştu. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'den telefon izleme kararı çıkarttık. Seferi Yılmaz'ın Sabri kod adlı bir PKK'lı ile görüştüğünü tespit ettik. 4 Kasım'da Sabri, Yılmaz'a Almanya'dan çok önemli bir paketin geldiğini söyledi. 7 Kasım'da Özcan İldeniz ve Veysel Ateş (kitabevine bombayı attığı iddasıyla tutuklanan PKK itirafçısı) ile Şemdinli'deydik. Özcan, Yılmaz'ın dükkânının, evinin ve bulundukları caddenin krokisini çizdi. Amacımız dosya oluşturmaktı. BÜYÜKANIT KOMUTANIM: 9 Kasım'da Şemdinli'ye gelirken Kaymakam Çeşmesi denilen yerde halkı tedirgin etmemek için silahları bagaja koyduk. Veysel Ateş'ten telefonumu burada bir kez çaldırmasını istedim. Ateş beni o zaman aradı. Patlamadan sonra hiç aramadı. Şemdinli'de bir haber elemanıyla görüştükten sonra ilçe jandarma ve savcıya hazırladığımız dosyayı verecektik. Patlama meydana geldi. Ben Büyükanıt komutanımla aynı çadırda yattım kalktım. Onunla beraber harpte adam da öldürdüm. Ama bu savaş koşullarındaydı. Şimdi yakalayabileceğim bir adamı niye öldüreyim. BİZE GÖRE PLANLI BİR OLAY: Aracımız ve mühimmat 9 saat kadar örgüt sempatizanlarının kontrolüne geçti. Eğer planlı olaysa, ki biz planlı olduğuna inanıyoruz, atılan el bombalarının benzerleri zimmetimizde bulunan el bombalarıyla değiştirilmiş olabilir. MKE dışındaki el bombalarını biz kabul etmiyoruz.
'Bir kadın ihbar etti'
Astsubaylardan İldeniz ise şunları söyledi: "Benim haber elemanlarım Şemdinli'nin merkez ve köylerindedir. Bir çetenin olabilmesi için sürekli olarak aynı personelle aynı şekilde bir yere gitmek gerekir. Ben aynı personelle iki defa bile gitmedim. Gelen bir ihbarda, bir bayan Yılmaz'ı Şemdinli'deki önceki patlamalardan sorumlu tuttu. Mahkeme kararıyla takibe aldık."
'Tanık bulamıyoruz'
Ali Kaya ve Özcan İldeniz'in avukatları emekli Yarbay Mehmet Göçmen ile Vedat Gülşen de, astsubayların tutuklanmasını gerektirecek hiçbir vaka görmediklerini bildirdiler. Dava dosyasında ulaşamadıkları bilgi ve belgelerin olduğunu belirten Gülşen, "Müvekkillerim lehine bilgi verecek, beyanda bulunacak tanık bulamıyoruz. Devlet aleyhinde tanıklık yapılması için vatandaşlara baskı var" dedi.
'Karanlık odalara tahammül yok'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında Şemdinli'de yaşanan olayların takipçisi olacaklarını yineleyerek, "Bugün gelinen noktada Türkiye'nin karanlık odalara tahammülü yoktur" dedi.
Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye hızını almış, aydınlık bir geleceğe doğru koşarken, toplumsal huzuru tehdit eden, vicdanlarda soru işaretleri bırakan hiçbir hadiseye bigâne kalmadık, kalmayacağız. İnanıyorum ki, adalet yerini bulacaktır. Herkes emin olsun ki, adalet ve hukuk bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın en temel güvencesidir."
'Tek bayrak, tek millet'
"Geçmişte bunun başarılamadığı, şüphelerin giderilemediği gibi kamu vicdanının ikna edilemediği zamanlar olmuş olabilir. Ancak bugün gelinen noktada Türkiye'nin karanlık odalara tahammülü yoktur. Demokrasi içinde, hak ve özgürlükler anlayışı içinde çözülemeyecek hiçbir meselemiz yoktur. Yeter ki, bu ülkenin eşit hak ve özgürlüklere sahip vatandaşları olarak, 'Tek bayrak, tek millet, tek vatan' bilincini paylaşalım, yüceltelim."
|
|
|

|