Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'El bombalarını değiştirmişler'

Şemdinli'deki bombalamayla ilgili olarak tutuklanan astsubaylardan Kaya, patlamada kullanılanlarla araçlarından çıkan el bombalarının benzer olmasını bu sözlerle açıkladı

Gökçer Tahincioğlu - Ankara

Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'nin 9 Kasım'da bombalanması olayını gerçekleştirdiği iddiasıyla tutuklanan astsubay Ali Kaya, Van Savcılığı'na verdiği ifadede, kendisi için "İyi çocuktur" diyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la birlikte savaşa katıldığını söyledi.
Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'e sorgularında 20'yi aşkın soru yöneltildi. Görevlendirilen bir jandarma timinin, tim komutanı, ilçe sorumlusu ve haber elemanından oluştuğunu söyleyen Kaya, ifadesinde şunları anlattı:
  • İZLEME KARARI ÇIKARDIK: 5 Ağustos'ta meydana gelen bir patlamada 5 asker şehit olmuştu. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'den telefon izleme kararı çıkarttık. Seferi Yılmaz'ın Sabri kod adlı bir PKK'lı ile görüştüğünü tespit ettik. 4 Kasım'da Sabri, Yılmaz'a Almanya'dan çok önemli bir paketin geldiğini söyledi. 7 Kasım'da Özcan İldeniz ve Veysel Ateş (kitabevine bombayı attığı iddasıyla tutuklanan PKK itirafçısı) ile Şemdinli'deydik. Özcan, Yılmaz'ın dükkânının, evinin ve bulundukları caddenin krokisini çizdi. Amacımız dosya oluşturmaktı.
  • BÜYÜKANIT KOMUTANIM: 9 Kasım'da Şemdinli'ye gelirken Kaymakam Çeşmesi denilen yerde halkı tedirgin etmemek için silahları bagaja koyduk. Veysel Ateş'ten telefonumu burada bir kez çaldırmasını istedim. Ateş beni o zaman aradı. Patlamadan sonra hiç aramadı. Şemdinli'de bir haber elemanıyla görüştükten sonra ilçe jandarma ve savcıya hazırladığımız dosyayı verecektik. Patlama meydana geldi. Ben Büyükanıt komutanımla aynı çadırda yattım kalktım. Onunla beraber harpte adam da öldürdüm. Ama bu savaş koşullarındaydı. Şimdi yakalayabileceğim bir adamı niye öldüreyim.
  • BİZE GÖRE PLANLI BİR OLAY: Aracımız ve mühimmat 9 saat kadar örgüt sempatizanlarının kontrolüne geçti. Eğer planlı olaysa, ki biz planlı olduğuna inanıyoruz, atılan el bombalarının benzerleri zimmetimizde bulunan el bombalarıyla değiştirilmiş olabilir. MKE dışındaki el bombalarını biz kabul etmiyoruz.


  • 'Bir kadın ihbar etti'
    Astsubaylardan İldeniz ise şunları söyledi: "Benim haber elemanlarım Şemdinli'nin merkez ve köylerindedir. Bir çetenin olabilmesi için sürekli olarak aynı personelle aynı şekilde bir yere gitmek gerekir. Ben aynı personelle iki defa bile gitmedim. Gelen bir ihbarda, bir bayan Yılmaz'ı Şemdinli'deki önceki patlamalardan sorumlu tuttu. Mahkeme kararıyla takibe aldık."

    'Tanık bulamıyoruz'

    Ali Kaya ve Özcan İldeniz'in avukatları emekli Yarbay Mehmet Göçmen ile Vedat Gülşen de, astsubayların tutuklanmasını gerektirecek hiçbir vaka görmediklerini bildirdiler. Dava dosyasında ulaşamadıkları bilgi ve belgelerin olduğunu belirten Gülşen, "Müvekkillerim lehine bilgi verecek, beyanda bulunacak tanık bulamıyoruz. Devlet aleyhinde tanıklık yapılması için vatandaşlara baskı var" dedi.

    'Karanlık odalara tahammül yok'

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında Şemdinli'de yaşanan olayların takipçisi olacaklarını yineleyerek, "Bugün gelinen noktada Türkiye'nin karanlık odalara tahammülü yoktur" dedi.
    Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye hızını almış, aydınlık bir geleceğe doğru koşarken, toplumsal huzuru tehdit eden, vicdanlarda soru işaretleri bırakan hiçbir hadiseye bigâne kalmadık, kalmayacağız. İnanıyorum ki, adalet yerini bulacaktır. Herkes emin olsun ki, adalet ve hukuk bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın en temel güvencesidir."

    'Tek bayrak, tek millet'
    "Geçmişte bunun başarılamadığı, şüphelerin giderilemediği gibi kamu vicdanının ikna edilemediği zamanlar olmuş olabilir. Ancak bugün gelinen noktada Türkiye'nin karanlık odalara tahammülü yoktur. Demokrasi içinde, hak ve özgürlükler anlayışı içinde çözülemeyecek hiçbir meselemiz yoktur. Yeter ki, bu ülkenin eşit hak ve özgürlüklere sahip vatandaşları olarak, 'Tek bayrak, tek millet, tek vatan' bilincini paylaşalım, yüceltelim."





    GÜNCEL
    'El bombalarını değiştirmişler'
    Tantan'ın isyanı: Tam bir rezalet!
    Depremde yiten bir canın bedeli 3.33 YTL
    Saddam davasını iple çeken adam!
    YÖK'ten rektör uyarısı
    Doktorları 'çip'lediler!
    Yarın köstebekler o barajı delecekler
    Hükümetin pasaport hesabı Meclis'te şaştı
    Müzik aşkına altın madalya
    Gurur gecesi
    'Belki deve, belki fildir'
    Bu bir 'gelin' kitabı değil!
    Asfaltta yatan erler şehit oldu
    Trafik radarından dehşet anı
    Demirel-Ağar dayanışması
    Basın Konseyi'nden Oray Eğin'e uyarı
    Sertel Vakfı'nın ödülleri açıklandı
    Özçelik hakkında uyuşturucu iddiası
    İlaçları çalıp bahçede sattılar
    Funda, 'Testere' kurbanı mı?
    Kaymakam talimatıyla 'korsan' operasyonu






    Melih AŞIK
    Büyük pazarlama
    Haber dün birinci sayfamızda, "Rumlara AB Müj...
    Can Dündar
    Fikri iktidarda, kendi yargıda
    Masamın üstünde bir iddianame var:
    Hasan PULUR
    Futbol uleması demiş ki!
    BAŞBAKAN "Ulemaya sormalı" dedi diye kıyamet ...
    Çetin ALTAN
    Boza
    Bazı sabahlar havalar günlük güneşlik olsa da...


     2003 yılında neler oldu
     2004 yılında neler oldu

    © 2005 Milliyet