Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Öğretmen şansı

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Bazı yazılar geç kalıyor. Bazı yazıların, ne kadar geç olursa olsun, yazılması gerekiyor. Gündemdeki sıcak gelişmelerin canı cehenneme diyerek. Bu da gecikmiş bir öğretmenler günü yazısı.
Andre Verbeke değişik bir adamdı. Bu şehirde ona benzer bir kişi daha var mıydı acaba? Türkiye'yi seven bir Belçikalıydı. Hayatını buralarda geçirdi. Zenginliğin ve debdebenin zirvelerinden geldi.
Seksen küsur yaşında Kemalpaşa'da sessiz bir cenaze töreniyle defnedildi gitti işte.
Öyle olmuş yani.
Hayatı dolu dolu yaşamıştı. Yaşadıklarını anlatmayı severdi. Elli yıl önce özel teknesiyle okyanusu geçmişti. Müzik grubu kurmuş, kulüplerde piyano çalmıştı. Zengin bir aileden geliyordu ama iyi de para kazanmış, bir o kadar da hızlı harcamış ve sonra düşmeye başlamıştı.
* * *
Şehirden Kemalpaşa'ya ilk gidenlerdendi. Evinde telefon yoktu. Bir sürü kedi, köpek. O, dünyayla bağını koparmıştı. Küskündü belki, belki kendine kızgın, belki biraz pişman ama hep neşeliydi. Kahveye gider köylülere nüfus kontrolunun önemini anlatırdı. İçkilerin en bilinmezlerini bilirdi. Sohbetin en renklisi ondaydı. Anıların en ilginçleri. Sıkıntılıydı ama yaşama sevincini son yıllara kadar hiç kaybetmedi
Arada bir hafta sonları sığındığımız bir limandı onun Kemalpaşa evi. Karısıyla beraber bizi kapıda karşılar, kapıya kadar geçirirdi. Hayata dair sohbetler yürür giderdi. Dinlerdi de. Sonra zamanla koptuk. Ama ne zaman denk gelsek göz kırpıp "Kadınlar nasıl?" diye sorardı.
* * *
Onun hayatı başlı başına bir dersti. Nereden nereye sorusunun renkli ama acı bir örneğiydi. Hayatı öyle yorumlamış, şansı ters gitmiş, yanlış işler yapmış ve etrafındakilerinin yükseldiği bir dönemde köşesine çekilmişti. Hayatının son bölümünde de belki gereğinden uzun yaşamıştı.
Gerçek bir "hayat öğretmeniydi." Kafada pencereler açan cinsten. O yüzden geçen haftaki öğretmenler gününde onu da andım içimden.
O gün pek çok öğretmenin yüzü geçti aklımdan. Uzak geçmişten, yakın geçmişten. Sağ olanlardan, sağ olmayanlardan. Öğretmen konusunda baştan sona şanslı sayılırdım. İlkokuldan başlayarak üniversiteye kadar. Hatta daha sonra da. Düzgün duruşu olan insan insan öğretmenlere denk gelmiştim. Arada ters düştüklerim olmuştu tabii ama çoğu eli öpülesiydi.
* * *
Bize okula gitmeyi sevdiren ilkokul öğretmenim Şehzane Hanım mesela. Ortaokul yılllarında bize el yazısının inceliklerini öğreten Reşat Bey. Lise sonda, henüz dershaneler bu kadar yaygın değilken, bizleri zorla toplayıp geçmiş yıl üniveriste sorularını çözdüren Hamdi Bey. Üniversitede matematiğe başka türlü bakmamızı sağlayan Fikret Bey. Ve daha niceleri. Nur içinde yatsınlar. Sağ olanlara da buradan selam olsun.
* * *
İdealizmin itibar gördüğü zamanlardan bu yana dünya çok farklılaştı. Bilgi aktarmak, tecrübe paylaşmak genelde ücrete tabi artık. Düzen böyle. O yüzden istisnalar kıymetli. İçlerinde hala idealizm ateşi yanan öğretmenlere saygılar, sevgiler.
ege@milliyet.com.tr







EGE
İç çamaşırına yeni tarz
Emeklilik hakkında her şey
Çocuklarımız için çok endişeliyiz
Öğretmen şansı
Sivil toplumu sivilleştirmek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet