|
 |
|
|
Sivil toplumu sivilleştirmek
Satır Arası / Deniz Sipahi
Halimizden memnun muyuz? Evet mi? Türkiye'nin bugün bulunduğu nokta bizleri tatmin ediyor mu?
Bizler için tatminkar olduğunu zannetmiyorum.
Herkes değişimden söz ediyor; yenilikten, gelişmekten... Peki bu gelişim hızından mutlu muyuz?
Kendi adıma yeterli bulduğumu söyleyemem.
Sizler de bana katılırsınız herhalde... Bu "sessiz çoğunluğun" sesi ne zaman çıkacak?
Gerçekleri yine geçiştirmeden yüreğimizle, maskesiz ne zaman konuşacağız?
Yanlışa devam mı diyeceğiz; yanlışın yerine doğruyu koyabilecek miyiz?
Yoksa yine "Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın mı?" diyeceğiz...
Yani böyle gelmiş, böyle gider felsefesini sürdürecek miyiz?
Söylediklerimizle yaptıklarımız arasındaki çelişki ne zaman sona erecek?
Hayırsa "hayır", evetse "evet" deme cesaretini bulamayacak mıyız?
* * *
Aklın, hikmetin ve bilimin değerli olduğu bir toplum olamayacak mıyız?
Daha ne kadar hükümetlerin kendi zenginleri yaratmasına, başkandan geçilmeyen ülkemizde başkanların "kıyak çekme" çabasına seyirci kalacağız? "Değiştim" diyenlerin değişmediğine tanıklık ettikçe, "Geliştirdim..." diyenlerin ileriye değil bir adım geriye götürdüklerini gördükçe daha ne kadar sessiz kalacağız?
"İtibar, itibar..." deyip, etiği unutanlara...
"Kıyak yapmakla..." olması gerekeni karıştıranlara...
Atıp tutup da, içi boş konuşanlara...
Rakı masasında Türkiye'yi kurtarıp, gerektiğinde sessiz kalanlara...
Meydanı boş bulup, koltukları işgal edenlere...
Hırsla iddiayı karıştırıp başında olduğu kurumları rezil edenlere...
Demokrasiyi içine sindiremeyenlere...
Farklı düşüncelere tahammül edemeyenlere...
Geleceği okuyamadıkları için bugünü zehir edenlere...
Bir çift söz söylemeyecek miyiz?
* * *
Peki nereden başlamalı?
Önce kendimizden...
Sonra sivil toplum örgütlerimizden... Sivil örgütlerimizin sivilleşmeye ihtiyacı var.
Gönüllü kuruluşlarımızın daha gönüllü olmaya...
Yoksa salonlar dolsa da bir anlamı kalmıyor.
Kalp dili konuşulmadıkça söylenenler uçup gidiyor.
Avrupa Birliği, globalleşen dünya diyorsak; o yolun bu yol olduğunu bilmeliyiz. Düşündüklerimizi yapabilmeliyiz. Doğrularımızın peşinden koşmalıyız; cesurca...
Yalnız kalmak pahasına...
Bambaşka bir Türkiye istiyorsak; çareyi sivil toplumda aramalıyız. Tabii sivil toplum sivilleşmeyi isterse...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|