Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pahalı ve ucuz ayaklar


Kazanmanın klişeleşmiş duygularıyla Trabzonspor önüne çıkan Fenerbahçe az kalsın sahasında aylar sonra kaybetmenin keyifsizliğiyle yüzleşecekti.
Halbuki Trabzonspor, ileride sadece Yattara'yı bırakarak Fatih Tekke de dahil daha çok kendi alanında Fenerbahçe'yi karşılıyor, bir deyimle kontratağa dayalı deplasman mantığını oyuna sürüyordu. Peki de Fenerbahçe neden Trabzon alanında daha çabuk toplar sürerek, can alıcı paslar üreterek ve rakip kaleye yıldırım baskınlar düzenlemiyordu rakibin bu açık futboluna karşın... Anelka - Nobre - Appiah ve özellikle Aurelio daha dikkatli top kullansalar gol bulmak bu kadar zorlaşır mıydı yani Fenerbahçe adına? Alex sakatlıktan çıkmış olabilir. Onun dünkü yavaş, temposuz halini de anlayışla karşılayabilirsiniz. Ancak öyle Bağdat Caddesi'nde turlar gibi "Elini kolunu sallayarak" da futbol oyununa soyunulmaz ki canım... Serkan, Fenerbahçe'nin en çalışkan ve çabuk oyuncularından biri... Ancak çizgi ataklarına kalktığı zaman ne yapacağını düşünmeden koşuyor ve topu kullanması gereken yere atamıyor.
* * *
İkinci 45'e Mehmet Yozgatlı ile başlayan Fenerbahçe de yenilgi altında oynamanın gerginliği ile de telaşa kapılıyor, Trabzon daha yerleşik ve bilinçli pas kurguları ile bir hayli sıkıştırıyordu sarı-lacivertli ekibi... Yattara sürekli bölge değiştirerek karşı savunmayı sağ ve sol kanatlardan ısrarla zorluyor, Polonyalı Szmykowiak ise müthiş sprinter vuruşlarla Fenerbahçe'yi sürekli tehdit ediyordu. Bordo-mavili takımı içerden yöneten ve akıl dolu paslarla oyunu Trabzon'a uygun bölgelere taşıyan isim ise Kaptan Fatih'ti. İşte böyle bir havada başlamıştı ikinci yarı... Tuncay oyunun başından beri Ümit Özat'ın önünde top taşıyor ve gol yaratmak adına her türlü zor pozisyonlara girip çıkma cesaretlerini koyuyordu oldukça tempolu oyuna... Beraberlik golündeki topu Nobre'ye kadar taşıyan isim Tuncay olduğuna göre yine takımını "ipten alan adam" olarak yorumlayabiliriz.
Ancak Fatih Tekke hiç durmuyordu ki Fenerbahçe'nin zaaflı bir gece yaşadığı 90 dakikada... Trabzon'un usta kaptanı buluştuğu toplarla biraz da zaman öldürmeye oynuyordu. Ehh Anelka, Alex, Appiah, Aurelio gibi "Pahalı ayaklar" tembel bir gece yaşayınca Fenerbahçe'nin sürekli kazanma tılsımının anahtarları kayboluyordu. Bu gerçeğe karşın Fenerbahçe'den "daha ucuz kramponlara" sahip Trabzonspor'un kendine gelip yükselişe doğru yöneldiğini de dün akşamki 90 dakika sonunda açıklıkla söyleyebiliriz.

esenay@milliyet.com.tr



SPOR
Meğer lig bitmemiş: 2-2
Pascal savunması
Herkesin sevgilisi!
'İki gol bize yetmeliydi'
'Trabzon dönüyor'
Tahkim'den damping!
Tatlı kalem istedi!
Teknik nakavt: 84-39
Başkent'te Emlak vurgunu: 0-3
Halterde ceza yağdı
Vücut üretmiş
Okur sayısı azaldı
Haber turu...
Tamirci bozdu
Adaletli sonuç
Dahi Daum!
Kör baltayla ormana girmek
Planlar alt üst
Galatasaray ve engelliler sporu
Pahalı ve ucuz ayaklar
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Tamirci bozdu
Sağda sezon başında Kayseri'ye gönderilen Tay...
Rıdvan DİLMEN
Adaletli sonuç
Fenerbahçe, Galatasaray galibiyetinin moraliy...
Fuat ERCAN
Dahi Daum!
Bu sezon özlemini duyduğu en ideale yakın kad...
Cemal ERSEN
Kör baltayla ormana girmek
A Milli Takım'ın uzun yıllar mentorluğunu yap...
Bilgin GÖKBERK
Planlar alt üst
Galatasaraylılar o yıllarda rakiplerine takıl...
Yavuz KOCAÖMER
Galatasaray ve engelliler sporu
Geç de olsa Galatasaray Kulübü, bedensel enge...
Erdoğan ŞENAY
Pahalı ve ucuz ayaklar
Kazanmanın klişeleşmiş duygularıyla Trabzonsp...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet