Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İslamcıların yükselişi

Mısır'da üç turlu seçimlerin sonucu, halkın bekledikleri reformları gerçekleştirmeyen iktidardan bıktığını ve köktendinci 'Müslüman Kardeşler'e meylettiğini gösterdi

Mısır'da 9 Kasım'da başlayan üç aşamalı seçim sürecinin son turunun da gerçekleşmesiyle, yeni meclisin -ve dolayısıyla ülkenin siyasi tablosunun- ana hatları ortaya çıktı.
Aslında bu uzun sürecin bir "finali" olacak ve önümüzdeki çarşamba günü meclisin 454 sandalyesinin kesin dağılımı, "beraberliğe kalan" adaylar arasındaki "son mücadele"den sonra belirlenecek.
Ancak şimdiye kadar ilan edilen sonuçlar, "Müslüman Kardeşler"in büyük bir başarı kazandıklarını gösteriyor. Yasadışı sayılan bu İslami örgütle bağlantılı "bağımsız" adaylar ilk iki turda 76 sandalyeyi garantilediler. Önceki günkü üçüncü turda da aynı kesimden 35 aday "7 Aralık finali"ne kalmış durumda. Gözlemciler böylece "Müslüman Kardeşler"in yeni meclisteki varlığını 5 yıl önceki seçimlere oranla 5'e katladığını belirtiyorlar.

Beklenen sonuç
Bunun anlamı, bir yandan "Müslüman Kardeşler"in, hâlâ legal bir statüleri olmadığı halde, Mısır'ın siyasal yaşamında artık hissedilir bir güce eriştiği, diğer yandan da gerek Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in lideri bulunduğu "Ulusal Demokrasi Partisi" iktidarının, gerekse laik eğilimli partilerin oluşturduğu muhalefet grubunun ("Değişim İçin Ulusal Cephe") ciddi bir destek kaybına uğradığıdır.
"Müslüman Kardeşler" bu isim altında seçimlere katılamadığı, onun adına giren "bağımsız" adaylar ağır baskılar ve hatta saldırılarla karşılaştığı halde, böyle bir "siyasi yükseliş" gerçekleştirebilmişler.

Başarının sırrı
Analistlerin bu başarının sırrıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle özetlenebilir:
  • Halk iktidar partisinden bıkmıştır. Ülkeyi yıllardır belirli bir elit ve bürokrasi yönetiyor. Başında da Mübarek var ki o da 20 küsur yıldır başkan. Halkın beklediği değişim, dönüşüm bir türlü gerçekleşmiyor. Gerçi Mübarek son zamanlarda siyasal ve ekonomik reformlar için bazı önemli adımlar atmaya başladı. Ama halk sabırsız ve umutsuz. Yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, günlük yaşamda sıkıntılar Mısırlıları bezdiriyor. İşte bu ortamda, "Müslüman Kardeşler" halk yığınlarına yeni alternatiflerle değişim vaat ediyor. Bu hareketin gerçekten seçmenleri etkilediği görülüyor. Bir analistin deyişiyle, "bu seçimlerde Mısırlılar değişime oy verdiler"...
  • "Müslüman Kardeşler", aslında İslami esaslara dayalı bir devlet yapısı kurulmasını isteyen bir örgüttür. Nitekim seçimlerde "bağımsız adaylar"ın kullandığı slogan şu olmuştur: "Çözüm İslamdır"... Uzmanlar, örgütün nihai hedefinin Mısır'a şeriatı getirmek olduğunu belirtiyorlar. Bazısı ise en azından bu aşamada "Müslüman Kardeşler"in daha "ılımlı bir İslam anlayışı"nı benimsediklerini belirtiyorlar. Nitekim seçim kampanyasındaki konuşmaların üslubu da ılımlı olmuş ve böylece "bağımsız" adaylar İslami düşüncelere bağlı olmayan (daha çok ülkenin sosyoekonomik şartlarından yakınan) kitlelerin desteğini sağlamıştır...


  • Şeriat korkusu
    Mısır'da, "Müslüman Kardeşler"in yükselişini devletin bugünkü yapısı ve ülkenin istikrarı açısından bir tehlike olarak görenler de var. Özellikle iktidar yanlısı ve laik çevreler, bu yükselişi, "şeriat düzeni" yönünde bir gelişme olarak görüyorlar.
    Yakın geçmişte "Müslüman Kardeşler"in bazı irticai, hatta terör eylemlerine karıştığı biliniyor.
    Ancak son yıllarda örgütün ve ona bağlı çevrelerin daha çok siyasal ve sosyal platformda faaliyet göstererek halkın desteğini sağlamaya çalıştığı görülüyor. Öte yandan Başkan Mübarek de son zamanlarda daha demokratik bir rejim yönünde adımlar atmaya ve muhalif seslere karşı (belirli ölçüde) daha hoşgörülü davranmaya başlamıştır.
    Son seçimlerde her ne kadar demokratik olmayan bazı uygulamalar olmuşsa da, "Müslüman Kardeşler"i temsil eden adayların seçilebilmesine imkân veren bir ortamın oluşturulması da, bir gelişme sayılır.
    Artık Mısır'da daha temsili ve daha hareketli bir meclis göreve başlıyor. Bu da ülkede esmeye başlayan değişim rüzgârlarının bir göstergesi...

  • Nüfus: 74.9 milyon
  • Başkent: Kahire
  • Yüzölçümü: 1 milyon kilometrekare
  • Kişi başına milli gelir: 1,310 dolar
  • Başlıca ihraç malları: Petrol, petrol ürünleri ve pamuk
  • Ortalama ömür beklentisi: Erkekler için 67, kadınlar için 72 yıl


  • PORTRE
    Müslüman Kardeşler
    Müslüman Kardeşler Cemaati adlı örgüt Mısır'da 1928 yılında Hasan El Benna tarafından kuruldu. İngiliz idaresi altındaki Mısır'da siyasi ve sosyal adaletsizliğe karşı kampanya yürüten örgüt zamanla ülkenin önde gelen siyasi muhalif grupları arasına girdi. Aralarında Suriye, Ürdün ve Filistin'in de bulunduğu çok sayıda ülkeye yayılan örgütün üye sayısı 1940'lı yıllarda 1 milyona ulaştı.
    Örgütün liderleri şiddet eylemlerine karşı çıksalar da, askeri kanat, liderlere karşı çıkarak terörist eylemlere karıştı. Mısır yönetimi, popülaritesi gittikçe artan örgütü tehdit olarak görmeye başladı ve El Benna 1949'da polis tarafından öldürüldü. Örgüt, 1952'de monarşiyi deviren darbeye destek verdi, ancak üyeleri askeri cuntanın başındaki Cemal Abdulnasır'a suikast girişiminde bulunmakla suçlandıktan sonra 1954'te yasadışı ilan edildi.
    Bu tarihten sonra örgütün üyeleri baskılara, toplu tutuklamalara ve işkenceye maruz kaldı. Enver Sedat döneminde cezaevindeki Müslüman Kardeşler üyeleri serbest bırakılmaya başlandı ve örgüte daha fazla müsamaha gösterildi. Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, etkisi artan örgütü bastırmak için 1992'den itibaren sert tedbirler almaya başladı. Toplu tutuklamalar ve baskılara rağmen Müslüman Kardeşler üyeleri parlamento seçimlerinde önemli çıkışlar yaptı. Mısır'da daha açık ve demokratik bir siyasi sistem isteyen örgüt, halen ülkenin en popüler muhalif grubu durumunda.

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Küfretmek ve eleştirmek
    FİKİRLERİN farklı olması ve eleştiriler yapıl...
    Çetin ALTAN
    Akıl akıl, gel siyasete takıl...
    Her gün medya haberleri, şöyle güzelce tarand...
    Melih AŞIK
    Fransa'da satılmak
    Paris'teki görevini bitiren Fransa Büyükelçim...
    Fikret BİLA
    Ankara'nın umudu Barzani mi?
    Ünlü 1 Mart tezkeresi öncesinde, Ankara'nın i...
    Hasan CEMAL
    Alt, üst kimlik üç!
    Alt kimlik, üst kimlik, ulusal kimlik konusu ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Alkol ve AB
    AB için "Hıristiyan kulübü olmamalı" diyenler...
    Can Dündar
    Deniz'e ağıt
    Filler, ecel yaklaştığında akıl almaz bir iç...
    Abbas GÜÇLÜ
    Yeni üniversiteler açılsın mı, açılmasın mı?
    Hükümet ile YÖK'ün arasındaki gerginlik konul...
    Semih İDİZ
    Fransa ile 'limoni ilişkilerin' somut resmi
    Bir büyükelçinin görevi, ülkesinin çıkarların...
    Sami KOHEN
    İslamcıların yükselişi
    Mısır'da 9 Kasım'da başlayan üç aşamalı seçim...
    Hasan PULUR
    Bir film, bir oyuncu...
    "BABAM ve Oğlum" filmi rekora koşuyormuş. On ...
    Derya SAZAK
    Şemdinli yolunda
    Van üzerinden bombalarla sarsılan Şemdinli ve...
    Meral TAMER
    Barolar Birliği Başkanı Özok isyan etti
    Dün sabah ilk telefon, bugüne kadar hiç karşı...
    Tamer HEPER
    Bu yöneticiler hemen değişmeli
    Bu sözümü sık sık tekrarlayacağım. Artık işle...
    Yaman TÖRÜNER
    Kara para
    Bankacılık etik ilkeleri arasına "kara parayl...
    Güngör URAS
    Osman Ulagay'dan 'Tepki Cephesi'
    Osman Ulagay'ın yeni kitabının ismi, "Piyasa ...
    M. Ali BİRAND
    Milletvekilleri güzeli bozuyor...
    Başta İstanbul olmak üzere, kentlerimizin en ...

    © 2005 Milliyet