|
 |
|
|
Bu yöneticiler hemen değişmeli
Bu sözümü sık sık tekrarlayacağım. Artık işlenen suçların çoğunda devletin sorumluluğu var. Çünkü:
İki üç gün önce işlenen bir cinayette kurusıkı tabanca kullanıldı. Kurusıkı denilen, üzerinde silah markası taşıyan ve gerçek silahın aynı büyüklük ve ağırlıkta olan bu tabancalar, namluları değiştirilerek hakiki tabanca haline getirilebiliyor. Hatta gerçek tabanca haline getirmeye gerek yok. Orijinal haliyle bile yakından ateşlendiğinde önemli sakatlık yapabiliyor. Hiçbir şey yapmasa dahi hakikileriyle bire bir aynı olduğu için soygunlarda kullanılabiliyor. Ama bunların satışı ve taşınması hâlâ serbest. Karaköy'de 25 YTL'ye satılıyor. Memleketin birkaç vilayetinde valilikçe yasaklandığı halde İstanbul'da serbest. Neden? Çünkü İstanbul'u yönetenler İstanbul'un problemlerinden haberdar değil. Haberdar olsaydı İstanbul suçlu cennetine, vatandaş için de cehenneme döner miydi? Hâlâ İstanbul'un Avrupa'daki şehirlerden daha asude olduğunu söyleyebilen bir yönetici, yönetici olabilir mi? Hele hele silah sıkmanın insanı rahatlattığını söyleyen bir üst düzey görevli, bir başka ülkede olsa o makamda bir gün kalabilir mi?
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yönetim kadrosu vatandaşın emniyeti ve huzuru için küçük parmağını bile kıpırdatmıyor. Kıpırdatıyor olsaydı TV'deki dizilerde gözlerimizi dışarıya fırlatan cinayet ve işkence sahnelerine izin verilir miydi?
"Toplumu şiddete, teröre... topluma nefret duyguları oluşturan yayınlara imkân verilmemesi" prensibi nerede yer alıyor biliyor musunuz? Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanunda. Hani kanunlar uygulanırdı? Bakmaktan tiksindiğim iğrenç suratlı insanların iğrenç işkencelerine, öldürme sahnelerinin her saniye yer aldığı filmleri ben izlemiyorum, ya gençlik? Gençlik seyrediyor ve etkileniyor. Büyük çoğunluğu kendisini ekrandaki o pis suratlı heriflerin yerine koyup inanılmaz cinayetler işliyor. Devlet kadroları ise seyirci. İşte bunun için devlet kurumlarının sorumluluğu var diyorum ve soruyorum. Sizler gidişattan memnun musunuz?
tamerheper@host.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Küfretmek ve eleştirmek FİKİRLERİN farklı olması ve eleştiriler yapıl... | |  | Çetin ALTAN | | Akıl akıl, gel siyasete takıl... Her gün medya haberleri, şöyle güzelce tarand... | |  | Melih AŞIK | | Fransa'da satılmak Paris'teki görevini bitiren Fransa Büyükelçim... | |  | Fikret BİLA | | Ankara'nın umudu Barzani mi? Ünlü 1 Mart tezkeresi öncesinde, Ankara'nın i... | |  | Hasan CEMAL | | Alt, üst kimlik üç! Alt kimlik, üst kimlik, ulusal kimlik konusu ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Alkol ve AB AB için "Hıristiyan kulübü olmamalı" diyenler... | |  | Can Dündar | | Deniz'e ağıt Filler, ecel yaklaştığında akıl almaz bir iç... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Yeni üniversiteler açılsın mı, açılmasın mı? Hükümet ile YÖK'ün arasındaki gerginlik konul... | |  | Semih İDİZ | | Fransa ile 'limoni ilişkilerin' somut resmi Bir büyükelçinin görevi, ülkesinin çıkarların... | |  | Sami KOHEN | | İslamcıların yükselişi Mısır'da 9 Kasım'da başlayan üç aşamalı seçim... | |  | Hasan PULUR | | Bir film, bir oyuncu... "BABAM ve Oğlum" filmi rekora koşuyormuş. On ... | |  | Derya SAZAK | | Şemdinli yolunda Van üzerinden bombalarla sarsılan Şemdinli ve... | |  | Meral TAMER | | Barolar Birliği Başkanı Özok isyan etti Dün sabah ilk telefon, bugüne kadar hiç karşı... | |  | Tamer HEPER | | Bu yöneticiler hemen değişmeli Bu sözümü sık sık tekrarlayacağım. Artık işle... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Kara para Bankacılık etik ilkeleri arasına "kara parayl... | |  | Güngör URAS | | Osman Ulagay'dan 'Tepki Cephesi' Osman Ulagay'ın yeni kitabının ismi, "Piyasa ... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Milletvekilleri güzeli bozuyor... Başta İstanbul olmak üzere, kentlerimizin en ... | |
|
|