|
Kara para
Bankacılık etik ilkeleri arasına "kara parayla mücadele" de girdi. Bizdeki mevzuata göre suç sayılan fiillerin işlenmesi sonucu elde edilen para, evrak, mal, gelir ve bunların birbirine dönüştürülmesinden sağlanan değer ve çıkar kara para sayılıyor.
Bizdeki "kara para" kapsamı çok geniş. Örneğin, ekonomik hayatı düzenleyen kuralların ihlal edilmesinden kaynaklanan kazançlar "kara para" sayılıyor. Yani, Borsa'da manipülasyon yapmak, bir "kara para" suçu. Yine, vergi kaçakçılığı amacıyla usulsüz ve gizli yapılan işlemler de "kara para" kapsamında. Yasaya göre, sosyal hayata dolaylı veya dolaysız zarar veren her türlü faaliyetten elde edilen kazanç "kara para". Kapsam, bizde iyice genişletilmiş. Yasalarca yasaklanmasa bile, toplumsal olarak ahlaki görülmeyen fiiller sonucu elde edilen tüm kazançlar "kara para" sayılıyor. Yine, suç işlenmesine neden olan fiillerden elde edilen para da "kara para" kapsamında. Yani, istenmeyegörsün, neredeyse her suç "kara para" kapsamında değerlendirilip çok ağır cezalandırılabilir.
Kara para aklayıcılar ise, yasa dışı faaliyetlerden elde edilen kazançları, yasal mali sisteme entegre etmek peşindeler. Bunun için gerekirse, vergi yükümlülüklerine bile tabi olmak isterler. İşte, "kayıt dışılık" ile "kara para"yı birbirinden ayıran ince çizgi. Kayıt dışı çalışanlar, mümkün olduğunca kayıt altına girmekten kaçınırken, "kara para" aklayıcıları kayıt altına girme çabasındalar. "Kara para aklama" işlemleri daha çok bankalar aracılığıyla yapıldığı için, bu işin kavramları, aşamaları, yöntemleri ve bu konudaki mevzuat bankacılara geniş ölçüde öğretiliyor.
"Kara para" yaratılmasının ve bunun aklanmasının önlenmesi, terörizmle mücadelenin de bir parçası. Terörizme ve terör örgütlerine destek veren devletler, bu nedenle bir taraftan da "kara para" suçu işlemiş oluyorlar.
"Kara para"nın aklanmasının ilk adımı, bir bankada hesap açılması. Daha sonra bu bankadan başka bankalara, hatta değişik ülkelerdeki bankalara havale gönderilerek, paranın dolaştırılması ve izinin kaybedilmesi sağlanıyor.
Bunu bilen bankalar da, "hesapları sadece gerçek müşteri adına açmak"la işe başlıyorlar. Yine, bu nedenle bankalar müşterileri hakkında geniş bilgiye sahip olmalılar. Üçüncü kişilerin başkaları adına hesap açmalarına izin vermemeliler. Genel talimatların noter onayından geçmiş olmasını istemeliler. Küçüklere ait hesapların yaş sınırları kontrol edilmeli. İşlemin amacı incelendikten sonra, işlem gerçekleştirilmeli.
Müşteri olarak kabul edilmemesi gereken kişi ve kurumlar arasında, gerçek kimlik ve adresleri belirlenemeyen kişiler, kara paranın aklanması veya terörizmle mücadele listelerinde yer alan kişi ve kurumlar ve tabela bankaları var. Muteber bir bankanın kuruluşu olmayan off-shore bankaları da "tabela bankaları" kapsamında değerlendiriliyor.
Her bankacının şüpheli işlemleri iyi değerlendirmesi ama abartıdan da kaçınması lazım.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|