Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Aralık 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Geçti çağım / Ben Köroğlu değilim"

Anneannem her sabah artık yaşlanmış olduğu gerçeğine bir kez daha şaşırıyor: "Geçti çağım..."



Ben hayatımın büyük bölümünde "Ya anneme benzersem?" diye endişelendim. "Ona benzemeyeyim de neye benzersem benzeyeyim" diye düşünmekteydim. "Anti-anne"ciydim. Annemin yaptığı ve benim büyüyünce yapmayacağım şeylerden oluşan, her gün yeni maddelerle uzayan bir listem bile vardı. Ciddiyim. Bu meseleyi acayip ciddiye almaktaydım.
Sonra neredeyse tüm kız arkadaşlarımın zamanında benimki gibi bir listeye mesai harcadıklarını öğrendim. Annesine benzemek istemeyen tek "hain evlat" ben değildim. Benim gibi bir sürü kız vardı.
Ve bunca yıl sonra, aramızda hiçbir benzerlik olmasın diye bunca uğraştığım annemle bir ortak noktamız olduğu ortaya çıktı. Annem de bu "kız"lardandı.

Bütün kızlar toplaştı...
Geçen hafta sonu Tekirdağ'da annem ve arkadaşlarının bir toplaşmasında hazır bulundum. Bu 40 yaş üstü hanımlar gün boyu kimden şikayet ettiler dersiniz?
Annelerinden!
Hani istatistiklere göre Türkiye'de erkekler kadınlardan uzun yaşıyordu?
İstatistikleri boş verin. Benim gözlemlerime göre Türkiye'de kesinlikle kadınlar daha uzun yaşıyor. Ya da kadınlar yaşlı erkeklerle evlendiği için kocaları erken ölüyor. Neyse ne, sonuç olarak yalnız kalan anneler kızlarının evine yerleşiyor. Artık kendisi de orta yaşı aşmış "kızlar" durumdan şikayetçi ama özellikle Tekirdağ gibi küçük yerlerde huzurevinin bahsi bile açılmıyor. "Bir annesine bile bakamadı derler" diyorlar, hepsi susuyor.
Fakat onlara göre memleketin en az irtica ve terör kadar mühim bir sorunu var: Anneler.
Ama ne anneler, ne hikayeler...

"Kızın eve erkek aldı"
Kızının yaptığı hiçbir temizliği yeterince "temiz" bulmayanlar, kızının yaptığı hiçbir yemeğin tadını beğenmeyenler, karı-koca bir akşam eve geç gelse "Zaten beni istemiyorsunuz. Sevmiyorsunuz" diye duygu sömürüsü yapanlar...
Kızını 15 yaşında, 15 yıllık damadını da kızının flörtü zannedip bu geç kalışa çok hiddetlenenler de var.
Bir tanesi katarakt ameliyatının ardından gözünü açar açmaz başucundaki kızına "Sen de amma buruşmuşsun. Bir daha da kırmızı giyme, sana hiç yakışmıyor" demiş mesela.
Bir de sağır duymaz uydurur var ki...
Yan odada cep telefonuyla konuşan torununu damadına "Eve erkek aldı" diye şikayet etmiş biri, ortalık birbirine girmiş tabii.

"Beni kapıcıya verecektiniz"
Benim anneannem de, kaloriferde bir sorun olduğu için birkaç gün üst üste eve kapıcı ve ustalar gelince, ustalarla yapılan para pazarlığını duymuş herhalde... "Ben her şeyi biliyorum" demiş anneme, "Siz beni kapıcıya verecektiniz ama fiyatta anlaşamadınız."
Anneannemin odasında benim yıllar önce aldığım ucuz, markasız bir televizyon duruyor. Bu televizyonun kumandasında bir yere basınca şifre çıkıyor, televizyon açılsın diye bu şifreyi (334) girmek gerekiyor. Kullanma kılavuzu falan da yok, şifreyi iptal etmeyi bir türlü beceremedik.
Şimdi ne zaman bu şifre çıksa, anneannem babamın elektrik tasarrufu yapmak için onun televizyonunu kilitlediğini zannediyor.
Babamın onun odasına girmeden bunu nasıl yaptığına anneannemin cevabı da hazır:
"Bu devirde her şey uzaktan kumandalı. Beni kandıramazsınız."
Böyle durumlarda anneannem damadını "Bayram namazına da, cumaya da gitmediğini herkese söyleyeceğim" diye tehdit ediyor.

"Müşkülüm çoktur..."
Anneannemin ağır işitme dışında görünürde ciddi bir sağlık sorunu yok. Fakat ona sorarsanız hep ve çok hasta.
- Neyin var anneanne? Bir yerin mi ağrıyor?
- Yok ama ihtiyarladım. Daha ne olsun.
Sanki dün yaşlandı! 90 küsur yaşında. Ne bileyim en az 30 yıldır; peki, 20 yıldır; -daha fazla inemem, gelin anlaşalım- 10 yıldır yaşlı. Bunca zamanda, e artık bir zahmet, yaşlandığını idrak et, değil mi?
Anneannem her sabah artık yaşlanmış olmasına bir kere daha şaşırıyor. Dertli dertli ve mütemadiyen söyleniyor:
"Geçti çağım / Ben Köroğlu değilim."
Geçenlerde bir gün annemin haline acıyıp "Dört-beş ay kendi evinde yalnız kalıyorsun anneanne. Her şeyini yapıyorsun, yemek bile pişiriyorsun. Bu evde hadi yemek pişirme ama en azından yemeği buzdolabından çıkarıp ısıtsan, olmaz mı?" dedim.
"Hiç olur mu?" dedi hayretle, "Ben bu evde misafirim. Misafir hiç buzdolabının kapağını açar mı? Ayıp." Bir süre eskileri anlattıktan sonra usul erkân bilmeyen torununa çık çıklayıp, bir duayla bağladı:
"...Müşkülüm çoktur, yardımcım sensin."

Ay ben kıyamam anneanneme
Masadaki "kızlar" birbirlerine annelerinden yakınırken sessiz sessiz oturuyorum. Bir grup terapi seansının ortasındayım. Birbirlerine iyi geliyorlar, fakındayım. Annelerinden şikayet etmelerinin annelerini sevmemekle bir alakası olmadığını biliyor, böylece rahat rahat atıp tutuyorlar.
Fakat benim annem de grubun bir parçası, "kızlar"dan biri. Ne yapayım, ben de ondan mı yakınayım? Susuyorum.
Bu esnada annem bana dönüp "Sen bu hafta bunu yazsana" diyor.
Refleks olarak suratımı buruşturuyorum.
Annemin önerdiği bir konuyu yazacak değilim. Değilim! Herhangi bir konuda annemle aynı fikirde olamam ben. Olamam!
Ayrıca anneanneme de kıyamam.
* * *
Yazdım mı? Yazdım.
Annemle "anneler" hakkında aynı fikirde olacağımız kimin aklına gelirdi?

manik depresif köşe

Teyze oldum. Yasemin'in bir kızı oldu, adı Ece. Hastaneye görmeye gittim, pek şeker... Tıpkı annesi! İleride bir gün Yasemin ona "Bak, bir arkadaşım senin doğumundan bahsetmişti gazetede" diye bunu gösterecek. Ece de, "tıpkı annesi" diye yazmama gıcık olacak.
Annemle, "Anneme benzemek istemiyorum" konusunda bile olsa, aynı fikirde olmamız da pek hayra alamet sayılmaz. Galiba benim çağım da yavaş yavaş geçmekte...
Depresif bir yaşlı olmam inşallah.
Fakat ne yapayım...
Yine depresyondayım!

Genç mi, yaşlı mı?

Nasıl baktığınıza bağlı. Yaşlı kadının burnu genç olanın çenesi, yaşlının gözü gencin kulağı...

tubakyol@yahoo.com



CUMARTESİ
Çellonun dört yapraklı yoncası
İtalya'da meşaleyi birlikte taşıyacaklar
Bit Pazarı'na hafta sonu 28 bin kişi yağdı
Sanatla randevu
Melez modasının müziğe yansıması
En moda
En yeni

"Aydınlatmadan önce mimariyi bilmek şart"
Festival bu yıl daha gösterişli
MİNİKLERİN DÜNYASI





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet