|
 |
|
|
Kayıplar sürüyor
Görüş / Bülent Buda
Tuhaf bir futbol. Keçiboynuzu gibi. Ne tadı, ne kokusu var. Futbolcu dediğin, yaptığı işe heyecan katar, heves katar.
Bunu da izleyenler fark eder. Altaylı ve de Mardinsporlu futbolcular maç öncesi biraraya gelip, "İdare edelim, birbirimizi üzmeleyim" deseler bu kadar olur. Nedendir acaba? Aralık ayında bahar havasının oluşturduğu rehavet mi ya da Atatürk Stadı'nın hacmi bol mu geliyor özellikle Altaylı futbolculara!
Mardinspor'un işine gelen görüntüler bunlar. Önce bırakıyorlar topu Altaylı futbolculara, ne yapacaklar diye bekliyorlar. Sonra topu kapıyorlar, iyi, etkili çıkıyorlar, o zaman da Altay savunması bocalayıp sorunlar yaşıyor. Özellikle birebirlerde konuk futbolcuları durdurmakta zorlanıyorlar. Bunlardan bir tanesi de Niyazi'nin kontrolsüz müdahalesi ile penaltı oluyor, gol geliyor. Altaylı futbolcular gol sonrası az da olsa kıpırdanıyor. Haydar kanat kullanmaya başlıyor, ancak rakip savunmayı zorlayacak boyutta değil. Solda Ali Ölmez, top üstüne top eziyor.
Üstüne bir de sarı görüyor. Ufuk oradan oraya koşuşturuyor, ancak pozisyon denilecek tek topla buluşamıyor. Bu süreçte Mardinsporlu futbolcular belli ki maç öncesi zihinsel hazırlığın oyun alanına yansıtılmış yanını sergiliyorlar eylemleriyle. 35'te Ali Eren yine birebir yakalanıyor. Mardinli yerlerde. İki hamur bir yumurta pide gibi penaltının özü. Hakem ikinciyi çalamıyor. Düdüğü değil, yüreği yeter!
Ve de bu tuhaf ortamda 45 dakika bozuk para gibi harcanıyor.
Mardinspor dirençli çıktı
İkinci yarı beklentiler yüksekti. Ne de olsa Altaylı futbolcular tek gollü yenilgilerden maç koparan takım kimliğindeydi. Tempoyu yükselttiler. Maç da seyirlik bir görünüme büründü. Ancak tüm girişimlerinde, Mardinspor'un yüksek direnci ile karşılaştılar. yine Fazlı'nın sahne aldığı eşitlik golü dışında. Kolay pes eden bir takım değildi Mardin. Bir yandan kalelerini savunuyorlar, öte yandan etkili çıkışlarla ikinci gol arayışlarını sürdürüyorlardı.
Bu direnç karşısında Altaylı futbolcular sonucu değiştirecek tüm çabalarında yetersiz kalıyorlardı. Hakem 90 dakikanın bitim düdüğünü çaldığında, hafta sonu olası bir ikinciliği uman Altay, kendi alanında yitirdiği sekizinci puanın sıkıntısıyla başbaşa kalıyordu. Bu denli puan kaybederek sıralamanın esaslı bir yerine oturmak olanaksız. Zaman yitirmeden, kötümserliğe düşmeden sağ duyulu bir çözüm üretilmeli.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|