|
 |
|
|
Aşkınızı "Uygunluk skoru" testiyle bulun
Cinsellik ve aşkla ilgili yeni teoriler cazibenin kurallarını da değiştiriyor. Bu konuda geliştirilen yöntemlerden biri de "Uygunluk skoru" testi
londra
Günümüz psikologları uzun vadeli eş arayanlara, sadece cinsel uyumluluğu ve aşkı ölçü almalarının çok yanlış olduğunu söylüyor. Onlara göre, cinsel açıdan çekici gelen; duyguları, tutumları, ilkeleri ve fikirleri sizinkilerle uyum içinde olan; ekonomi, aile ve çocuk konularında sizin gibi düşünen; sigara, içki, uyuşturucu madde kullanımında benzer görüşleri paylaşan; genetik yapısı ve yüzü sizinkine benzeyen birini seçmelisiniz. Erkeğin kadından birkaç yaş büyük ve daha uzun boylu olması da tercih sebebi olmalı. Anlaşılan cinsellikten, romantizmden ve aşktan ziyade aklımızı kullanarak aşık olma devrine giriyoruz.
Psikologlara göre aşk insanın gözünü kör ediyor ve gerçekleri göremiyor. Bunu zaten biliyorduk. Ama bilmediğimiz, aşkın ömrünün bir yıl olduğuydu. İtalyan doktorlar aşkın, beynin salgıladığı "sinir büyüme faktörleri" adlı bir proteinden kaynaklandığını ortaya çıkardılar. Hani aşık olduğumuzda kalbimiz çarpar, ellerimiz titrer ya. Meğer bu çarpıntılar beynin salgıladığı bu proteindenmiş. Bu proteinin ise aşırı heyecan ve bağımlılık gibi duygularla bağlantısı var. İlişkinin başlangıcında çok yüksek olan bu proteinin ömrü sadece bir yıl. Bir yıl aynı kişiyle beraber olanlarda azalıyor. Yani aşk yok oluyor. Bilimsel açıklaması bu.
Yeni cinsel teoriler
Peki uzun vadeli eş arayanlar ne yapacaklar? Ya aşık olmadan evlenecek, ya aşkını bir yıl bekleyecek ya da eskiden olduğu gibi görücü usulü ile mantık evliliği yapacaklar.
90'ların başında psikologlar "Kadın ne kadar dişi, erkek ne kadar erkeksi bir görünüme sahipse cinsel cazibesi o kadar fazladır" diyor, uygun eş bulma şanslarının da yüksek olduğunu söylüyorlardı. Onlara göre bir genç kız kendine eş ararken dişiliğini ön plana çıkarmalıydı. Çünkü erkekler yuvarlak vücut simgesi olan bel, kalça oranına çok önem veriyorlardı.
Yeni cinsel teorilere göre ilerisi için cinsellik öne çıkarılarak yapılan planlar, alınan kararlar büyük olasılıkla gözyaşlarıyla sona eriyor. Günümüzdeki yüksek boşanma oranının ve bekar yaşayanların sayısındaki artışın başında verilen bu tip kararlar geliyor olmalı.
Buna çare arayanlardan, Psikiyatri Enstitüsü'nden Dr. Glen Wilson bir eş bulma şirketi için "Uygunluk skoru" testi geliştirdi. Test din, politika, sanat, cinselliğe karşı tutum, içki-sigara bağımlılığı, TV gibi ilişkileri öldürdükleri veya bozdukları bilinen 25 faktörü kapsıyor. Çiftler ilişkilerini daha öteye götürmeden önce cybersuitors.com ve mathology.com'da bu test vasıtasıyla birbirlerine ne kadar uygun olup olmadıklarını öğreniyorlar. Wilson "Karşıtlar birbirlerini çekebilirler ama bulgular, çiftler ne kadar birbirlerine uygunsa ilişkilerinin o kadar uzun ömürlü olacağını gösteriyor" diyor.
Hangi faktörler önemli?
Her faktör eşler için aynı derecede önemli değil. Örneğin pornografi konusunda bir anlaşmazlık kadınlar için erkeklere oranla sekiz kere daha önemli. Politik görüşlerdeki benzerlik kadınların eşleriyle birlikte yaşamalarında yüzde 60'lık bir öneme sahip. Bu iki konu erkekler için kadınlarda olduğu kadar önemli değil. Onlar eşlerinin cinsellikte az deneyimli olmalarından daha fazla etkileniyorlar.
Kadınlar kendilerine uygun kişileri saptamakta erkeklere göre daha başarılılar.
"Erkeklerin saplantılarının fizikle ilgisi olmasına karşın kadınlar o fiziğin arkasındaki kişiliği bulmaya gayret ediyorlar" diyor Wilson.
Newcastle Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, aynı tişörtü birkaç gün değiştirmeden giyen kadınların kokularına dayanarak seçim yapan erkekler bağışıklık sistemi kendilerininkine hiç uymayan kadınları tercih etmişler.
Yine yeni araştırmaların bulguları aynı cinslerin üremesinin faydalarını, hatta "yüz hatları birbirine benzeyen çiftlerin birbirlerini cinsel açıdan daha cazibeli bulduklarını" gösteriyor.
Viyanalı hayvanbilimci Dr. Karl Grammar "Eşinizle benzer bir yüze sahipseniz aynı duyguları, fikirleri, tutumları taşıyabileceğinizi düşünürerek kendinizi daha güvenli hissedebilirsiniz" diyor.
|
|
|

|