|
 |
|
|
Gaziantep izlenimleri
Satır Arası / Deniz Sipahi
Geçen gün Gaziantep'teydim. Arkas; Türkiye'nin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Bir firmanın sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da gittiği her yerde ilgiyle karşılanması oldukça güzel bir gelişme.
Nitekim Gaziantepli sanayiciler de, Lucien Arkas'ı örnek bir misafirperverlik içinde karşıladılar.
Gelişmeleri biliyorsunuz.
Yaşayanların kişi başı milli geliri bin 500 doların altında olan 36 ilimize daha çok yatırım yapılmasını teşvik etmek için hükümet bir kanun çıkardı. Bu illere yatırım yapacaklara bedava fabrika yeri veriliyor. Vergi kolaylıkları sağlanıyor.
Buralarda fabrika kuranlar daha ucuz enerji kullanıyor.
Güzel de; teşvik böylesine yaygın hale gelince bugüne kadar devletin desteğini almadan da büyüyen ve çok da başarılı olan Gaziantep, Denizli gibi örnek iller ne yapacaklarını şaşırdılar.
Geri kalmış illerde yaşayanlar, "bu kadar geniş kapsamlı bir uygulamada yatırımcının hiçbir şekilde fakir bölgede yatırım yapmayacağını" ileri sürerek haklı olarak sıkıntılarını dile getirdiler.
Ama hükümet geri adım atmadı ve yasayı işletti. Gaziantep ve Denizli gibi iller çevre illere tanınan teşvikler nedeniyle, kurulan tesislerin illerinden kaçacağı endişesine kapıldı.korkulan olmasa da, yeni yatırımlar komşu illere gitmeye başladı.
Bu da rekabet koşullarını daha da güçleştirdi.
İşte Arkas'a olan ilginin en büyük nedeni buydu. Arkas'ın bölgeye yaptığı demiryolu yatırımı sayesinde sanayici lojistik problemini büyük ölçüde gidermiş, ihracatta yine rekabet edebilir konumunu korumuştu.
Yani bir anlamda Arkas Gaziantep'e denizi getirmişti. Türkiye demiryolunu yeniden keşfediyor; böyle büyük ve zor bir coğrafyada deniz ulaşımı kadar, demiryolu ulaşımı da önem kazanıyor.
Sadece Gaziantep için mi; Türkiye'nin neresinde olursanız olun maliyete etki edecek her faktörü tekrar tekrar düşünmeniz gerekiyor.
* * *
"Pusula Toplantıları"nın konuşmacı konuğu Prof. Dr. Deniz Gökçe'ydi. Gökçe, Gaziantepli olduğu için bölgenin sorunlarını çok iyi biliyor. Hem makro ekonomik dengeleri anlattı, hem de riskleri, fırsatları tek tek ortaya koydu.
Gökçe gibi salonu dolduran işadamları da iyimserdi ama yine de ekonomideki kırılganlığın devam ettiği konusunda bir fikir birliği vardı.
Gökçe'nin tavsiyesi "Fark yaratın, verimliliği artırın, kendi gücünüzün farkında olun" oldu. Gaziantepliler, gerçekten de nereye gitmek istediklerini, gelecekte ne yapmaları gerektiğini biliyorlar. Kentteki ikinci, üçüncü kuşak Boğaziçi, ODTÜ gibi Türkiye'nin seçkin üniversitelerinde okumak istiyor; eğer bu üniversitelerden biri kazanılmamışsa yurtdışında eğitim almaya gidiyorlar.
Birinci kuşağın çektiği dil problemini yaşamak istemiyorlar. Gaziantep'in bu potansiyeliyle daha fazla ihracat yapması gerektiğini düşünüyorlar.
* * *
Genç işadamları da, büyüklerinin 'kendi iline yatırım yapacaksın' düsturunun takipçisi konumundalar. Yani büyük illerde kendi işlerini kurma, yurt dışında yaşama imkanları varken, eğitimlerini tamamlayıp dönüp, Gaziantep'te yaşamayı tercih ediyorlar. Gaziantep iş aleminin lideri Abdülkadir Konukoğlu, 'Bizim için kahtenin içi, Antep'in içidir' diyor.
Yani Gaziantep'te değişim hızlanarak devam edecek gibi gözüküyor.
Yarın da rakamlarla Gaziantep'e bir bakalım.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|