Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dostluğumuz, savaşla başlayan bir istisnadır

Başbakan Erdoğan, Gelibolu'daki çalışmalar sırasında Anzak mezarlarına zarar verildiği iddialarını Yeni Zelanda'da yanıtladı: Şehitlere saygı duyduğumuza inanın

Elçin Ergün - Wellington


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Gelibolu'daki yol genişletme çalışmalarının Anzak mezarlarına zarar verdiği" iddialarını Yeni Zelanda'da yanıtladı. Erdoğan, "Bizim mezarları tahrip etmek gibi bir niyetimiz yok, endişe etmeyin. Şehitlere saygı duyan bir milletiz" dedi.
Yeni Zelanda'nın başkenti Wellington'da temaslarda bulunan Erdoğan'ın Başbakan Helen Clark ile görüşmesinde, Anzak askerlerinin mezarlarının bulunduğu Anafartalar Koyu'ndaki yol çalışması gündeme geldi. İki ülke arasındaki dostluğun bir savaşa dayandığını, dünyada bunun başka bir örneğinin olmadığını belirten Erdoğan, "Savaşla başlayıp dostlukla biten bir istisnayız" diye konuştu.
Gelibolu'da dozerlerle yapılan kazı sırasında Anzak mezarlarındaki kemiklere zarar verildiği iddialarının anımsatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
"Tarihe ve şehitlere saygı duyduğumuza inanın. Oradaki tarihi gerçekleri bir sonraki nesle taşımanın endişesini taşıyoruz. Duyumlara inanmayın. 25 bin kişinin, bir metre genişliğindeki yollara hücum ettiğinde olabilecek kazaları düşünün. Bunlara dikkat ederek adım atıyoruz."
Clark da, "Orası Türk toprağıdır, Türkiye karar verecektir. Türkiye başka ülkelerin görüşlerini almayı kabul etmiştir" dedi.

Rum ilanından yakındı
Rum kökenli vatandaşların Yeni Zelanda gazetelerine önceki gün verdikleri, Kıbrıs'tan Türk askerinin çekilmesi ile ilgili ilanı gündeme getiren Erdoğan, Güney Kıbrıs'ın tutumunu eleştirdi. Clark'a, Kıbrıs'ta Türk kesimi olumlu adımlar atmasına rağmen Rum tarafının çözüme yanaşmadığını anlatan Erdoğan, Rum kesimi için "Bizi çok şaşırtıyorlar" ifadesini kullandı. Clark, izolasyonun kaldırılması için bir girişimde bulunup bulunmayacağı sorulunca, "BM Genel Sekreteri'nin referandum girişiminin olumsuz sonuçlanmasında hayal kırıklığına uğradık. Türk tarafı çözümü kabul etti. Umarız Genel Sekreter yeniden bir aşamada inisiyatifi ele geçirmeyi düşünecektir" diye konuştu.

Gösterici Rumlara el salladı
Erdoğan resmi görüşmedeyken, bir grup Rum parlemento binası önünde, pankartlarla gösteri yaptı. Erdoğan, Clark'a "Demokratik tepkilerini gösteriyorlar" derken, çıkışta göstericilere el salladı. Clark da "Demokrasi çerçevesinde herkes görüşlerini ifade edebilir" şeklinde konuştu.
Erdoğan, uluslararası terör konusunu ele alıp almadıklarının sorulması üzerine şunları söyledi:
"Terörü bizzat yaşayan bir ülkeyiz. Yeni Zelanda henüz bir şey yaşamamış olabilir ama bu yaşamayacağı anlamına gelmiyor. Özgürlükler ülkesi ABD'de 11 Eylül öncesinde böyle bir şeyin yaşanması mümkün görülmüyordu. 11 Eylül öncesi ABD bir tarafa, 11 Eylül sonrası bir tarafa. Nefes aldığınız zaman acaba hangi ülkenin teröristi diye şüpheyle bakıyorlar. İngiltere ve İspanya'da da böyle. 'Şu dinden olan teröristtir' diyemezsiniz. Uluslararası teröristler içerisinde her dinin mensubu var. Ateist de var."

İstiklal Marşı iki kez çalındı

  • Maori gösterisi sırasında Emine Erdoğan ve diğer kadınların ön saflarda bulunmaması dikkat çekti. Yarı çıplak dansçının yaptığı gösteri sırasında, kadınların erkekleri kendilerine siper ettiği izlenimini veren görüntünün protokol düzenlemesi nedeniyle oluştuğu öğrenildi. Başbakan Erdoğan'ın bir yanında tercüman ve protokol görevlisi, diğer yanında da Maori şefinin bulunması nedeniyle Emine Erdoğan ve diğer kadınlar ön saflardan arka tarafa geçti.
  • Erdoğan, ülkedeki Mauri yerlilerinin parlamento binası önünde yaptığı Haka dansı gösterisini izledi. Yerlilerin ilginç el-kol işaretlerini içeren savaş dansı yerine müziğin ağırlıkta olduğu barış gösterisi yapıldı.
  • Parlamento binasının önünde yapılan resmi törende Yeni Zelanda kuralları gereğince resmi heyet ve Erdoğan için olmak üzere iki kez İstiklal Marşı çalındı.
  • Onuruna parlamento binasında verilen öğle yemeğinde ülkedeki muhalefet partisi lideri Don Brash, Erdoğan'a, "Sizi üç şey için tebrik ediyor ve kutluyorum. Birincisi ekonomide attığınız adımlar, ikincisi AB için yaptıklarınız, üçüncüsü de seçildikten 5 gün sonra başbakan olmanız" dedi.
  • Erdoğan, sismik mühendislik alanında faaliyet gösteren bir firmadan deprem brifingi aldı. Clark, "İki ülke de çok büyük depremler yaşadı. Bu ülkede bir-iki ay geçirseydiniz, kaldığınız otelin ve parlamento binasının deprem alanında olduğunu rahatlıkla hissederdiniz" dedi.


  • Başbakan'ın arkadaşının marketler zinciri var

    ELÇİN ERGÜN Wellington

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Yeni Zelanda'da buluştuğu Avustralya'da yaşayan arkadaşı Kazım Ateş, "Erdoğan 2000 yılına Avustralya'da girdi. Bütün Avustralya'yı birlikte dolaştık" dedi. Avustralya'nın en büyük "helal gıda şirketlerinden" birinin sahibi olan, hububat ve bakliyat sektörlerinde de çalışan Ateş'in, marketleri ve Türk yemekleri yapan Anatolian adında bir restoran zinciri de bulunuyor.
    Avustralya'ya yarın resmi ziyaret düzenleyecek olan Erdoğan 5 yıl önce bu ülkeye misafir olarak gitti. Yeni Zelanda'ya eşiyle gelen, Erdoğan'la Auckland'da sabah kahvaltısında buluşan ve Erdoğan'ın heyetine dahil edilen Ateş, Avustralya'ya kadar kendisine eşlik edecek.
    Tercümanlık yaptığını belirten Ateş'in Erdoğan'ın Victoria Eyaleti Valisi Steve Brack'le görüşmesinde tercümanlık yapabileceği de kaydedildi. Erdoğan ile 1980'lerin başında tanıştığını, Türkiye ziyaretlerinde Başbakan ve eşini Avustralya'ya davet ettiğini, ancak bu davetin uzun yıllar gerçekleşmediğini anlatan Ateş, şöyle konuştu:
    "Kendisiyle cezaevinden çıktığında 1999'un son aylarında karşılaştık. Davetimizi bir kez daha tekrarladık. Avustralya'ya cezaevinden çıktıktan 4 ay sonra geldi. Yılbaşını Melbourne'de geçirdik. Sidney'den Canberra'ya her yere birlikte gittik, hatta dağlarını ovalarını, sahillerini dolaştık. Melbourne'de, Türk cemaatinin düzenlediği bir şenliğe de katıldı, burada bir konuşma da yaptı. İki hafta kaldıktan sonra Türkiye'ye döndü."




    SİYASET
    Dostluğumuz, savaşla başlayan bir istisnadır
    'Kerkük elden gider'
    İstanbul'da 'Sünni ayarı'
    PKK'nın partisi seçimlere katılıyor
    Anketten 'ordu' çıktı
    'Bağımsızlık istiyorduk'
    Mumcu: Yazarları korkutmayalım
    Öcalan: Başbakan'ın kavramları bana ait
    'Ayrımcılık sadece törede değil'
    İKÖ zirvesi yarın






    Taha AKYOL
    Neden Türkiye başardı?
    AMERİKA Irak'ta Sünnilerle boğaz boğaza çarpı...
    Fikret BİLA
    Irak seçiminde Türkmenler üç parça
    Irak'ta 15 Aralık'ta yapılacak seçimler mevcu...
    Hasan CEMAL
    Özgürce uçuşan...
    Sözcüklerin özgürce uçuştuğu bir dünya... Ya ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sabır çiçekleri
    Alternatif tarih yazmayı deneyelim...
    Derya SAZAK
    Hakkâri'de bir ses
    Rojbin Tugan, genç bir avukat. Ertuşi aşireti...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2005 Milliyet