Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Aralık 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sabır çiçekleri


Alternatif tarih yazmayı deneyelim...
Örneğin... Varsayalım ki, artık "Türk" denilmeyecek... Kimilerinin kullandığı "Türkiyeli" söylemi geçerli olacak. Peki... Bugünlerin çok paylaşılan "Türkiye mozaiği" içindeki Kürt yurttaşlarımız ne demeliler?
Gene "Türkiyeli" mi?
O zaman fırtına koparmaya gerek yok.
"Türk" değil, "Türkiyeli..." Ne fark var?
Kürşat Bumin, köşesinde Tuğrul Altunkal'a gönderme yaparak, örnekler yansıtmış:
"Almanyalı" değil, "Alman" diyoruz.
"İtalyalı" değil, "İtalyan" deriz.
"İngiltereli" diye bir sözcük var mı? "İngiliz" var. (*)
...................
"Türkiyeli"ye dönelim... "Kürt" bir yurttaş o zaman "Kürdistanlı" mı diyecektir?
Ayrışmış coğrafya aidiyeti olmaz mı?
Hatta sınır ötesine çıkan bir "gönüllü sürgün" tanımı yaratabilir.
Çünkü... Sadece Federal Irak'ta özerk Kürdistan yönetimi ve coğrafyası var.
Ve buradan da "Türkiye Kürdistan'ı" söyleminin projeden güncele taşınmasına yolculuk başlar.
"Anayasa'nın baştan yazılarak tümüyle yenilenmesi istemleri" arkasında bu süreç projesi yer alıyor olabilir.
"Ayrılıkçılık" ve "bağımsızlık" stratejisi terk edilerek "demokratik Cumhuriyet içinde kurucu toplumlar olarak yer almayı" öngören Anayasa değişikliğine, daha doğrusu "yeni Anayasa" seslendirmelerine geçiş böyle anlaşılabilir.
..................
AB ülkelerindeki federatif yapılar, bu projelere "esin" vermekte.
Sözgelişi... Belçika... "Valonlar" ve "Flamanlar" Belçika'nın iki eşit ve kurucu toplumlarıdır.
İsviçre konfederasyondur.
Başka bir dizi örnek var...
..................
Ancak... Türkiye için "yazıldığı" izlenimi veren senaryo, daha çok Yugoslavya örneğini hatırlatıyor.
Buna -Tanrı korusun- "Yugoslavyalaştırma" süreci de denebilir.
İlk kez, yüzyılın başlarında "Balkanlaştırma" senaryosu uygulanarak siyaset sahnesinde perde açmıştı.
Avrupa'daki Osmanlı topraklarından bir dizi devlet oluştu.
Sonra... Onlardan sadece biri olan Yugoslavya'da, yüzyılın sonunda parçalanarak 5 devlet yaratıldı: Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Kosova, Makedonya.
İşte tüyleri diken diken eden "Yugoslavyalaştırma" sendromudur.
Türkiye'nin diken üzerinde otururcasına rahatsızlığı gerçekçiliktir.
Tehlikeyi, "Türk" kökenliler olduğu kadar, "politik rantla" ilgisi olmayan "Kürt" kökenli yurttaşlar ve karşılıklı kız alıp vermeler sonucu Kürt ve Türk ana babalardan doğan böyle ayırımlardan kaygı duyan milyonlarca insanımız da algılamalı.
Türkiye'nin büyük kentlerine göçmüş ve özellikle İstanbul'dan Hatay'a "L" harfi çizen tüm kıyılarında yerleşmiş, iş kurmuş ya da çalışan, sosyal dokuyla uyum içinde kök salmış Kürt kökenli yurttaşlarımız da kuşkulu olmalılar.
...................
Bağnaz değilim. Bu coğrafyadaki her yurttaşın kimliğinin ve kültürünün ona ait koparılmaz "onur verici varlıkları" olduğuna inanıyorum.
"Silahsız" yöntemlerle, demokrasinin özgürlüklere, insan haklarına açılan vadilerinde ilerlenerek çözümlerin oluşacağı görüşündeyim.
Bunların tartışıldığı/tartışılabildiği oranda silahın yerini, söylem alacaktır. Bu, eşyanın doğası gereğidir.
Sözün tıkandığı yerde -tasvip etmeyiz ama- silah öne çıkıyor.
Ya amacını aşan söylemler?..
Burada da "bileşik kaplar" teorisi geçerlidir.
Karşılıklı "taşkın" söylemler, birbirini dengeleyerek zaman içinde "sağduyu" düzleminde eşitlenebilirler.
Sabırla, empatiyle tüm "sertlikler, aşırılıklar, istismar" ortada ve sahipsiz bırakılabilir.
Tek yolun "devrim" olduğu söylemi, nasıl zamanla tedavülden kalktıysa, "silah" da öyle gerilerde kalabilir.
.....................
(*)Belki bir iki istisna bulunabilir... Sözgelişi... "Amerikalı..." Ama onlar da "coğrafya" mensubiyetinden çok, "etnisite" belirleyen "American" söylemini kullanırlar.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Neden Türkiye başardı?
AMERİKA Irak'ta Sünnilerle boğaz boğaza çarpı...
Melih AŞIK
Mülkiye ve Vatan
Ön sıralarda dizi dizi 70'lik delikanlılar......
Fikret BİLA
Irak seçiminde Türkmenler üç parça
Irak'ta 15 Aralık'ta yapılacak seçimler mevcu...
Hasan CEMAL
Özgürce uçuşan...
Sözcüklerin özgürce uçuştuğu bir dünya... Ya ...
Güneri CIVAOĞLU
Sabır çiçekleri
Alternatif tarih yazmayı deneyelim...
Can Dündar
Avrupa nereye?
Madonna "İtalya'da yeni sinema yönetmenlerind...
Abbas GÜÇLÜ
Duble yol mu, üniversite mi?
İçinde bulunduğumuz yıllar, internet dönemi. ...
Hurşit GÜNEŞ
Kaybettiğimiz eşeği bulup sevindik mi?
Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel köşe y...
Sami KOHEN
İstanbul girişimi
IRAK'TA 9 gün sonra yapılacak meclis seçimler...
Derya SAZAK
Hakkâri'de bir ses
Rojbin Tugan, genç bir avukat. Ertuşi aşireti...
Meral TAMER
Prof. Aşkın için köşeme beyaz kurdele taktım
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeleri bir ha...
Güngör URAS
'Dağıtım' yabancıya geçince 'enerji politikası' diye bir şey kalmaz
Ne yaptığımızı bilmiyoruz. Ayağımıza kurşun s...
M. Ali BİRAND
Ahmet Türk, önemli açılımlar yapıyor
Demokratik Toplum Partisi eşbaşkanı Ahmet Tür...

© 2005 Milliyet