|
 |
|
|
Prof. Aşkın için köşeme beyaz kurdele taktım
AKP yargıya bu kadar güveniyorsa, neden milletvekili dokunulmazlıklarını 3 yıldır kaldırmıyor?
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeleri bir hareket başlattılar. Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın şahsında üniversitelere yapılan muameleyi içlerine sindiremedikleri için yakalarına beyaz kurdele takıyorlar.
Ankaralı okurum Ayşegül Tokatlı, "Siz de yakanıza ya da 'köşenize' beyaz kurdele takmayı düşünmez misiniz?' diye sorunca, ben sol üst köşede gördüğünüz gibi köşeme derhal beyaz kurdele taktım.
Ayrıca akademisyen olmasam da artık ben de Ankara Hacettepe ve İzmir Dokuz Eylül üniversitesindeki öğretim üyeleri gibi yakamdan beyaz kurdeleyi eksik etmeyeceğim.
Üniversite camiasının dışında da Prof. Aşkın'a destek için yakalarına beyaz kurdele takmaya başlayanlar var. Bilgilerinize...
Mahkemeye davet
Bu arada Van Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Arkeoloji Topluluğu'dan bu köşe aracılığıyla hepinize bir davet var:
"Rektörümüz Aşkın, 14 aralık perşembe günü Van Adliyesi'nde mahkemeye çıkıyor. Bu halka açık bir mahkemedir. Bizler o gün orada olacağız. Sizleri de aramızda görmek, bu ülke de yapılan haksızlıklara karşı tek vücut olarak varolabildiğimizi bilmek, bizlere güç verecektir. Bu herkese açık bir davettir."
Bu arada çok sayıda okurum benden günlerdir ısrarla, Prof. Aşkın ve eşiyle haberleşebilecekleri bir adres göstermemi istiyorlar, ya da "köşenizi bu hazin iletişim için lütfen açık tutunuz" diye dokunaklı mesajlar gönderiyordu.
Prof. Nuri Akkaş'dan gelen e - posta, Aşkın ve eşine iletemediğim yüzlerce mesajın yükünü bir anda üzerimden kaldırıverdi:
"Değerli Rektör Yücel Aşkın'a, yalnız olmadığını hissettirmek istiyorsanız, lütfen Van`daki dostların temin ettiği aşağıdaki adrese bir ileti gönderiniz:
nalanakgun@yahoo.com
Pazartesi yazmam!
Dün sabahtan beri tanıdık - tanımadık okurlardan telefon üstüne telefon geldi: "Bugün neden yazınız yok?"
Benim hiçbir pazartesi günü yazım olmadı ki! 6 gün gazeteye gelirim, pazarları da izinliyimdir.
Milliyet'te çalıştığım 12.5 yıl boyunca ilk kez okurlarımın böyle bir sorusuna muhatap oluyorum. Birkaç telefondan sonra anladım ki, köşeme bu ilginin nedeni Prof. Aşkın.
Aşkın'la ilgili faks, telefon ve e - posta mesajlarının altındaki imzaların izini sürdüğümde, ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:
Bu köşe önce, suskunluktan dolayı suçluluk duygusuyla kıvrananların buluşma noktası oldu. Ardından yelpaze genişleyerek Prof. Aşkın'la ilgili iletişimin takip edildiği bir kanala dönüştü. Ardından üniversite öğretim üyeleri ve hukukçular, Prof. Aşkın'la ilgili yazıları sıkı takibe aldılar. Ve yıllar sonra aniden "Neden pazartesileri yazmıyorsun kardeşim?" sorusuna muhatap oluverdim.
AKP yanıt vermeli
Potburi şeklinde gelişen bugünkü yazımı Gülçin Fırat ve Newyork'tan yazan Baran Doğan adlı okurlarımın can alıcı sorusuyla bitirmek istiyorum:
"Başbakan Erdoğan, Yücel Aşkın konusunda ısrarla 'yargıya müdahale etmeyin' diyor. Peki kendi dokunulmazlıkları söz konusu olduğunda güvenmedikleri yargıya, bu olayda nasıl güveniyorlar?"
Cevabını biliyoruz, ama yine de kendilerinden duymak isteriz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|