|
 |
|
|
Hücrelerinizi meyve ve sebze ile koruyun
Daha iyi beslenmek, daha dinç olmak, serbest radikallerin olumsuz etkilerinden kurtulmak ve daha sağlıklı yaşlanmak için mutlaka serbest radikalleri emme kapasitesi yüksek olan sebze ve meyvelere diyetinizde yer vermelisiniz
tkumeli@milliyet.com.tr
Doğadan uzaklaşmaya, endüstrileşmeye ve teknolojiye esir olmaya başladıkça, hayatımızı nasıl bir kaosa çevirdiğimizin nihayet farkına vardık. İltihaplar, yaşlanma, ilaçların yol açtığı hasarlar, bağışıklık sistemindeki bozukluklar, kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi fizyolojik rahatsızlıklardan serbest radikallerin sorumlu olduğu biliniyor. Modern yaşamın, sanayileşmenin ve teknolojinin ürettiği serbest radikallerden biraz da olsa uzaklaşmaya ve daha sağlıklı yaşayıp, geç ve dinç yaşlanmak için elimizden geleni yapmaya başladık. Şimdi moda akım, doğaya dönüş! Ancak uyguladığınız yeni yöntemlerin, aldığınız desteklerin ne kadarını tanıyor ve bilinçle yapıyorsunuz?
Serbest radikal nedir?
İnsan vücudundaki her hücre günde ortalama 10 bin serbest radikalin saldırısına maruz kalıyor. Yaşam tarzınızı değiştirseniz ya da çevreden vücudunuza musallat olan toksinleri, kirleticileri, ağır metalleri ve diğer tehlikeli maddeleri tümüyle ortadan kaldırsanız bile, serbest radikallerden tümüyle kaçmanız olanaksız. Antioksidan savunma sisteminiz yeterince iyi çalışmaz ve antioksidan besinleri yeterince tüketmezseniz ya da antioksidan etkili ek desteklerden yararlanmazsanız serbest radikaller hücrelere zarar verir ve birçok hastalığın başlangıcına zemin hazırlar. Serbest radikaller nefes aldığınızda ve yemek yediğinizde bile meydana çıkar.
Sigara içerken, hava kirliliğinden, egzoz gazlarından ve sulardan bedeninize girer.
Vücutta metabolik işlemler sonucunda oluşan hidrojen peroksit veya yağlı besinlerin yüksek sıcaklıkta işlenmeleri, pişirilmeleri sonucu oluşan lipit peroksit en zararlı serbest radikallerdir. Bu bileşikler oksidatif stres adlı kimyasal işlemlerle genetik materyal DNA'yı hasara uğratarak hücre ölümünü artırır. Bu durumu en net cilt yaşlanmasında görebiliriz. Bu durumu engellemek, dejeneratif hastalıklara erken yaşlarda yakalanmamak ve hücre hasarını aza indirmek için yaşla birlikte güçsüzleşen antioksidan savunma sisteminizi güçlendirmelisiniz.
Serbest radikaller bedeninizin antioksidan aktivitesinden daha yoğun olduklarında bir dengesizlik oluşur ve hücrelerinizde oksidatif hasar meydana gelir. Yani serbest radikallerin üstün gücü antioksidan potansiyelinizden fazlaysa hücreler yaşlanır. Yaşla birlikte vücut daha fazla serbest radikale maruz kalır ve daha fazla üretir. Diğer taraftan bedeninizin doğal antioksidan üretimi yaşlandıkça azalır. Bazı uzmanlara göre antioksidan üretimi 25 yaşından itibaren yavaşlar.
Antioksidanların önemi
Antioksidanların serbest radikallerle savaşma yetenekleri farklıdır. Ne kadar güçlü ve etkili olurlarsa antioksidan kapasite güçleri de o kadar fazladır. Bu nedenle her besin aynı güçte antioksidan etki göstermez. Tufts Üniversitesi'nde yapılan çalışmalarda hemen hemen her besinin ORAC değeri (serbest radikalleri emme kapasitesi) araştırılmış, sebze ve meyvelerin en yüksek antioksidan içeriğine ve ORAC değerine sahip oldukları bulunmuş. Ancak henüz çoğu kişi günlük önerilen beş porsiyon sebze ve meyveyi tüketmediği için bu doğal antioksidanların gücünden mahrum kalıyor.
Brokoli, marul, ıspanak, domates, lahana, kayısı, havuç, kırmızı ve yeşil biber, kırmızı şarap, üzüm çekirdeği, soğan, pırasa, kuşkonmaz, erik, çilek, vişne, yeşil ve siyah çay doğal antioksidan güçler arasında yer alıyor.
Antioksidan güce sahip ve ORAC değeri yüksek olan besinler sadece taze sebze ve meyveler değildir. Örneğin; taze eriğin ORAC değeri 9,49 iken, kuru erikte bu değer 57,7'dir. Yine taze üzümün ORAC değeri 4,46 iken, kuru üzümünki 28,3'tür.
Yapılan çalışmalarda günde yaklaşık 3-5 bin ORAC değerine sahip besin tüketildiğinde antioksidan bedenin kapasitesinin güçleneceği ve serbest radikal hasarından yeterince korunacağı belirtiliyor. Ne yazık ki, fast food diyetlerle sadece 1200 ORAC değeri tüketiliyor. Bu da yaklaşık günde üç porsiyon sebze ve meyve anlamına geliyor. Bu nedenle daha iyi beslenmek, daha dinç olmak, serbest radikallerin dejeneratif hastalıklara yol açan etkilerinden kurtulmak, daha sağlıklı yaşlanmak için mutlaka ORAC değeri yüksek sebze ve meyvelere diyetinizde yer verin.
haftanın besini
Brokoli
Kökeni Roma İmparatorluğu'na dayanan ve Akdeniz mutfağında çok önemli bir yere sahip olan brokoli, birçok faydası nedeniyle günümüzde mutfaklarımızda sıkça kullanılıyor. Vitamin deposu olan brokoli özellikle A, C ve E vitaminleri açısından zengindir. İçerdiği kalsiyum sayesinde kemik erimesine karşı etkili olabiliyor. Vücut direncini artırması nedeniyle özellikle soğuk havalarda tüketiminin daha da fazlalaştırılmasında fayda var.
Brokoli antioksidan özelliği sayesinde vücuda zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Meme, prostat, akciğer, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine ve kalp dolaşım rahatsızlıklarına karşı koruyucudur. Vücudumuzun hormonal dengesini düzenler. Bunu yapısındaki bitkisel hormonlar sayesinde yapar. Kolesterol seviyesini düşürür. Lifli yapısıyla sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı etkilidir. Kabızlığı önler, kan şekerini düzenler. İdrar yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucudur.
| ORAC değeri yüksek olan besinler | | Meyveler | | Kuru erik | 5770 | | Kuru üzüm | 2830 | | Çay üzümü | 2400 | | Böğürtlen | 2036 | | Çilek | 1540 | | Ahududu | 1220 | | Erik | 949 | | Portakal | 750 | | Kara üzüm | 739 | | Kiraz | 670 | |
| Sebzeler | | Karalahana | 1770 | | Ispanak | 1260 | | Brüksellahanası | 980 | | Brokoli | 890 | | Pancar | 840 | | Kırmızı biber | 710 | | Soğan | 450 | | Mısır | 400 | | Patlıcan | 390 | |
|
|
|

|