Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Referans: 'Kaygı'


Başbakan Erdoğan'ın "İslam bütünleştirir" söylemini, yıllar önce dönemin Başbakanı Turgut Özal'dan da dinlemiştim.
Bir söyleşimizde şöyle demişti:
"Ulus devlet olmayı başaramadık. Kabul edelim ki hakikat bu. O zaman Türkiye'yi bütün halinde tutmak için Müslümanlık elimizdeki tek referans..."
Bunları söylediğinde PKK'nın yeniden saldırıları tırmandırdığı, tam azgınlaştığı süreçti.
Özal, henüz "Güneydoğu'da soruna siyasal çözüm" ya da "Federalizmi de konuşmalıyız" gibi nabız yoklamalarına başlamış değildi. Ortak payda gördüğü "İslam referansına" odaklanmıştı.
....................
Ancak... "İslam" şemsiyesinin ayrılıkçı terörün sert rüzgârlarına dayanmayacağını, yırtıldığını görmüş olmalı ki, masa altından, çaktırmadan dirsek temasları arayarak çıkar yol arayışlarına geçti.
....................
Aradan 20 yıla yakın süre geçtikten sonra ne ilginçtir ki, Başbakan Erdoğan da ülke bütünlüğü için, toplumun ortak paydası olarak gördüğü "İslam" referansına yönelmiş bulunuyor.
Sorgulanması gerekir.
- Türkiye, anlaşılan 20 yılda hâlâ başbakanın önüne bu devletin ülkesi ve ulusuyla bir ve bütün halinde tutulacağı tutarlı formül koyabilmiş değil... Ya da tam tersi... Özal'dan 20 yıl sonra göreve gelen Başbakan bile 20 yıl öncesinin yetersizliği test edilmiş referansından başka formül üretemiyor.
Türkiye'ye 20 yıldır patinaj yaptırılıyor.
- "Referansımız İslam" noktasından "referans İslam" noktasına gelinmiş olması sadece "mız" takısından feragat etmiş gibi görünmekle beraber, aslında daha da düşündürücü bir genişleme...
Bu kez referans, "tüm ülke/tüm toplum" oluyor.
.....................
Laik Türkiye'de "din" politika söylemlerine çok sık sokulmaya başlandı, tıpkı "milliyet, milliyetçilik, Türk, Kürt, Türkiyelilik, Kürt sorunu" gibi...
Bu söylemler, her gün birkaç kez tekrarlandığında aşınır, sosyal sarsıntılar yaratır. Toplum psikolojisi bozulur.
Çok mıncıklanmaması gereken, saygın duruşları olması gereken değerlerdir bunlar.
....................
Birkaç satır da "dinin birleştirici olabileceği" yolundaki söylem için...
"Referans İslam" şemsiyesi altında aynı coğrafyada bütünlük sağlamayı daha önce Sultan Abdülhamit de denemişti.
Ancak Abdülhamit dönemi ve sonrasında "İslam" ortak paydası, bütünlüğü sağlamaya yeterli oldu mu?
Olsaydı, Osmanlı topraklarından Suudi Arabistan Krallığı, Yemen, Körfez Şeyhlikleri, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan doğar mıydı? Daha önceleri de Mısır'ın bayrak açmasını, Kuzey Irak'taki toprakların elden çıkmasını "İslam referansı" önleyebilmiş miydi?
Bugün Türkiye'de siyasal formül arayanlara çözüm referansı olarak "İslam" gösterilirse, farklı söylemlerin sahipleri, Erbakan'ın deyimiyle "patates dininden" mi sayılacaklardır?
Bunlar çok tehlikeli yaklaşımlar...
....................
Türkiye insanının büyük çoğunluğu için "İslam" devlet işlerinden ayırılması, siyasal görüşlerle karıştırılmaması gereken "inanç" referansıdır.
Demokratik diyalogları ve arayışları din ölçütlerine vurmaya kalkışmak yarınlarda tartışmaları önce din eksenine, ardından "mezhep" farklılıklarına ve tarikatlara kaydırabilir.
Onları karşı karşıya getirme tehlikesi yaratabilir.
Son 1 aylık yazılarımda en az 3 kez Başbakan Erdoğan'a, "kültür derinliği olan sosyal psikologlardan danışmanlar bulmasını" öneriyorum.
Türkiye'nin kaymakta olduğu zemin, aklı başında ve sorumluluk sahibi olanların uykularını kaçıracak kadar ciddidir.
Bakınız giderek yoğunlaşan mesaj ne?..
"İktisadi krizler aşılır/aşılmıştır. Asıl kaygılandıran, ayrılıkçı terörün dönüşmekte olduğu taban hareketidir. Tabanda kitlelerin karşı karşıya getirilme olasılığıdır. Türkiye'yi Allah bundan korusun."
Türkiye insanının referansı giderek "kaygı" oluyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimlik tartışması
EKONOMİ sarı alarm veriyor ama biz günlerdir ...
Çetin ALTAN
Cüzdanla nutukçuluğun gizli ve belalı aşkı...
Bizdeki atasözleri sırtları birbirine dönük o...
Melih AŞIK
Din kardeşleri...
Başbakan Erdoğan, "Üst kimliğimiz Türkiye Cum...
Fikret BİLA
Müslümanlık ve vatandaşlık 'Kürt sorunu'nu çözer mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söyledikleri...
Hasan CEMAL
Alkol yasağı!
Stockholm'de, sanıyorum, 1984 yılıydı. Kanal ...
Yılmaz ÇETİNER
Vietnam, Sultan Süleyman, Prof. İnalcık
Vietnam'da savaşın bittiği gün Saygon'daydım....
Güneri CIVAOĞLU
Referans: 'Kaygı'
Başbakan Erdoğan'ın "İslam bütünleştirir" söy...
Can Dündar
Avrupa'da bir Türk şövalyesi
1990 Şubat ayı...
Hurşit GÜNEŞ
MB'ye yeni lakap
Yatılı okullarda öğrencilere lakap takarlar. ...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?..
TARİHÇİ Halil İnalcık ne diyor? "Kimi kimliği...
Semih İDİZ
ABD'deki dava Ermeni meselesi açısından dönüm noktası
Yasemin Çongar'ın, gazetemizin önceki gün man...
Sami KOHEN
Farklı bir kimlik örneği...
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın "alt-üst kimlik" i...
Hasan PULUR
Türk kimdir? (1)
BİR konuyu ne kadar anlatmaya çalışsanız, dil...
Derya SAZAK
Solda yenilenme
DİSK'nin Bolu'da başlattığı konferanslar dizi...
Meral TAMER
Bir rektörün gözüyle Van'da neler oluyor?
Günlerdir telefonlarım durmuyor. Hepsi de Van...
Yaman TÖRÜNER
Enflasyon hedeflemesi için erkendi
Merkez Bankası 3 yıl için yaptığı enflasyon h...
Güngör URAS
Deniz otobüslerimiz Avustralya'dan geliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin deniz otob...
Serpil YILMAZ
Gazprom ne dediyse o oldu
Tüm gelişmeler gösteriyor ki, bugüne kadar Ru...
M. Ali BİRAND
Yeni bir Kürt politikası aranıyor
Kürt sorunu, Ankara'daki derin koridorların y...

© 2005 Milliyet