Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye nereye gidiyor?..


TARİHÇİ Halil İnalcık ne diyor? "Kimi kimliğini etnikte arıyor, kimi dinde..."
Demek ki, Türk kimliği öldü veya öldürüldü. Boşluk doğdu. Son günlerdeki tartışmalardan bunu anlıyoruz.
AB'nin Ankara'daki temsilcisi Kretschmer'in sözleri belki de tüm Avrupa'ya tercüman oluyor.
"Azınlıklar Lozan'da belirtilmiştir demek ve Lozan'ı sadece Yahudi, Rum ve Ermenileri kapsayacak şekilde sınırlı olarak yorumlamak yersizdir."
Yani, AB temsilcisi, Kürt kökenlilere ve Alevi vatandaşlara "azınlıksınız" demek istiyor. Buna Kürt kökenli kardeşlerimizin büyük ekseriyeti ve Alevi vatandaşlarımız itiraz ettiler. "Biz azınlık değiliz" dediler. Çok doğru da yaptılar.
Yunanistan, Lozan'da "Türk" değil "Müslüman" yazıyor diye "İskeçe Türk Derneği"ni kapattı. Yunan yargıtayı da bunu onayladı. Yunanistan, Arnavut ve Makedon azınlıklarını da reddediyor. AB bunlara ses çıkarmıyor. Ama Türkiye'ye gelince muamele değişiyor.
Buna "çifte standart" denir.
Bu, Lozan'ı tartışma değil, açık konuşalım, Türkiye'yi parçalamaktır, parçalama isteğidir. Yugoslavya'ya reva görülenin Türkiye için de istenmesidir.
* * *
TÜRKİYE'de her gün "ekonominin iyiye gittiğini" söyleyenler var. Henüz halka aksetmese de bu iyiye gidiş söylemlerine şimdilik ihtiyatlı "evet" denilebilir. Fakat dış politikada aynı şey söylenebilir mi?
İktidarın, dış politikada "hedef"i yok desek; haksızlık mı yapmış oluruz?
Ankara'nın ilan ettiği kırmızı çizgilerin hepsi, yüz kızartımız olmaktan öte bir fonksiyonu yerine getirdi mi?
Orta Asya Türk cumhuriyetleri unutulmadı mı?
"Avrupa'da 3 milyon Türk var" diyoruz da Türkleri organize edebiliyor muyuz?
Kıbrıs'ta, referandumda Türk halkı "evet" dediği halde cezalandırılmıyor mu?
Böyle dış politika olur mu?
* * *
Tedbir almalıyız.
Bölünmeye karşı tedbir, halkın refahı için tedbir, dünyada ve bölgemizde etkin olmak için tedbir.
Oysa AKP'nin, erken seçimi akla getiren, basını, köşe yazarlarını susturmak gibi bazı eylemlere girdiği görülüyor. Kimlik sorununu bu iktidar ortaya atıyor, içki yasağını bu AKP getiriyor.
AKP, gecekondulara hizmet götürülmesine ilişkin maddeyi de bütçe tasarısına ekliyor.
Erdoğan ve AKP ısrarla, "Erken seçim yok" diyor ama 81 ilin AKP'li seçim işleri başkanları Ankara'ya çağrılınca işin rengi değişiyor.
Oysa seçim havası olumsuzlukları pekiştirmez mi?
Bazı dış güçler dost görünüp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni parçalamayı hedef ediniyor.
Bazıları içeriden, bilerek veya bilmeyerek onlara yardımcı oluyor.
İktidar olanları seyrediyor.
"Sonumuz hayırlı olsun" demek yetmez...

Yoruma gerek yok
Kaya Çilingiroğlu, kızı Zehra'ya koyduğu yasakları açıklamış.
"Kızım 21 yaşına kadar bara gidemez. Başkasının evinde kalamaz."
Tecrübe konuşuyor.
Bütün kız babalarına duyurulur.

ANILAR
Hasan Cemal'in kitabı
Hasan Cemal'in kitabı çıktı.
Bu kitabında Hasan Cemal "Cumhuriyet"te 11 yılı genel yayın yönetmeni olarak geçen 18 senelik anılarını toplamış. İsmini de "Cumhuriyet'i Çok Sevdim" koymuş.
Kitap, gazete içindeki bir savaşı anlatıyor. Bizim bilmediğimiz, şahit olmadığımız bir savaşı. Anılardan yalnız bu "iç savaş"ı öğrenmiyoruz, Cumhuriyet'in çok başlı olduğunu da hayretle görüyoruz.
Bu anılara iki türlü bakış var.
Olumlu ve olumsuz.
Cumhuriyet'in eski çalışanlarından Okay Gönensin, Hadi Uluengin, Cengiz Çandar, Enis Berberoğlu gibi isimler Hasan Cemal'in görüşüne katılanlar olarak sayılabilir.
Bu anıları olumsuz bulanlar ise "Kol kırılır, yen içinde kalır" demeye getiriyor.
Bunlar, "18 yılın 11 yılında yönetimin başında görünen Hasan Cemal şimdi beğenmediğini yazdığı faaliyetlere ortak sayılmaz mı?" diye de soruyorlar.

DEVLETE NE?
İçmek veya içmemek
İsteyen içsin. Yasak niye?
(1) Ama, içip de başkasını rahatsız edenin gözünün yaşına bakılmasın.
(2) İçki ruhsatı bir yana, gazino, lokanta, bar, eğlence yeri ve benzerleri için konut alanları içinde ruhsat verilmesin.
Peki bunun aksi oluyor mu?
Olmasa yazar mıyız?
1. Levent Meydanı'nda yeni bir lokanta açıldı. Güzel bir yer. "Gidelim" dedim.
Sonradan oranın içkisiz olduğunu öğrendim. Caydım. Ben fazla içen biri değilim. Ama içki vermeyen o yer benim özgürlüğümü kısıtlıyor gibi geldi, onun için gitmedim.
İsteyen içer, isteyen içmez. Devlet ve yerel yönetimler burada kişilerin yerine karar vermemeli.
Ama başta dediğimiz gibi, devlete ve yerel yönetimlere düşen, konut alanları içinde gürültü, görüntü ve diğer çeşitli kirliliğe yol açan işyerlerine ruhsat vermemek, açılmalarına engel olmaktır.
Bugüne kadar bu işyerlerine engel olunmadı da.

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimlik tartışması
EKONOMİ sarı alarm veriyor ama biz günlerdir ...
Çetin ALTAN
Cüzdanla nutukçuluğun gizli ve belalı aşkı...
Bizdeki atasözleri sırtları birbirine dönük o...
Melih AŞIK
Din kardeşleri...
Başbakan Erdoğan, "Üst kimliğimiz Türkiye Cum...
Fikret BİLA
Müslümanlık ve vatandaşlık 'Kürt sorunu'nu çözer mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söyledikleri...
Hasan CEMAL
Alkol yasağı!
Stockholm'de, sanıyorum, 1984 yılıydı. Kanal ...
Yılmaz ÇETİNER
Vietnam, Sultan Süleyman, Prof. İnalcık
Vietnam'da savaşın bittiği gün Saygon'daydım....
Güneri CIVAOĞLU
Referans: 'Kaygı'
Başbakan Erdoğan'ın "İslam bütünleştirir" söy...
Can Dündar
Avrupa'da bir Türk şövalyesi
1990 Şubat ayı...
Hurşit GÜNEŞ
MB'ye yeni lakap
Yatılı okullarda öğrencilere lakap takarlar. ...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?..
TARİHÇİ Halil İnalcık ne diyor? "Kimi kimliği...
Semih İDİZ
ABD'deki dava Ermeni meselesi açısından dönüm noktası
Yasemin Çongar'ın, gazetemizin önceki gün man...
Sami KOHEN
Farklı bir kimlik örneği...
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın "alt-üst kimlik" i...
Hasan PULUR
Türk kimdir? (1)
BİR konuyu ne kadar anlatmaya çalışsanız, dil...
Derya SAZAK
Solda yenilenme
DİSK'nin Bolu'da başlattığı konferanslar dizi...
Meral TAMER
Bir rektörün gözüyle Van'da neler oluyor?
Günlerdir telefonlarım durmuyor. Hepsi de Van...
Yaman TÖRÜNER
Enflasyon hedeflemesi için erkendi
Merkez Bankası 3 yıl için yaptığı enflasyon h...
Güngör URAS
Deniz otobüslerimiz Avustralya'dan geliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin deniz otob...
Serpil YILMAZ
Gazprom ne dediyse o oldu
Tüm gelişmeler gösteriyor ki, bugüne kadar Ru...
M. Ali BİRAND
Yeni bir Kürt politikası aranıyor
Kürt sorunu, Ankara'daki derin koridorların y...

© 2005 Milliyet