Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir rektörün gözüyle Van'da neler oluyor?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörü ve YÖK üyesi Prof. Ataç'a göre Van'daki olaylar, iktidarın üniversiteleri teslim alma operasyonunun bir parçası


Günlerdir telefonlarım durmuyor. Hepsi de Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın için...
Dün sabah ilk telefon, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörü ve YÖK'ün yeni seçilen üyesi Prof. Dr. Engin Ataç'tan geldi. 8 yıl rektörlük yapan ve yakında rektörlük görevi sona erecek olan Prof. Ataç, kendi deneyimlerinin ışığında, mali mevzuatın karmaşıklığı nedeniyle Türkiye'de bir rektörün karşılaşabileceği sıkıntıları ve kişi olarak Prof. Aşkın'ı şöyle anlatıyor:
"Yücel, gerçekten her açıdan çok iyi yetişmiş, çok donanımlı bir insandır. O donanımını, o entellektüel birikimini rektörlüğüne de yansıtmış bir insandır ve onun rektör olması Türkiye için büyük bir şanstır. Bunun devam etmesi de en büyük dileğim. Avrupa Birliği üyeliğine hazırlandığımız ve kalite aradığımız bir dönemde Yücel, biçilmiş kaftandır."

'Usulsüzlük olabilir'
"Usulsüzlük olabilir, hepimiz için olmuştur. Çünkü bulunduğumuz mevkide yapılan iş, son derece komplike ve karmaşık mali mevzuat nedeniyle hiç de kolay değildir. Üniversitelerde bu mevzuatı uygulayan insanların nitelikleri de çoğunlukla mevzuatı doğru uygulamak konusunda yetersiz kalır. Tıp doktoru bir rektörün (İstanbul Üniversitesi Rektörü), geçenlerde "Bizi ihale mevzuatından kurtarın" diye serzenişini hatırlayın.
Bu karmaşık mevzuatı uygulayan rektör farkında bile olmadan, uygulamada bazı usulsüzlükler olabilir. Alt kademede bazı işlerin çözülebilmesi için ufak - tefek usül hataları yapılmış olabilir. Burada önemli olan, devleti zarara uğratmamak ve insanların haksız kazanç elde etmemesidir. Önemli olan niyettir ve rektörün kendi boğazından bir şey geçip geçmemesidir.
Suiistimal yapılıyorsa, o kesinlikle kabul edilemez. Ama iyi niyetle ya da tamamen dikkatsizlik nedeniyle bazı usül hatalarını hepimiz yapmışızdır."

'Sürekli denetleniriz'
"Türk üniversiteleri, o kadar çok denetlenen kurumlar ki... Sayıştay denetçileri, YÖK denetçileri, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Kontrolörleri ve gerektiği hallerde de Maliye Müfettişleri, periyodik olarak her sene 2 ya da 3 kez bizleri denetlemeye gelirler.
Van Üniversitesi'nde 1996'da olan bir işlem, kim bilir kaç kere denetimden geçmiştir? Mali mevzuat açısından bir sıkıntı ya da yolsuzluk olsaydı, bu kadar denetimde zaten daha önceden ortaya çıkardı. Şimdi mi akıllarına geldi?"

2. hedef 19 Mayıs
Prof. Ataç'a göre Van'daki hukuk dışı uygulama, AKP iktidarının üniversiteleri teslim alma operasyonunun bir parçası ve bu operasyon Van ile sınırlı kalmayacak. Ataç diyor ki:
"Van'dakine benzer bir soruşturmayı Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde de başlattılar. 19 Mayıs'la ilgili olarak şu anda Meclis araştırması başlatılmış durumda. Ve bu Meclis araştırmasını başlatan kişiyi, yani o araştırmanın açılmasını isteyen kişiyi de, Araştırma Komisyonu'nun başına getirdiler!
Sırada Malatya Üniversitesi'nin olduğunu duyuyoruz. Üniversiteleri başka türlü çökertemeyince, toplumun hassas noktası olan "yolsuzluk"tan vurmaya çalışıyorlar."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimlik tartışması
EKONOMİ sarı alarm veriyor ama biz günlerdir ...
Çetin ALTAN
Cüzdanla nutukçuluğun gizli ve belalı aşkı...
Bizdeki atasözleri sırtları birbirine dönük o...
Melih AŞIK
Din kardeşleri...
Başbakan Erdoğan, "Üst kimliğimiz Türkiye Cum...
Fikret BİLA
Müslümanlık ve vatandaşlık 'Kürt sorunu'nu çözer mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söyledikleri...
Hasan CEMAL
Alkol yasağı!
Stockholm'de, sanıyorum, 1984 yılıydı. Kanal ...
Yılmaz ÇETİNER
Vietnam, Sultan Süleyman, Prof. İnalcık
Vietnam'da savaşın bittiği gün Saygon'daydım....
Güneri CIVAOĞLU
Referans: 'Kaygı'
Başbakan Erdoğan'ın "İslam bütünleştirir" söy...
Can Dündar
Avrupa'da bir Türk şövalyesi
1990 Şubat ayı...
Hurşit GÜNEŞ
MB'ye yeni lakap
Yatılı okullarda öğrencilere lakap takarlar. ...
Doğan HEPER
Türkiye nereye gidiyor?..
TARİHÇİ Halil İnalcık ne diyor? "Kimi kimliği...
Semih İDİZ
ABD'deki dava Ermeni meselesi açısından dönüm noktası
Yasemin Çongar'ın, gazetemizin önceki gün man...
Sami KOHEN
Farklı bir kimlik örneği...
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın "alt-üst kimlik" i...
Hasan PULUR
Türk kimdir? (1)
BİR konuyu ne kadar anlatmaya çalışsanız, dil...
Derya SAZAK
Solda yenilenme
DİSK'nin Bolu'da başlattığı konferanslar dizi...
Meral TAMER
Bir rektörün gözüyle Van'da neler oluyor?
Günlerdir telefonlarım durmuyor. Hepsi de Van...
Yaman TÖRÜNER
Enflasyon hedeflemesi için erkendi
Merkez Bankası 3 yıl için yaptığı enflasyon h...
Güngör URAS
Deniz otobüslerimiz Avustralya'dan geliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin deniz otob...
Serpil YILMAZ
Gazprom ne dediyse o oldu
Tüm gelişmeler gösteriyor ki, bugüne kadar Ru...
M. Ali BİRAND
Yeni bir Kürt politikası aranıyor
Kürt sorunu, Ankara'daki derin koridorların y...

© 2005 Milliyet