Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kolejler sınavı artık yok


Anadolu liseleri ve kolejlere giriş artık tek sınavla olacak. Sınavla öğrenci alan diğer tüm liseler gibi özel Türk ve yabancı okullar da Ortaöğretim Kurumlarına Giriş Sınavı (OKS) ile öğrenci alacak.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu konuda kesin talimat verdiğini, ertelemenin ya da vazgeçmenin söz konusu olmadığını ve bu öğretim yılından itibaren kolejler için ayrı bir sınav yapılmayacağını söyledi.
Çelik, tercihlerle ilgili çalışmaların ise hâlâ devam ettiğini söyledi. İki aşamalı bir tercih sisteminin artıları ve eksileriyle masaya yatırıldığını belirten Çelik, "Önce anadolu liselerinde kayıtlar yapılacak, ardından da özel okullara geçilecek, bu yönde eğilim var" dedi.
Anadolu liselerindeki kayıt takviminin öne çekileceğini hatırlatan Çelik, "Anadolu liseleri ve diğer devlet okullarında kayıtlar bittikten sonra özel okulların kayıtları başlayacak" şeklinde konuştu.
Yeni sisteme göre öğrenciler anadolu liseleri için ayrı, özel okullar için de ayrı bir tercih listesi hazırlayacak. Yerleştirme ise merkezi sistemle yapılacak.
Sınav teke indirilse de, öngörülen iki farklı tercih listesi, mevcut karışıklığı tümüyle ortadan kaldırmayacak. Anadolu liselerine kayıtlarını yaptıran öğrenciler, istedikleri bir koleji kazandıklarında kayıtlarını alıp bu okula gidecekler. Dolayısıyla anadolu liseleri ile kolejler arasındaki bu gel-git hiçbir şekilde ortadan kalkmayacak.
Anadolu liselerine kayıt olan bir öğrenciye, kolejlere kayıt yasağı getirilmesi ise ne hukuki ne de akademik açıdan etik olmaz.
Bakanlığın bu konuda, tıpkı tek sınav gibi tek tercih listesi kararı alması gerekiyor. Özel okulların istekleri doğrultusunda böyle bir uygulamaya gidilmesi, MEB'i daha fazla yıpratmanın ötesinde bir işe yaramaz! Başvuruların 30 Ocak / 28 Şubat arasında yapılması bekleniyor.

Kampuslar dışarı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, "Üniversite kampusları şehir dışına taşınsın" demiş. Belli ki bu konuların çok uzağında. Üniversitesiz bir kent, ışıksız bir kente benzer ki, tanıdığımız, bildiğimiz Topbaş, böyle bir şeyi kesinlikle istemez.
İstanbul'un bu aşırı nüfus artışını artık taşıyamadığı kesin. Ama bu kentten ille de birileri gidecekse, en son gidecek, üniversiteler olmalıdır. İstanbul'un nüfusu 10 milyonu aşıyor. Her yıl 400 bin göç alıyor. Toplam üniversite öğrencisinin sayısı ise 250 bin. Asıl kalabalık ilk ve orta dereceli okullarda. Onlarda ve kurslarda 2.5 milyon öğrenci var. Oldu olacak onları da göndersin diyenler de çıkabilir ki, bu tartışma da hiçbir yere varmaz.
Kampus modelinin mucidi ABD, çoktan bu sistemden vazgeçti. Çünkü toplumdan uzak asosyal nesiller yetişiyor kaygısı yaşandı. Bu yüzden kent üniversiteleri yeniden tercih nedeni oldu. Hele hele Çanakkale, Balıkesir, Bilecik gibi kentlere kampus kurulsun önerisi ise bu konudaki bilgi yetersizliğini iyice ortaya koyuyor. Bu kentlerimizin hepsinde de üniversite var. Ama oradaki öğrencilerin tercihi de yine İstanbul'dan yana. Çünkü İstanbul'da yaşamak istiyorlar. Dün bu yönde gelen maillerden biri, "Bu öneriyi getiren Topbaş da gidip Bilecik'te belediye başkanlığı yapsın" şeklindeydi.
Anlayacağınız, incir kabuğunu doldurmayan tartışmalar zincirine bir yenisi daha eklendi. Hayırlı uğurlu olsun.
Önceki gün, Milliyet, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve hayırseverlerin desteğiyle yapılan okul ve yurtların açılışı için Mardin'deydik. Bakan Çelik, okul adları uzun oluyor diye Çağdaş Yaşam'ın ve hayırseverlerin isimlerini çıkarma önerisi getirdi. Alın size anlamsız bir tartışma daha. Bu kafayla yakında uzun diye Milli Eğitim Bakanlığı'nın önündeki Milli kelimesi de kaldırılırsa hiç şaşırmamak gerekir.
Özetin özeti: Düşünmeden konuşmak alışkanlık haline geldi. Bu konunun üstadı ise Başbakan Erdoğan. O öyle olunca, arkadaşları ondan geri kalır mı?

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Millet' tartışması
TÜRKİYE hâlâ "millet" kavramını tartışıyor. B...
Çetin ALTAN
Yöneticilerimizin "dünya vatandaşlığı" egzersizleri...
Üstünde yaşadığımız "Yer" yuvarlağının üçte 2...
Melih AŞIK
Atatürk'ün şefleri!
Hekim okurumuz, Ankara Atatürk Eğitim ve Araş...
Fikret BİLA
'Ben de ağlardım'
CHP lideri Deniz Baykal, hastanede ziyaret et...
Hasan CEMAL
Beyaz kurdele!
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Güneri CIVAOĞLU
Derviş BM'nin başına mı?
Kemal Derviş'in BM Genel Sekreteri adayı olma...
Can Dündar
Rektörün tutukluluğu Avrupa hukukuna ters
Strasbourg'da Rıza Türmen'le buluştuk. Türmen...
Abbas GÜÇLÜ
Kolejler sınavı artık yok
Anadolu liseleri ve kolejlere giriş artık tek...
Semih İDİZ
Günahım senin değil benim derdim!
AB yolunda gösterdiği çabalar nedeniyle hüküm...
Sami KOHEN
Sıfıra sıfır...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün İsta...
Hasan PULUR
Din kardeşliği denilince...
BAŞBAKAN Erdoğan, uzak diyarlardan Türkiye üz...
Derya SAZAK
Aşkın'ın durumu
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yü...
Meral TAMER
Damlaya damlaya göl de olur, siyasi linç de...
Van Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkı...
Tamer HEPER
Anayasa "alkolden koruyun mu" diyor?
Kuru yerde sel götürüyor derler ya, işte o du...
Yaman TÖRÜNER
Ya milli devlet ya Avrupa Birliği
Birkaç ay önce göreve başlayan Belçika'nın İs...
Güngör URAS
Cumhuriyet'i seviyorum
Hasan Cemal'in "Cumhuriyet'i çok sevmiştim" b...
M. Ali BİRAND
Gençtiniz, 32. Gün ile birlikte büyüdük
Doğrusunu söylemek gerekirse, hiç tahmin etmi...

© 2005 Milliyet