Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sıfıra sıfır...


KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün İstanbul Kültür Üniversitesi'ndeki konuşmasının bir yerinde, ilginç bir söz sarf etti. Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB'nin KKTC'nin izolasyonuna son vermesine karşı çıkardığı engele değinirken, Talat, "Rumlar AB'de amiyane tabiriyle ensemizde boza pişiriyorlar" diye yakındı...
Gerçekten de öyle. Papadopulos yönetimi, Rum kesiminin Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında AB'deki varlığını, Türklere karşı çeşitli engellemelere girişmek için fırsat olarak kullanıyor. Ve ne yazık ki, çoğu zaman koca AB'yi peşinden sürüklemeyi beceriyor.
Rum yönetiminin son "numarası", tüzükler paketi ile ilgili. Rumlar bu aşamada tam istedikleri gibi bir karar çıkartamadı, ama AB'nin gerek KKTC'ye 259 milyon euro'luk mali desteği sağlaması, gerekse "direkt ticaret"in yapılması ile ilgili kararını bloke edebildi.
Evet, dün Türk basınında da belirtildiği gibi, KKTC'nin ve Türkiye'nin yoğun çabaları sonunda AB Komisyonu, "geri adım attı". Türk diplomasisi bu kadarını başarabildi. Ama sonunda ne oldu? Gerek mali destek, gerekse direkt ticaret ile ilgili tüzükler rafa kaldırıldı.
* * *
Kıbrıs'ta Nisan 2004'te yapılan referandumdan sonra, AB "evet" diyen KKTC'nin lehinde bir tavır alma ihtiyacını duymuştu. Birlik, Türklere yıllardan beri uygulanan ambargoyu sona erdirecek adımlar atacak ve böylece Kıbrıs adı altında sadece Rum tarafını üye yapma kararını bir nebze dengeleyecekti.
Ama Kıbrıs Rum Kesimi üyeliğini garantiledikten sonra, AB'yi kendi görüş ve istekleri doğrultusuna çekmek için çeşitli manevralara girişti. İşte 259 milyon euro'luk mali yardım ile direkt ticaret konusunda AB'nin daha önce verdiği sözleri "beş paralık" yapmak, Papadopulos'un çevirdiği bu "numaralar"dan biri.
Rum Yönetimi, AB'nin KKTC'ye verdiği destek sözünü yerine getirmesi için, bir dizi ön şart getirdi. Örneğin Maraş'ın Rumlara iade edilmesi, Magosa limanının ortak işletime açılması, Kuzey'deki Rum mallarının hakları konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının uygulanması gibi...
Tabii Türk tarafı, 259 milyon euro'luk yardım ve direkt ticaret uğruna, aslında Kıbrıs sorununun çözümü halli için müzakere masasında tartışılacak bu konularda, Rumların ön şartlarını kabul edemezdi. Nitekim Cumhurbaşkanı Talat bunu komisyon görevlisi Olli Rehn'e ve diğer AB'li diplomatlara açıkça bildirdi. Hatta Talat bu gidişle KKTC'nin AB ile diyaloğunu dahi kesebileceği, mali yardımdan da tamamen vazgeçebileceği uyarısında bulundu. Talat'ın bu çabalarına paralel olarak Dışişleri Bakanı Gül de devreye girdi ve o da gereken uyarıları yaptı.
Sonuçta, deklarasyon "buzdolabı"na kondu. Yani KKTC'nin aleyhinde bir karar çıkmadı. Ama pratikte "izolasyona son" bağlamında sonuç, "sıfıra sıfır elde var sıfır"dan ibaret!
* * *
Bu olay bir kez daha şunu gösteriyor: "Referandum sonrası boynu bükük duruma düşen Rum tarafı, hızla toparlanıp yeniden suyun üstüne çıkıverdi. Özellikle AB üyeliği, Papadopulos'a müthiş bir cesaret ve manevra kabiliyeti sağladı. Bunu her fırsatta kullanıyor.
Ama açıkçası asıl kabahat AB'de. O AB ki, bütün gücüne karşı, 700 bin nüfuslu bir "yarım porsiyon" üye devletin isteklerine boyun eğiyor, ayak oyunlarına yenik düşüyor. Yakışır mı?..

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Millet' tartışması
TÜRKİYE hâlâ "millet" kavramını tartışıyor. B...
Çetin ALTAN
Yöneticilerimizin "dünya vatandaşlığı" egzersizleri...
Üstünde yaşadığımız "Yer" yuvarlağının üçte 2...
Melih AŞIK
Atatürk'ün şefleri!
Hekim okurumuz, Ankara Atatürk Eğitim ve Araş...
Fikret BİLA
'Ben de ağlardım'
CHP lideri Deniz Baykal, hastanede ziyaret et...
Hasan CEMAL
Beyaz kurdele!
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Güneri CIVAOĞLU
Derviş BM'nin başına mı?
Kemal Derviş'in BM Genel Sekreteri adayı olma...
Can Dündar
Rektörün tutukluluğu Avrupa hukukuna ters
Strasbourg'da Rıza Türmen'le buluştuk. Türmen...
Abbas GÜÇLÜ
Kolejler sınavı artık yok
Anadolu liseleri ve kolejlere giriş artık tek...
Semih İDİZ
Günahım senin değil benim derdim!
AB yolunda gösterdiği çabalar nedeniyle hüküm...
Sami KOHEN
Sıfıra sıfır...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün İsta...
Hasan PULUR
Din kardeşliği denilince...
BAŞBAKAN Erdoğan, uzak diyarlardan Türkiye üz...
Derya SAZAK
Aşkın'ın durumu
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yü...
Meral TAMER
Damlaya damlaya göl de olur, siyasi linç de...
Van Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkı...
Tamer HEPER
Anayasa "alkolden koruyun mu" diyor?
Kuru yerde sel götürüyor derler ya, işte o du...
Yaman TÖRÜNER
Ya milli devlet ya Avrupa Birliği
Birkaç ay önce göreve başlayan Belçika'nın İs...
Güngör URAS
Cumhuriyet'i seviyorum
Hasan Cemal'in "Cumhuriyet'i çok sevmiştim" b...
M. Ali BİRAND
Gençtiniz, 32. Gün ile birlikte büyüdük
Doğrusunu söylemek gerekirse, hiç tahmin etmi...

© 2005 Milliyet