|
Din kardeşliği denilince...
BAŞBAKAN Erdoğan, uzak diyarlardan Türkiye üzerine felsefi, sosyolojik ve siyasi yorumlar yapıyor, ahkâm yürütüyor.
Başbakan'a göre, Türkiye'deki etnik unsurları birbirine bağlayan sadece dindir, Çerkez'i de, Boşnak'ı da, Arap'ı da, Gürcü'sü de, Kürt'ü de hepsi Müslümandır. O halde bunları bir arada tutan Müslümanlıktır.
***
PEKİ, Güneydoğu'da ölenler, öldürülenler Müslüman değil mi?
Bugün Irak'ta, Amerikan işgalinden sonra, birbirlerini katleden Sünnilerle, Şiiler Müslüman değil mi?
Maraş ve Sivas katliamlarında öldürülenler ile öldürenler Müslüman değil mi?
Hıristiyan mı, Musevi mi, Mecusi mi, ateist mi?
***
EVET, din kardeşliği diye bir kavram vardı, ama bu kardeşlik nasıl bir kardeşliktir ki, Müslüman Müslümanı katleder?
Sonra, eğer Başbakan dini "üst kimlik" olarak görüyorsa laik Türkiye Cumhuriyeti'nin başka dinden olan ya da dinsiz vatandaşları "alt kimlik" mi olacak?
***
BU din kardeşliğinin bizim tarihimizde örnekleri (!) çoktur.
Birinci Cihan Savaşı'nda Arabistan çöllerinde uğradığımız ihanet, din kardeşliğine uyar mı?
Falih Rıfkı Atay, "Zeytindağı"nda, Mehmetçik'in, peygamberin kabrini Ravza-i Mutahhara'yı korurken, onlara saldıran Arapların İngiliz altınlarıyla kışkırtıldığını anlatır.
Ya şunlar kimdi?
"Bir kuru hurma bulamayıp derisi iskeletine yapışmış olanlar, iskorbüt hastalığından çürümüş, dökülen dişleriyle, yara içindeki ağızlarında kavrulmuş çekirgeyi yemeğe çalışanlar."
Bunlar peygamberin mezarını korumak için Arabistan çöllerine gönderilen Anadolu'nun Müslüman çocuklarıydı.
Bu nasıl din kardeşliğiydi?
***
BAŞBAKAN, "Demokrasi amaç değil araçtır" diyen eski söylemini bu sefer daha da geliştirdi:
"Din de araçtır!" dedi.
Peki, amaç nedir?
İnsanların mutluluğu, demokrasi de, din de mutluluk için araçtır...
Böyle diyor Başbakan...
Oysa, böyle düşünmeyenler de var:
"İslamı demokrasiyle, liberalizmle, rasyonalizmle açıklayamayız. İslam demokrat değildir. İslamın kendi değerleri, ölçüleri vardır. Dinde zorlama yoktur, fakat İslamda vardır. Bir insan bu sözleşmenin altını imzalamışsa ve bunlara uymuyorsa cezalandırılır. Mesela Müslüman kadın başı açık gezemez, (gezerse) alırsın cezalandırırsın."
Dün böyle diyenlerin, bugün demokrasiye inanıp demokrasiyi insanların mutluluğu için, araç kabul ettiklerine inanacak mıyız?
***
ANLAŞILAN Başbakan'ın kafası biraz karışık...
Önce "Kürt sorunu vardır, Kürt sorunu benim sorunumdur" diyeceksin, arkadan "Tek millet, tek bayrak, tek devlet" diyeceksin, "Üst kimlik, alt kimlik" tartışması açacaksın, sonunda "Üst kimlik dindir" diyen "ümmetçilik kapısı"nı açacaksın, gayrimüslimlere bu kapıyı kapatacaksın...
Evet, Başbakan'ın kafası bugünlerde karışık...
Herhalde kafasında o kadar çok bilgi var ki!
Hepsi birbirine karışıyor.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|