|
Anayasa "alkolden koruyun mu" diyor?
Kuru yerde sel götürüyor derler ya, işte o durumdayız. Nedense birdenbire iktidarın aklına gençliği korumak geldi. İçki satan yerleri "Kırmızı Noktada" toplamak. Gençliğin korunması denilince akla gelen bu mudur?
Yıllardır yazdığım ve çok fazla dikkat çektiğim, ancak kimsenin aldırmadığı tinerci çocuklar sorunu var. Küçücük çocuklar, yıllarca tiner koklaya koklaya beyinlerini yediler, şimdi ortalıkta cezai ehliyeti olmadan "serseri mayın" gibi geziyorlar, kime çarpacakları belli değil. Peki bu çocuklar korunması gereken bizim çocuğumuz değil mi?
Ya İstanbul Emniyet Müdürü'nün elini öpüp yüz bilmem kaç defa sokağa salınan ve daha kapıda "Yine çalacağım" diyen çocuk ve yüzlerce benzeri bizim çocuğumuz değil mi, onlar niye korunmuyor?
Ya tanesi 5 YTL'ye kadar düşen ve köşe başlarında satılan uyarıcı ve uyuşturucudan çocuklarımızı koruyabildik mi?
Peki ya, eğitim, öğrenim ve iş imkânından yoksun bırakılıp kapkaççı olan çocuklarımız. Yoksa onlar da mı bizim çocuğumuz değil?
Bitmedi, bir de her nasılsa tinerci, sokak çocuğu, kapkaççı veya keş olmamış henüz sağlam kafaya sahip birkaç çocuğumuzu, yukarıda saydığım elden çıkmışların saldırısından koruyabiliyor muyuz? Asla. Peki ne yapalım? Çözüm bulundu. İçkili lokantaları şehir dışına taşıyalım. Çünkü Anayasa bu görevi veriyor. Peki üstte saydığım görevleri vermiyor mu? Bilmem, bu bir eğitim meselesi, demek ki vermiyor, biz ne anlarız, bilenler böyle söylüyor.
İşin ciddi yanı şu, laiklik kalesine türban cenahından saldırı gedik açamadı. O halde taarruzu sağ cenaha kaydırıp alkol gediği açalım, yoksa taban kayacak. Varsın toplum gerilsin, varsın turist gelmesin ne gam.
tamerheper@host.com
|
|