Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Anayasa "alkolden koruyun mu" diyor?


Kuru yerde sel götürüyor derler ya, işte o durumdayız. Nedense birdenbire iktidarın aklına gençliği korumak geldi. İçki satan yerleri "Kırmızı Noktada" toplamak. Gençliğin korunması denilince akla gelen bu mudur?
Yıllardır yazdığım ve çok fazla dikkat çektiğim, ancak kimsenin aldırmadığı tinerci çocuklar sorunu var. Küçücük çocuklar, yıllarca tiner koklaya koklaya beyinlerini yediler, şimdi ortalıkta cezai ehliyeti olmadan "serseri mayın" gibi geziyorlar, kime çarpacakları belli değil. Peki bu çocuklar korunması gereken bizim çocuğumuz değil mi?
Ya İstanbul Emniyet Müdürü'nün elini öpüp yüz bilmem kaç defa sokağa salınan ve daha kapıda "Yine çalacağım" diyen çocuk ve yüzlerce benzeri bizim çocuğumuz değil mi, onlar niye korunmuyor?
Ya tanesi 5 YTL'ye kadar düşen ve köşe başlarında satılan uyarıcı ve uyuşturucudan çocuklarımızı koruyabildik mi?
Peki ya, eğitim, öğrenim ve iş imkânından yoksun bırakılıp kapkaççı olan çocuklarımız. Yoksa onlar da mı bizim çocuğumuz değil?
Bitmedi, bir de her nasılsa tinerci, sokak çocuğu, kapkaççı veya keş olmamış henüz sağlam kafaya sahip birkaç çocuğumuzu, yukarıda saydığım elden çıkmışların saldırısından koruyabiliyor muyuz? Asla. Peki ne yapalım? Çözüm bulundu. İçkili lokantaları şehir dışına taşıyalım. Çünkü Anayasa bu görevi veriyor. Peki üstte saydığım görevleri vermiyor mu? Bilmem, bu bir eğitim meselesi, demek ki vermiyor, biz ne anlarız, bilenler böyle söylüyor.
İşin ciddi yanı şu, laiklik kalesine türban cenahından saldırı gedik açamadı. O halde taarruzu sağ cenaha kaydırıp alkol gediği açalım, yoksa taban kayacak. Varsın toplum gerilsin, varsın turist gelmesin ne gam.

tamerheper@host.com








Taha AKYOL
'Millet' tartışması
TÜRKİYE hâlâ "millet" kavramını tartışıyor. B...
Çetin ALTAN
Yöneticilerimizin "dünya vatandaşlığı" egzersizleri...
Üstünde yaşadığımız "Yer" yuvarlağının üçte 2...
Melih AŞIK
Atatürk'ün şefleri!
Hekim okurumuz, Ankara Atatürk Eğitim ve Araş...
Fikret BİLA
'Ben de ağlardım'
CHP lideri Deniz Baykal, hastanede ziyaret et...
Hasan CEMAL
Beyaz kurdele!
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Güneri CIVAOĞLU
Derviş BM'nin başına mı?
Kemal Derviş'in BM Genel Sekreteri adayı olma...
Can Dündar
Rektörün tutukluluğu Avrupa hukukuna ters
Strasbourg'da Rıza Türmen'le buluştuk. Türmen...
Abbas GÜÇLÜ
Kolejler sınavı artık yok
Anadolu liseleri ve kolejlere giriş artık tek...
Semih İDİZ
Günahım senin değil benim derdim!
AB yolunda gösterdiği çabalar nedeniyle hüküm...
Sami KOHEN
Sıfıra sıfır...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün İsta...
Hasan PULUR
Din kardeşliği denilince...
BAŞBAKAN Erdoğan, uzak diyarlardan Türkiye üz...
Derya SAZAK
Aşkın'ın durumu
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yü...
Meral TAMER
Damlaya damlaya göl de olur, siyasi linç de...
Van Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkı...
Tamer HEPER
Anayasa "alkolden koruyun mu" diyor?
Kuru yerde sel götürüyor derler ya, işte o du...
Yaman TÖRÜNER
Ya milli devlet ya Avrupa Birliği
Birkaç ay önce göreve başlayan Belçika'nın İs...
Güngör URAS
Cumhuriyet'i seviyorum
Hasan Cemal'in "Cumhuriyet'i çok sevmiştim" b...
M. Ali BİRAND
Gençtiniz, 32. Gün ile birlikte büyüdük
Doğrusunu söylemek gerekirse, hiç tahmin etmi...

© 2005 Milliyet