|
 |
|
|
Artık su değil kitap taşıyor
Milliyet gazetesinin başlattığı "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının ilk günlerinde Mardin'in bir köyünde, su taşırken rastlamıştık Emine'ye... Kampanya sayesinde hayatı değişen Emine, artık okulunda kitaplarını taşıyor
Pınar Aktaş - Mardin
Milliyet gazetesinin, kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla 23 Nisan'da başlattığı "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının ilk günlerinde Mardin'in Derik ilçesi Çataltepe köyünde su taşırken bulduğu Emine Savucu (13), artık okulunda kitaplarını taşıyor. Savucu'nun o zaman "Okumak istiyorum" derken hüzünlenen gözleri bugün parlıyor.
Milliyet, kampanyanın başladığı tarihlerde sorunları yerinde tespit etmek için Doğu ve Güneydoğu illerinde dolaşıp kızlara okula neden gidemediklerini sormuştu. O kızlardan biri de Emine olmuştu.
Çocuklarını okutmak konusunda çok istekli olan ancak okul uzak olduğu için köylerine bir ilköğretim okulu isteyen Çataltepe'de, Emine gibi onlarca kız bulunuyordu.
Avukat olmak istiyordu
Köy okulunda beşinci sınıfa kadar okuyan ancak maddi imkânsızlıklar ve uzaklık nedeniyle okula devam edemeyen Emine, okumak ve avukat olmak istediğini söylüyordu. Ama artık onun işi ailesiyle birlikte mevsimlik işçi olarak Türkiye'nin değişik bölgelerine gitmekti.
Bu haberin yayımlanmasının ardından Emine hayatına devam etti. Yine evde annesine işlerde yardım etti, su taşıdı. Yazın da mevsimlik işçi olarak Bursa'ya domates toplamaya gitti. İki ay çalışmanın bedeli olarak 700 YTL kazandı.
Eylül ayında Mardin'e döndüğünde ise "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası sayesinde değişen bir hayat bekliyordu onu.
348, Emine Savucu
Emine, yeni eğitim-öğretim yılında Derik Gazi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda (YİBO) 6 - A sınıfında 348 numarayla yatılı olarak okul hayatına başladı. Hemen okul hayatına adapte oldu, koroya bile seçildi.
Emine artık ailesinden uzak olmasına üzülse de bunun geleceği için gerekli olduğunu düşünüyor ve sıkıca avukat olma hayaline sarılıyor. En sevdiği derslerin matematik ve Türkçe olduğunu söylüyor. Emine okumanın kendisi için anlamını da şöyle anlatıyor:
Eğer biz okuyamazsak...
"Ben sizin sayenizde kızların neden okuması gerektiğini anladım. Biz büyüyünce anne olacağız ve çocuklarımızı eğiteceğiz. Eğer okuyamazsak çocuklarımız da cahil kalacak."
Gelecekle ilgili hayallerine hayaller eklediğini de şu cümleyle özetliyor:
"Ben de okuyamayan kızların okuyabilmesi için çalışacağım."
11 kardeşin tek okuyanı
Emine'nin babası Şerif Savucu da oradaydı o gün. Kızı konuşurken mutlu olduğu her halinden belliydi. Şerif Bey, hayatında okul yüzü görmemişti. Zaten Türkçeyi de bilmediği için onunla Emine'nin tercümanlığıyla konuştuk. Emine'nin 11 çocuğunun tek okuyanı olduğunu ve ondan çok ümitli olduğunu söyledi. Emine de babasına kendisini okula gönderdiği için teşekkür eder gibiydi.
|
|
|

|