Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İki kuşak bir düet

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Mark Twain, "Ben ondört yaşında bir delikanlıyken babam o kadar cahildi ki, yaşlı adamın çevremde dolaşmasına bile dayanamazdım. Yirmibir yaşıma geldiğimde onun ne kadar çok şey öğrenmiş olduğunu görmek beni çok şaşırttı" diyerek dil çıkartır gençliğine... Sevgili kızım, hınzırlık olsun diye, yeni bir yaklaşım getirdi bu eskimeyen değerlendirmenin bildik yorumuna: "Doğrusunu isterseniz" dedi, "Babasının yedi sene önceki halini merak etmiyor değilim; Kimin haklı olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz..."
***
Çetin Altan'ın 1985'te yazdığı "Reddiye Katarları" başlıklı makalesini hatırlattım: "Her genç kuşağın durmuş oturmuş şöhret surları çevresinde, kendine geçit ararken kullandığı koçbaşlarından biri de 'reddiye'dir. Eski değer yargılarındaki aşınmışlıklara estetik birikimlerle beğenileri de yükleyerek, gelmiş geçmiş kim varsa, bir üfürükte hepsinin tozunu havaya savurursun... Reddiye eskinin yerine yepyeniyi koyarken yararlanılan bir tramplen olabilir... Dikkatleri kolayından üstüne çekebilmek için ucuzundan bir sivri kafalılık da olabilir... Ama insanlık birikiminden hiç pay almamışlığın paravanası olmaya kalktı mı, kendi yokluğuna genelleştirilmiş bir yoklukta yer arama avuntusunda öteye gidemiyor. Var olmadan reddetmenin tuzaklarında yatan cansız sayısı, mezarlıklardakinden daha çoktur..."
***
Kızıma dönüp, "Buna ne diyorsun" diye sorduğumda, bu kez hiç kendini riske atmadığını gördüm. Çiçero'nun taşeronluğu, ikimiz de rahatlatmıştı: "Keşke neyin doğru olduğunu da, yanlışı fark ettiğimiz kadar kolay bulabilesek" dedi.
Böyle "kuşaklararası" bir sohbet, Bernard Shaw'u yâdetmeden sonlanamazdı. "Babacığım" dedi, "İsterseniz hemfikir olacağımız bir cümlede uzlaşıp tadında bırakalım."
Lâfı, güncelliğini yitirmemiş bir "gülen düşünce" ile toparladık. "Bu kuşağın, sözcüklerin müziğine duyarlı olmadıklarını düşünüyorum bazen. En güzel sözcük dokusunu gördüklerinde bile, ondan algıladıkları sanat duygusu, telefon rehberine baktıklarında algıladıklarından pek farklı değildir" diyen ustaya şapka çıkarttık ister istemez.
***
Telefondaki ses sevgili İsmail Barış'a aitti ve "Bu kez baba kimliğinizle bekliyoruz sizi" diyordu. Etkin İnsan Kişisel Gelişim Enstitüsü'nün "Etkin Aile Zirvesi" konferansları için aldığım davete kızımla birlikte katılacağız. "Ailede Farklılık ve Benzerliklerin Yönetimi" üstüne bir baba-kız düeti olacak.
17 Aralık Cumartesi günü, Fransız Kültür Merkezi'nde, saat 13.00'te başlayan etkinlik iki gün sürecek. Bakalım, kuşak çatışması hakkında bizim yorumumuzu beğenecek misiniz? (0232 465 35 21 info@etkininsan.com http://www.etkininsan.com)

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
İki kuşak bir düet
Otogara servis kaldırılmamalı
Arkadaşlarımın yanındayım
Buda'nın Dhammapada'sı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet