|
Solda arayış ve kompleks!
Solda arayış! Hiç bitmeyen şarkı... Uzun yıllardır sürüp gider solda arayış. Ama bugüne kadar ne, ne kadar bulundu, bilemiyorum.
1980'li yılların başıydı.
Askeri yönetim devri henüz kapanmamıştı. Ve Ecevit, çıkardığı siyasal derginin adını Arayış koymuştu.
Ecevit'ten hoşlanmayanlar, Ankara'nın politika kulisinde dalgasını geçerdi:
Arayış bulamayış!
Sol, daha doğrusu sosyal demokrat iddialı sol yıllar boyu hep birşeyler aradı durdu. Belki zaman zaman bir şeyler bulduğunu da sandı.
Peki, ne oldu?
Kendini gerçekten yeniledi mi?
Sanmıyorum.
Bazen cilasını değiştirdi, dış cephesini daha bir parlattı. Seçim zamanları vitrinini yeniledi. Görünür yerlere yeni süs bitkileri, yeni saksılar koydu. Kulağa hoş gelen sloganlar buldu.
O kadar.
Ama fazla derine inmedi, inemedi.
Bir yer geldi, durdu. O yer, Türkiye'nin temel sorunları idi.
Kürt sorunu gibi...
Kıbrıs sorunu gibi...
Asker ve siyaset gibi...
Laiklik ve demokrasi gibi...
Pazar ekonomisi ve demokrasi gibi... Ya da sosyal demokrasi ve pazar ekonomisi gibi... Devletçilik ve sosyal demokrasi gibi...
Ermeni sorunu gibi...
Bütün bu sorunları bizim sol ya da sosyal demokratlar, gerçek gündemlerine almadılar; alır gibi yaptılar. Öyle bir an gelip kapıyı çaldığında ise bu sorunlara gerçekten el atmayı değil, etrafından dolaşmayı yeğlediler.
Üç kompleksi aşamadı bizim sol:
Devlet kompleksi...
Liberalizm kompleksi...
Milliyetçilik kompleksi...
Kürt sorunu, Kıbrıs sorunu, asker ve siyaset, laiklik ve demokrasi gibi Türkiye'nin önünü tıkayan konulara genellikle 'devletin penceresi'nden baktı bizim sol. Bu konularda 'devlet kompleksi'nden kurtulamadı.
Bir başka deyişle:
Gözünü 'asker'den ayırmadı.
Asker ne der?..
Bu soru hiç eksik olmadı.
Ekonomiyle ilgili konularda 'liberalizm kompleksi' de solun peşini hiç bırakmadı. Pazar ekonomisi sözü edilse de, daha çok kağıt üstünde kaldı bu.
Ekonomide devlet, ağır basan zihniyet olarak solda hiç eksik olmadı.
Sosyal demokratlık ile milliyetçilik de hep karıştırıldı. Kürt sorunu ve Avrupa Birliği konularında milliyetçi tavırlar hemen her zaman ön plana çıktı.
Bir başka deyişle:
Milliyetçilik kompleksi de bizim solu gölgesinde tutmayı başardı.
Avrupa'da ise tam tersi oldu.
Örneğin bir İspanya'da, Portekiz'de Almanya'da, İngiltere'de,Yunanistan'da sosyal demokratlar ya da sosyalistler, geçmişten gelen bütün bu ezberlerini bozdular.
Devletle aralarına mesafe koydular. Milliyetçiliği aştılar. Liberalizm kompleksine kapılmadan, özünde pazar ekonomisini kabul ederken, sosyal demokrasinin de gereklerini yerine getirdiler.
Böylece yenilendiler.
Bu sayede iktidara geldiler.
Bizde olmadı bütün bunlar.
Arayış hep lafta kaldı.
Boğayı boynuzlarından yakalayacak bir yeni hareket çıkmadı sahneye.
Solda arayış bugün de sürüyor.
Dileriz, bundan böyle değindiğimiz kompekslerden arınarak, ezberlerinden kurtularak yoluna devam eder arayış...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|