Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

AB'nin TSK'ya bakışı farklılaşıyor


Avrupa Birliği resmi temsilcileri, düşünürleri, stratejistleri veya parlamenterleriyle, Türkiye'yi konuştuğunuz zaman, eninde sonunda hep aynı yaklaşımla karşı karşıya kalırsınız:
"...Türk Silahlı Kuvvetleri sivil denetim altına girmeli... Demeçleriyle politikaları etkilememeli...Harcamalarının hesabını vermeli...Başbakana değil, savunma bakanına bağlanmalı..."
Onların sivil-asker ilişkisi ile bizim sivil-asker ilişkimiz birbirinden çok ayrıdır. Bundan dolayı da, Kopenhag kriterleri çerçevesinde Türkiye'nin ilerde, askerini sivil denetim altına sokmasını isterler.
Türkiye'nin sanal Ortak Üyeliği (1963-2002) süresince AB, bu konuda hiçbir zaman Ankara'nın üstüne gelmedi. Arada bir söylenir, yazılır ancak hiçbir zaman değişim için baskı yapılmazdı.
Kopenhag Kriterlerinin uygulanma zorunluğu devreye girildiğinden bu yana -yani son birkaç yıldır- baskılar artmaya başladı. Yine de dikkatli hareket ediyorlar. TSK'nın Türk toplumu içindeki yerini bildiklerinden dolayı, fazla üstümüze gelmiyorlar.
Topluluk, sivil- asker ilişkisiyle ilgili tutumunu hiçbir zaman tümünden değiştirmeyecektir. Türkiye tam üyelik noktasına geldiğinde, sivilin askeri denetiminin gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Ancak bu konuda ilginç gelişmeler var.
Özellikle 11 eylül'den itibaren yaşanan olaylar, Siyasal İslamın tetiklediği terör girişimleri, Orta Doğu'da, Rusya ve Orta Asya'da gittikçe kabaran İslamcı terör, İspanya ve İngiltere' de patlayan bombalar, Fransadaki son ayaklanmalar, Avrupa Birliğinin bazı çevrelerinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik bakışı etkilemeye başladı.
İlk defa, şimdiye kadar duymaya alışmadığımız bazı çevrelerde, TSK' nın Türkiye'de bir denge unsuru olduğu, laik- demokratik sistemin bir sigortası sayıldığı konuşuluyor.Bu sözlere bakıp, AB'nin tutumunu genelleştirmemek ve temelden bir değişim olduğunu sanmamak gerekir, ancak değerlendirmelerin tonu ve renginin farklılaştığını hissetmek mümkün.

* * *

"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK GÜCÜ LAİK SİSTEMİDİR"
Avrupa Birliğinin hangi kesimiyle konuşursanız konuşun, Türkiye' nin en önemli gücünün, elindeki en ağırlıklı kozunun laik sistemi olduğunu duyarsınız.
Hele Politik İslam'ın kabardığı, Irak'ın bölünme tehlikesi yaşadığı, El Kaida'nın üyelerinin arttığı ve her bir hücre' nin kendi başına olmadık cinayetler işlediği bu dönemde, Türkiye'nin değeri daha da artıyor.
Türkiye, Batı dünyasında örnek veya model gibi gösterilen bir ülkedir.
70 milyonluk müslüman nüfusuna rağmen, eksikleri olmasına rağmen, demokrasisi işleyen, İnsan Haklarına duyarlıkla yaklaşan, kadınlarına ikinci sınıf muamele yapmayan bir ülke.
Avrupa Birliği ve Amerika açısından, Türkiye işte bu açıdan üstünde titrenilmesi ve kaybedilmemesi gereken bir konumdadır.
Türkiye, önümüzdeki onlarca yıl istikrarsızlık merkezi olacak bir Irak'ın yanıbaşında ve sarsıntılara gebe Orta Doğu'da bir uçak gemisi gibidir. Avrupa Birliği ve ABD için, Türkiye'nin bu şekilde kalması gerekmektedir.
İşte bu açılardan bakıldığında da, Türk Silahlı Kuvvetleri -hiç değilse şimdilik- bir denge unsuru olarak görülmektedir. Türkiye'nin laik ve demokratik sisteminin iyice yerine oturana kadar, TSK'ya müsamaha ile bakılacağının işaretleri giderek artmaktadır.

* * *

PKK' NIN İŞİ GİDEREK GÜÇLEŞİYOR
Irak' taki kargaşa sürdükçe, Türkiye' nin önemi artacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve hatta İran için dahi, Türkiye'nin istikrarı önemlidir.
Olaya bu açılardan baktığımızda, son dönemlerde Ankara arka arkaya yapılan ziyaretler daha da önemsenmeli.
Önce Üst düzey Komutanlar, ardından FBI ve CIA Başkanları geldiler. Hepsinin farklı gündemleri vardı. Ancak hepsi de PKK konusunu dinlemek zorunda kaldılar. Türkiye'den birşeyler isteniyorsa, Kuzey Irak'taki PKK sorununun çözümlenmesi gerektiğini duydular.
Toplantılarda ne karar alındığını bilemiyoruz.
Alınmış olsa dahi, bunların ne oranda ve ne zaman uygulanacağını da bilemeyiz. Zira unutmayalım ki, bundan önce de çok sözler verildi, ancak tutulmadı.
Ne olursa olsun, PKK yöneticileri bu gelişmeler karşısında rahatsız olmalı, hatta paniklemeliler. Zira bu gidiş- gelişler normal değil. Hele Ankara' daki yeni bir Kürt politikası ve PKK yaklaşımı arayışlarını da bu listeye eklersek, birşeylerin hazırlandığı varsayımı giderek artıyor.
PKK ne yapacak ?
Bütün bu gelişmeleri seyir mi edecek ?
Amerika ve Avrupanın kayıtsız şartsız destek vereceğini ve Türkiye'ye baskı yapacaklarını sanıyorlarsa, çok yanılıyorlar demektir.
PKK ayağını denk almalı. Bölgede bir kazan kaynıyor ve bu kazanın içinde yok olabilirler.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Orhan Pamuk ve yargı
PAZARTESİ günü öğleden sonra haber geldi; Orh...
Çetin ALTAN
Patlıcan likörü mü, fasulye likörü mü?
Vaktiyle İstanbul Valisi Niyazi Akı'ya şaka y...
Melih AŞIK
Sakıncalı kitap!
Kitabın adı; T.C. İnkilap Tarihi ve Atatürkçü...
Fikret BİLA
MİT-CIA görüşmesinde üç çerçeve konu
MİT Müsteşarı Emre Taner ile CIA Başkanı Port...
Hasan CEMAL
Solda arayış ve kompleks!
Solda arayış! Hiç bitmeyen şarkı... Uzun yıll...
Güneri CIVAOĞLU
İki dava
Orhan Pamuk için, "Şeytan Ayetleri" kitabı ne...
Abbas GÜÇLÜ
15 + 13 + 14 yeni üniversite
15 yeni üniversite için hazırlanan yasa tasar...
Hurşit GÜNEŞ
Yıl sonunda büyüme ne olacak?
Raymond James başekonomisti Özgür Altuğ ünive...
Nail GÜRELİ
Soruşturma üzerinden tutukluluğa prim
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Sami KOHEN
Daha "normal" bir Irak için...
"NORMAL" ülkelerde seçimler konusunda önceden...
Hasan PULUR
"Türk kimdir?" sorusuna tepkiler...
GEÇEN hafta yayımladığımız, iki okurun mektup...
Meral TAMER
Türk yargı sisteminin 2 sınavı
Bu hafta tüm projektörler yargının üzerinde. ...
Ece TEMELKURAN
Sharon'u değil, Elif'i öp!
Türk milleti, geçen günlerde, neyse parası ve...
Osman ULAGAY
Ekonomi neden kafa karıştırıyor?
Geçen pazar Sabah gazetesinin ekonomi sayfası...
Güngör URAS
Telli'sini Telsiz'ini sattık (Kurtulduk mu?)
Telsim'i dün İngilizlere sattık. Kurtulduk. (...
M. Ali BİRAND
AB'nin TSK'ya bakışı farklılaşıyor
Avrupa Birliği resmi temsilcileri, düşünürler...

© 2005 Milliyet