Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Serginin yıldızı İznik seramik şişe

Kurucusu Sevgi Gönül'ün ölümünden sonra Sadberk Hanım Müzesi'nin koleksiyonu için bayrağı, dünyadaki önemli İznik koleksiyonlarından birine sahip olan yeğeni Ömer Koç devraldı

FİLİZ AYGÜNDÜZ


Türkiye'nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi, 25'inci kuruluş yıldönümünü "Asırlar Sonra Bir Arada" adlı sergiyle kutluyor. Sergide 25 yıl boyunca yurtdışından satın alınan 339 eser bir arada sunuluyor. 315'inin alımı Sevgi Gönül döneminde yapılan ve müzenin daimi koleksiyonunda sergilenen eserlere, Ömer Koç'un icra komitesi başkanlığına geçtikten sonra aldığı

24 yeni parça eklenmiş.
Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım ve Sadberk Hanım Müzesi Müdürü Hülya Bilgi, müzenin Türkiye'ye yurtdışından kazandırdığı eserlerden oluşan "Asırlar Sonra Bir Arada" sergisini anlattılar.

Serginin büyük bölümü, Sevgi Gönül'ün ölümüne dek topladığı eserlerden oluşuyor.
Erdal Yıldırım: Evet. Sevgi hanımdan sonra da Ömer Koç devraldı bayrağı. Sevgi hanımın neredeyse tüm sorumluluklarını üstlendi.

"Katalogları takip ediyoruz"

Sergide Ömer beyin aldığı kaç eser var?
Erdal Y.: 24 eser var. Ömer bey müzayede dünyasına çok yakın biri. Dünyadaki önemli İznik koleksiyonlarından biri de kendi koleksiyonu. Nadir kitaplar konusuyla da çok ilgili.

Bu eserlerin alımı nasıl yapılıyor?
Hülya Bilgi: Katalogları takip ediyoruz. Müzayede, tanıtım, otel kataloglarına üyeyiz. Bu kataloglardan eserlere bakıyor, müze için alınması uygun görüldüğü takdirde müzayedelere gidiyor ve gücümüz yettiğince alıyoruz.

Vakıf olarak Sadberk Hanım Müzesi için ne kadarlık bir bütçe öngördünüz bu yıl?
Erdal Y.: Rutin olarak aşağı yukarı 2 milyon dolar harcaması var müzenin. Vakıf her yıl böyle bir bütçeyi müzeye tahsis ediyor. Bu yılki bütçe yaklaşık 2,3 milyon YTL'ydi. Bunun da yaklaşık 1 milyon YTL'si yeni eser alımı için ayrıldı. Bütçenin tamamına yakınını kullandık gibi görünüyor.

Eserler hangi ülkelerden alındı?
Hülya B.: Yunanistan, Strasbourg, New York var. Müzayedelerin olduğu Sotheby's, Christie's, Paris'te Duro otelleri, antikacılar...

Sergide kronolojik bir kurgu var...
Hülya B.: Neolitik dönemden bir eserimiz var, MÖ 2'nci yüzyıla ait. Sonra Timur döneminden var, 14-15'inci yüzyıllardan var. Geri kalanı Osmanlı dönemine ait eserler. Bunların içinde büyük çoğunluğu İznikler oluşturuyor. Kütahya var, Çanakkale seramikleri var. Zengin bir kemer tokaları koleksiyonu ve kıyafet, işleme, dokumalar var. Bütün Osmanlı sanatını, Osmanlı sanatındaki üslup devirlerini bu eserlerde görebilirsiniz.


Zengin dokuma koleksiyonu

Sergilenen 339 eser içinde çok ilginç, mutlaka görülmesi gereken özel parçalar hangileri?
Hülya B.: Kataloğun kapağındaki eser kronolojide eksik bir parçaydı. İznik, 16'ncı yüzyıl ortasına rastlayan bir parça. Kobalt, mavi ve kırmızının yanı sıra 16'ncı yüzyılın ortalarına doğru zeytin yeşili ve mercan morunun ilave edildiği bir dönem var. O konuda zayıftık ve öyle bir eser çıkınca müzayededen bunu almamızın gerekli olduğunu düşündük. Sevgi hanımla birlikte karar verip aldık. En önemli diye ayıramasak da çok isteyerek aldığımız bir eserdi. Yeniçeri kevgiri var bu arada; Atina'dan alınmış bir eser. 192 cm. boyunda, yeniçerilerden Lazoğlu Salih tarafından yine yeniçerilere vakfedilmiş bir eser. Dokuma koleksiyonumuz da çok zengin. Sanat tarihi açısından çok önemli parçalar var.


Erdal Yıldırım: "Rekabeti farklı bir boyuta taşıyacağız"


Sadberk Hanım Müzesi'ne yeni bir yer arıyordunuz, çalışmalar ne durumda?
Şu an potansiyel birkaç yer üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu müze, vakfımız var oldukça var olacak. Dolayısıyla bir yıllık değil, 30, 50, 100 yıllık bir perspektifte bakmak; çıkabilecek ihtiyaçların çoğunluğuna cevap verecek bir proje oluşturmak gerekiyor. Mevcut bir bina satın almaktan ziyade bir arsa üzerine sıfırdan bina yapmayı düşünüyoruz. Arsa araştırıyoruz ve başarılı bir mimarla çalışmak istiyoruz. İşlev boyutunu ortadan kaldırmadan binanın da eser olarak ortaya çıkması için çalışacağız.

Yeni binanıza taşındıktan sonra İstanbul Modern ve Sabancı Müzesi ile aranızda müze savaşları başlar mı?
Bence o şu anda da olan bir tatlı rekabet ve kamuoyunda ön plana çıkan etkinliklerle de önemi artıyor. Eminim yeni bina ile bu rekabeti farklı bir boyuta taşıyacağız ve bundan kurum olarak faydalanmamızdan çok, vatandaş olarak daha çok istifade edeceğiz.







CUMARTESİ
"Fiziksel avantajım var"
Serginin yıldızı İznik seramik şişe
Avrupa listelerinde bir Türk DJ
Milli Reasürans "barlar sokağı"
Eski Budak sineması şimdi kültür merkezi
En moda
En yeni

9 aylık moda
Durdurulan söyleşinin
Milliyet Kitap geliyor!
Post-it'li giysi ve heykel yarattılar
Sinema ile tarihin buluşması





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet