
|
|
|
 |
|
|
Yüz çiçek açsın!
SELMA ile Gürkan boşanacaklar mı? Yoksa ilişkileri kurtulacak mı?" Sabah gündem maddelerimizden biri bu. O sıralarda Maliye Bakanı Unakıtan bütçe üzerine konuşuyor mesela. CNN TÜRK'te de enflasyon oranları üzerine ciddi ciddi müzakereler var. Teyzemler üşenmemişler, işi gücü bırakmışlar saçları yaptırmışlar Aydın'a koşmuşlar. Selma ile Gürkan arasındaki evlilik ilişkisini ya kurtaracaklar ya batıracaklar. Malum, Selma hamile. Dev ekranda ultrason görüntüsü var. En medyatik bebek olmaya aday. Hem bizim içimizden, hem medyatik bir çift. Ayrı yataklarda yattıklarını biliyoruz. O sırada çocuk nasıl oldu, onu izleyemedik. Aydın Bey saçınız ne olmuş öyle? Bu arada teyzemlerin yanı sıra evlenme arifesindeki genç kızlarımız da programda konuk olarak yerlerini almışlar. Gıpta ile bakıyorlar. Gözleri "keşke orada biz olsaydık Gürkan'dan çocuk yapsaydık" der gibi. Aslında bu ideal evlilik bence. Her sabah böyle yüz kişilik bir hanım ordusu karşısındasınız. Kimi kaynana, kim anne, kimi kızkardeş, kimi baldız, kimi hala konumunda. Akıl veriyorlar. "Yüz çiçek açsın" durumu. Çiftler bir güne böyle saatler süren konuşmalarla başlasalar fena mı olur? Postmodern bir evlilik anlayışı çiziliyor aslında da kimse bunun farkında değil!
* * *
SABAH programlarımızda bir gerçeği daha öğrenmiş olduk. Bazı hanımlar evlerine para karşılığı erkek striptizci çağırıyorlarmış. "Pembe Bir Oyun" programında konu gündeme geldi. Bir de ülkemiz muhafazakâr filan deniliyor. Aşmışız biz. Sonra beylerin, hanımların ağız kokuları ve vücut kokularından rahatsızlık duydukları da tartışıldı. Gerçekten aşmışız da haberimiz yok. Üç beş zengin hatun, mankenler ya da şarkıcılar arası konuşmalar değil. Benim halkım, benim vatandaşım, benim teyzelerim konuşuyor. Helal olsun onlara.
* * *
KAFALARIMIZ karışık hem de çok karışık. Mustafa Karaalioğlu'nun sunduğu "İskele Sancak"ta ortak moral değerlerimiz konuşuldu. Belirteyim, sayın Karaalioğlu'nun geleceğinin parlak olduğunu söylemek lazım. Bu program çok uğurlu. Kim sunduysa bugüne kadar, önü pek bir açıldı. Bayraktar Bayraklı hocam "gönül eğitimi" yoksunu olduğumuzu söyledi. Prof. Hüsamettin Arslan hem modernleşmek hem de kendimiz gibi olmak diye işin içinden çıkılası zor bir teori attı ortaya. Doç. Dr. Kemal Sayar psikiyatrist, direkt "travma"dan giriverdi konuya. Sorbonne Üniversitesi'nden ülkemize gelen Selin Şenocak kültürel kimlik ile üst kimliği ayırdı ortalık yine karıştı.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|