Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gevşek kravat, pantolon dışına çıkmış gömlek...


Havaların kurak, yahut yağmurlu gitmesinden, uluslararası deniz taşımacılığındaki yerimizin, yüzde 1 bile olmadığına kadar, her türlü sorun nedeninin "eğitim eksikliğine" bağlanmasına; kargalar mı çok güler, kurbağalar mı, karar vermek çok zor...
- Neden çok zor?
- Eğitim eksikliği efendim, eğitim eksikliği...
***
Köylülükten evrensel bir kentlileşmeye, 20 ciltlik bir kitap rafından yoksun ailelerin çocuklarını, okullara göndererek geçeceğiz...
Öğretmenlerimiz çocuklarımızı eğitecek...
Eğitecek eğitmesine de, eğitilmiş çocuklarımız yaşamlarını nasıl kazanacak?
Bu sorunun yanıtını öğretmenlerimiz de bilmiyor; çünkü kendileri de, ya yoksulluk sınırında, ya yoksulluk sınırının altında yaşıyorlar. Aralarında geceleri şoförlük yapanlar da var, servis sektöründe çalışanlar da...
Yani efendim, öğretmenlerimiz, çocuklarımızı eğitirken, yaşamlarını nasıl kazanacaklarını öğretmekten yoksunlar.
Vaktiyle Osmanlı bilgesi ne demiş:
Kendisi muhtacı himmet bir dede
Nerde kaldı gayrıya himmet ede
Öğrencilerin yaşamlarını nasıl kazanacakları; Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda da çözümlenemiyor, gelenek ve göreneklerimize bağlı kalmak doğrultusunda da...
***
4-5 gün önce bir eğitim müdürü, öğretmenlere karşı yaptığı bir konuşmada; erkek öğrencilerin gevşetilmiş kravat ve pantolon dışına çıkmış gömleklerle dolaşmalarından yakınıyor, onları disipline sokmak gereğinden dem vuruyordu...
Eğitimin amacını da şöyle açıklıyordu:
- İyi insan yetiştirmek...
***
"İyi insan" ise bazen "vatanına, milletine, devletine bağlı insan" olarak tanımlanıyordu; bazen de "dinine diyanetine bağlı insan" olarak...
İyi insanın, yaşamını nasıl kazanacağı ise pas geçiliyordu.
***
Erkek öğrencilerin kravatları boyunlarında mum gibi, gömlekleri de pantolonlarının içinde düzgün olmalı...
Bizim gece yatısı okulunda ise durum pek öyle değildi. Sabahları "kalk zili" çaldığında, kimse yatağından hemen kalkamazdı. Muallim muavinleri, yatakhanelerde karyolaları sarsarak kaldırmaya uğraşırlardı bizleri...
***
Uykulu gözlerle zor bela kalktığımızda, omzumuzda bir havlu, elimizde üstüne macun konmuş bir diş fırçasıyla; lavaboların yan yana durduğu bölüme gider, yalan yanlış dişlerimizi fırçaladıktan sonra yataklarımızın yanına dönerdik...
Bendeniz, çoraplarımın üstüne paçaları sarkan bir golf pantolonunu geçirirdim ayaklarıma; pijamanın ceketi üstüne de, keçeleşmiş bir kazak... Pijamanın bir yakası, kazağın dışına fırlardı çokçası...
Hafta içinde, özensiz giyinmek bizim raconumuzdu.
***
Sınıfta bir de, "abandon'lar-boş vermişler" adını taktığımız bir sıra grubu vardı.
Onlar herkesten daha berduş giyinir ve asla derslerle ilgilenmezlerdi. Dertleri günleri futbolla, okul takımında yer almaktı.
Her türlü muziplik, espri patlatmak, hergelelik "boş vermişler"den fıskıyelenirdi.
Hocaların birçoğu da, aynı okuldan ve aynı sıralardan yetişmiş oldukları için, onlara göz yumarlardı.
Bazen, aşırılığa kaçan birine kızdıklarında:
- Senin sadece ayaklarınla bacakların nah şöyle kalın, kafan da nah böyle fındık kadar küçük, diye bağırırlardı.
***
Ufak tefek bir askerlik hocamız vardı, Binbaşı Ahmet Bey...
Binbaşı Ahmet Bey, çizmeleriyle gelirdi derse. Bir gün çizmesinin biri ayağını vurmuş ve bir ayağında çizme, öteki ayağında da terlikle gelmişti.
Binbaşı Ahmet Bey'in adı "Terlik Ahmet"e çıkmıştı.
***
Terlik Ahmet, sınıfı tam bir disiplin içine almaya pek meraklıydı.
Fransa'nın, Hitler Almanya'sına teslim olduğu yıllardı.
Askerlik hocası bize kızdıkça:
- Siz, derdi, böyle giderseniz, Fransa'ya döndürürsünüz bu ülkeyi...
Bir seferinde, sonradan büyükelçi olan sıra arkadaşım 1024 Erol'la konuştuğum için, bana da öfkelenmişti:
- Sen, demişti, savaşta da kaçarsın, kaçarken de şey edersin...
Binbaşı Ahmet Bey, sadece düşmanla olan savaşı önemsiyor, hayatla olan savaştan habersiz görünüyordu.
***
Disiplinli, tabularla dogmalar arasında beyinselliği buzlanmış çocuklar, "emredersiniz efendim"ci yetiştikleri ölçüde, "iyi insan" mı sayılacaklar?
Son 70 yılda epey yetişti onlardan...
Yetişti de ne oldu?
Ne "devlet" kavramının doğru dürüst bir tanımlaması çıkabildi ortaya; ne "vatandaş mı devlet içindir, devlet mi vatandaş içindir" sorusuna, doğru dürüst bir yanıt...
***
Hâlâ daha yazar çizer düşmanlığı, evrensel hukuk kriterlerinden kopukluk, "yargı birliği"nden yoksunluk sürüp gitmede...
Bireylerin "yaşam kalitesi" açısından ise, 60 basamak altına düşüldü Yunanistan'ın...
Kışla modeline uygun "iyi insan yetiştirme" mi, beklenen sonucu vermedi; yoksa "vatanına, milletine, devletine, dinini imanına bağlı olma" mı, engelliyemedi rüşveti, vurgunu, soygunu, yolsuzluğu?
Yanıt yok!
***
Düşmanla nasıl savaşılacağına, yahut ahrette nasıl cennetmekân olunacağına göre kurgulanma; hayatla nasıl savaşılabileceğini öğretmiyordu öğrencilere, nasıl saydam ve 21. yüzyıllı olunabileceğini de...
***
Söz aramızda, bendeniz severim kravatı gevşek, gömleği pantolonunun dışında koşuşan oğlan çocuklarını; genellikle onların arasından çıkar, silik ve sıradan olmayanlar...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
En tehlikeli fikir
BAZI okurlarımdan tepkiler alırım. Beni geric...
Çetin ALTAN
Gevşek kravat, pantolon dışına çıkmış gömlek...
Havaların kurak, yahut yağmurlu gitmesinden, ...
Melih AŞIK
Van'da adalet...
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aş...
Fikret BİLA
Bahçeli tam yetki istiyor
MHP lideri Devlet Bahçeli, geleneksel hale ge...
Hasan CEMAL
Demokrasi, demokrasi düşmanı!
Hangisi kazanacak? Demokrasi mi? Demokrasi dü...
Yılmaz ÇETİNER
Türban olmadı, cami; cami olmadı, içki; içki olmadı, imam; imam olmadı?..
Osmanlı padişahı, aynı zamanda İslamların hal...
Güneri CIVAOĞLU
Pankart açmam
Bir iktidarın en kuvvetli olduğu gün, "hüküme...
Can Dündar
AKP'nin sonbaharı
"Balayı dönemi"nin uzunluğu evlilikten evlil...
Hurşit GÜNEŞ
Çuf çuf! İnşaat lokomotifi geliyor!
Gerek kamu kesiminde, gerekse özel kesimdeki ...
Doğan HEPER
'Yehova Şahidi' böyle öldü
O öldü.
Semih İDİZ
Bolkenstein: Orhan Pamuk'a 'zulüm' gibi davranışlar devam ediyor
Kimlik tartışmalarımız süredursun, Avrupa'da ...
Hasan PULUR
Anılar, anılar...
İNSANIN anılarını, hatıralarını, yazması kola...
Derya SAZAK
Akbabanın 3 Günü
CIA'yı en iyi anlatan filmlerden biriydi, Rob...
Meral TAMER
Benimki, sivil itaatsizlik!
Sabahtan beri kulağım radyoda, gözüm televizy...
Yaman TÖRÜNER
Bize bir şeyhler oluyor
2.8 milyar dolar muhammen bedelle satışa çıka...
Güngör URAS
IMF 'kıvırtmaya başladı'
IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda Türkiye'nin ...
Serpil YILMAZ
Vodafone fiyat rekabetine girmeyecek
Aylık haber dergisi Tempo'nun 19. yılının kut...
M. Ali BİRAND
Ufukta yeni bir kriz görünüyor...
Ufukta kara bulutlar yoğunlaşıyor. Belki şu s...

© 2005 Milliyet