|
 |
|
|
Akdenizliyiz ya...
Satır Arası / Deniz Sipahi
Kabul... Akdenizliyiz; sıcakkanlıyız, konuşmayı, sohbet etmeyi seviyoruz.
Akdenizliliği, insanı içine çeken, davet eden, tüm dünyaya açılan bir pencere olarak görüyoruz. Akdenizli'nin heyecanını, tutkusunu, sanata olan bağlılığını...
Hem nefretini, hem aşkını, hem üzüntüsünü belli etme tarzını değişik yorumluyoruz.
İspanyollar, İtalyanlar, Fransızlar, Türkler... Baktığımızda tarzları hemen hemen aynı, sadece kullandığımız dili farklı kabul ediyoruz. Akdeniz insanının ruhunu "bambaşkadır..." diye anlatıyoruz.
Amerikalı'ya, Uzak Doğulu'ya göre Akdeniz insanını daha samimi buluyoruz.Bu canlılık yediğimiz yemeğe de, şiire de, resme de, konuşma sanatına da yansıyor.
Buraya kadar hepsi güzel, hepsi insanı insan yapan unsurlar...
Ya madalyonun diğer yüzü...
Bu samimiyetin laubaliliğe taştığı durumlar... Akdeniz ruhuna ihanet eden yaklaşımlar... Biraz oryantalliğe kaçan davranışlar... Örnek mi? Çok...
Bir tanesini anlatayım.
Crowne Plaza'da geçtiğimiz salı akşamı Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Sekreteri Vincente Gonzalez Loscertales'in onuruna bir yemek verildi.
Loscertales, bir İspanyol... Bir Akdenizli...
Türkiye için hele hele İzmir için son derece önemli bir şahsiyet...
EXPO'nun İzmir'de yapılıp yapılmayacağına karar verecek komiteye raporları sunacak kişi...
Yani öncelikle Loscertales'in ikna olması gerekiyor.
Sağolsunlar; başka Valimiz, Belediye Başkanımız, Ticaret Odası Başkanımız, Deniz Ticaret Odası Başkanımız, Ege İhracatçı Birlikleri Başkanımız olmak üzere İzmir'in diğer sivil toplum örgütlerinin başkanları Loscertales'e bir İzmir turu attırmışlar. Gezdirmişler... İzmir'in tarihini anlatmışlar... Gelecek planlarını sunmuşlar. EXPO'nun İzmir'in kaderinde ne kadar önemli bir organizasyon olduğunu söylemişler. Yani yapılabilecek her şeyi yapmışlar...
Sıra Vincente Gonzalez Loscertales'e İzmir'de EXPO'ya destek veren diğer kişi ve kuruluşların temsilcileriyle tanıştırmaya gelmiş. Salon dolmuş; belli ki, İzmirliler'in tamamında EXPO'yla ilgili bir heyecan var. Baktım Loscertales de bu ilgiden memnun. Sonra konuşmalar başlıyor; Valimiz, Başkanımız, Ticaret Odası Başkanımız...
Bir uğultu, bir gürültü... Ne konuşmalar anlaşılıyor, ne yapılan tercüme... Vincente Gonzalez Loscertales'i izliyorum; o da şaşkın... Başını sağa sola çeviriyor, hafif kaykılarak arkasına bakıyor. Ama ses kesilmiyor.
Uğultuya bu sefer yemek sesleri karışıyor. Toplasanız konuşmalar on dakikayı geçmeyecek.
Böylesine önemli bir kişinin İzmir'e ziyaretinde on dakikanın lafı mı olur.
* * *
Akdenizliyiz ya...
Yerimizde duramıyoruz, yanımızdakiyle konuşmadan yapamıyoruz.
Neyse Vincente Gonzalez Loscertales de bir İspanyol ya, Akdenizli ya...
Kürsüye çıktığında bu sefer salon alkıştan, tezahürattan inleyince ne yapacağını şaşırdı. Yüzü bir anda değişti; her cümleden sonra kopan alkışa, o da konuşmasının sonunda salonu alkışlayanak cevap verdi.
Bir de üzerine dans edince o hava bir anda yerini sımsıcak bir ortama büründü.
Akdenizliyiz; canlıyız, samimiyiz...
Doğru... Hepsi doğru...
Ama bu ayrıntılara dikkat etmiyoruz.
Oysa bu ayrıntılar Türkiye'nin de, İzmir'in de kaderini değiştirebilir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|