|
 |
|
|
Karakter tahlili zorlamaları-2
Futbolcularımızın soyadlarının karakterleriyle ne kadar uyumlu olduğu ya da nasıl bir tezatlık oluşturduğu üzerine yaptığımız çalışma yoğun ilgi görmüş. İstek üzerine ikincisini sizlerle paylaşıyoruz:
Kürşat Duymuş: Sezon Başında Rize'den Beşiktaş'a alınmış, sonra doğrudan 11'de oynayamayacağını "duymuş", çekmiş Trabzon'a gitmiştir. Demek ki neymiş, Kürşat, Ümraniye'de her şeyi duymuş.
Volkan Ünlü: Sezon başında Beşiktaş'a büyük ümitlerle getirildi, yedek kaleci olmak bir tarafa sakatlıklarından dolayı kadroya dahi alınmadı. Sahiden Volkan ne zaman ünlü olacak?
Hasan Şaş: Soyadından kafiye zorlamalı manşet çıkarılan futbolcuların başında gelir herhalde. Bir hafta takımını kurtaran futbolcu oluyor, diğer hafta kayıplarda. Yok ama dayanılacak gibi değil, olmaz ki, kamuoyu böyle de şaşırtılmaz ki!
Volkan Demirel: Hırs, kazanma azmi, azametli bir fizik. (Yüzbaşı Volkan'ı kim unutabilir?) Ama ya zafere ulaşmak için gözünü her şeye kapamak, merhameti bile ertelemek. Binaenaleyh bu soyadı size de birilerini anımsatmıyor mu?
Ömer Çatkıç: Nasıl Çatkıç? Çatkapı gibi bir şey mi? Hiçbir karakter tahlil zorlaması yapamıyor, kendisini en ilginç soyadlı futbolcu adayımız olarak buraya alıyoruz. Buyrun Sayın ÇATKIÇ...
İsmail Güldüren: Forvet oyuncularının korkulu rüyası. Her türlü başaltı künde oyunlarının büyük güreşçisi Galatasaray maçında Hakan Şükür'e ve Necati'ye yaptıkları ve o sıradaki yüz ifadesiyle İsmail Güldüren değil, Ürküten'di.
Semih Şentürk: Adam yılların müzmin yedeği, kulübelerde solan bir genç yetenek. Tam yaşı da artık oynamaya elverişli hale geldi derken, Anelka, Nobre, Hooijdonkların forma için rakibi haline geldi. Bir de soyadına bakın: Şentürk. Tabii tabii, oldu Şentürk(!)
Suat Usta: Galatasaray'ın gurbetçi futbolcusu. Beklenen patlamayı bir türlü yapamadı. Pek çok Galatasaraylı, "Usta da bize mi usta? Adamın kalfalığını bile göremedik ki" diye düşünmüyor mu?
Futbol ayakla değil, kafayla oynanan bir spordur.
Johann Cruyff
Haberiniz var mı?
Geçen sezon 13 maçta düdük çalan Cüneyt Çakır, 10 kırmızı kartla en fazla futbolcuyu oyundan çıkaran, 14 maç yöneten Cem Deda da 10 penaltıyla en fazla beyaz yuvarlağı gösteren hakemler olarak dikkat çektiler. 7. haftadaki Beşiktaş-Ankaragücü maçında 13 sarı ve 1 kırmızı kart gösteren Metin Aydoğan ile 16. haftadaki İstanbulspor-Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçında 12 sarı kart gösteren Erol Ersoy, bir maçta cebinden en fazla kart çıkaran hakemlerdi.
Siz konsantre içecek misiniz?
Son zamanlarda özellikle futbolcularımız ve yorumcularımız konsantre ve konsantrasyon kelimelerini birbirine karıştırmaktan mustaripler. "Konsantrasyon" demeleri gereken birçok yerde "konsantre" diyorlar; "konsantre azlığı, konsantre bozulması, konsantre eksikliği, konsantre sağlamak" vb. Bizim kadar bazı okurlarımız da bu durumdan şikayetçiymiş. Ricalar üzerine konuya değinmek icap etti:
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, Fransızcadan dilimize hoş gelmiş, sefa vermiş "konsantrasyon" kelimesinin 1. anlamı bir sıvı içindeki su veya sıvı miktarının azalarak koyulaşması, derişmesi; 2. anlamı ise -bizimkilerin demek istediği- dikkat toplaşımı. "Konsantre" kelimesi de 1. Derişik, 2.Yoğunlaştırılmış, yoğun (Konsantre etmek/olmak: Düşünceyi, duyguyu gücü bir noktada toplamak).
Bu yüzden "Fenerbahçe oyuna iyi konsantre sağlayamazsa sıkıntılı anlar yaşayabilir" cümlesindeki "konsantre" kelimesi yerine "konsantrasyon" demek gerekir ki, cümlemiz doğru olsun. Ama illa ki konsantre demek istiyorsak, "Fenerbahçe oyuna iyi konsantre içecek sağlayamazsa sıkıntılı anlar yaşayabilir" diyebiliriz. Lakin o zaman da bize "Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu, içecekle futbolun ne alakası var" diye sorabilirler ve bunu sormakta haklıdırlar...
Bir daha olmasın!
Hayatımda ilk defa bir maçta iki gol attım yanlışlıkla!
(G.Birliği oyuncusu Uğur Boral)
Baltacı Sanlı Paşa!
Bu takım bu oyuncularla taraftarını mutlu edemez. İyi futbol oynayamaz, başarılı sonuçlar alamaz. Bu takım 1-2 takviyeyle toparlanamaz. Baltayı eline alıp doğrayacaksın. Köklü değişiklikler yapacaksın. Başka çare yok.
(Sanlı Sarıalioğlu - Vatan)
Ne kadar iyisiniz!
Biz Erciyesspor olarak yetkili merciler kabul ettiği takdirde, rakibimizin sakatlarının iyileşmesine veya havaların ısınmasına kadar maçı ertelemeyi de kabul ederiz.
(Erciyesspor İkinci Başkanı Erol Bedir)
Eksi kaç kişi var?
Portekizli taraftarların maça ilgisi sıfır. Hatta sıfırın altında.
(İlker Yasin - Guimaraes-BJK maçı, Kanal D)
Doyar elbet!
Başlığım tamamen Fenerbahçe'ye aittir. Edirne'nin dışına çıktıktan sonra kuzu, Türkiye topraklarında kurt!.. Hem de aç kurt!..
(Ziya Şengül - Star)
Biraz geç olmadı mı?
Ben Tomas'ın ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu ilk defa bu maçta anladım.
(Mehmet Demirkol - 90 Dakika, NTV)
Ne demek istiyorsun?
Adnan Menderes'ten mülhem odun mevzuu varken merkeplikten king-maker'lığa zıplama çabası içinde olanların ekmeğine yağ sürüyor konumunda bulunmak üzüntü vericidir.
(Ömer Ural Kükner - Akşam)
İnşallah!
Beşiktaş otobüsü taşlandı. Elleri kırılsın onların!
(Osman Şenher -Futbol@cnntürk)
Aynı nakarat, hep aynı aynı!
Bu sene yine kayıp bir sene. Bu Tigana'yla gelecek sene Beşiktaş yeniden doğacak gibi. Tigana yılın transferi.
(İlker Ateş - Pas Fotomaç)
Süper, hatta hiper kadro!
Sinan Engin: Fenerbahçe'nin iyi ama dar bir kadrosu var.
Selim Soydan: İyi değil, çok iyi diyeceksin!
(Ve Gool, TV8)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|