Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Aralık 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orhan Pamuk'la cellatım!


Kül rengi bir sabaha uyandım yine. Yağmurlu, kasvetli. Böyle sabahlarda ya Bach ya Mahler dinlerim.
Bu kez Bach çalıyor.
The art of Fugue...
İşim sözcüklerle.
Ama bazen sözcüklerin bittiği o görünmez dünyaya sığınmak benim için kurtuluş olabiliyor. Çünkü o gizemli dünyanın kuytuluklarında hayata tahammülü kolaylaştıran yeni umutlar, yeni oyunlar icat edebiliyorum.
Hüzünle sevincin kucaklaştığı yumuşacık sesler...
Sisleri dağıtmaya çalışıyorum.
Van davası aklıma takılıyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yücel Aşkın hakkında mahkeme tahliye kararı verse, Prof. Aşkın tutuksuz yargılansa olmaz mıydı?.. Prof. Aşkın'ın, bir Rektör'ün polislerin, jandarmaların arasında itiş kakış adliyeye girişi, çıkışı...
Ne yazık!
Hukuk herkese lazım.
Evet öyle.
Önümde iki yazı. İkisi de hukuku ilgilendiriyor. Ve demokrasi kültürünü tabii...
Yazılardan biri, 'cellat'ımın.
Diğeri, Orhan Pamuk'un.
Orhan Pamuk bugün yargılanıyor.
Radikal'deki yazısını okuyorum:
"Paşalarını, polislerini, evliyalarını her fırsatta şereflendiren ama yazarlarını ancak mahkemelerde ve hapishanelerde yıllarca süründürdükten sonra ve cenaze namazlarını kılmadan az önce şereflendiren bir ülkede yaşadığım için bu davanın açılmasına çok şaşırdığımı da söyleyemem. Devlet hapsimi istediğine göre, en sonunda gerçek bir Türk yazarı olmayı başardığımı gülümseyerek söyleyenleri anlıyorum. Ama başımı derde sokan sözleri bu tür bir şeref için de etmedim tabii..."
Orhan Pamuk böyle diyor.
Hoyrat bir devletimiz var.
Malum, öteden beri öyle.
Bu devlet düzenini bir türlü tam olarak değiştiremedik. Demokrasiyle tanışmayı sürekli reddeden bir düzen bu... Bilemiyorum, yoksa demokrasi korkusu genlerimizde mi var?
Neden tarihimizi konuşmayalım ki?
Hangi ülkenin tarihinde kepaze sayfalar yok ki?.. Böylesine sayfalarla yüzleşmek, aynı zamanda toplum olarak olgunlaşmamız için de lazım. Barış ve huzur için de gerekiyor o sayfaları doğru okumak ve yerli yerine oturtmak...
Orhan Pamuk, yazısında, "Bir milletin 'şerefini' asıl lekeleyecek şeyin, tarihindeki karanlık noktaların konuşulması değil, konuşulmaması" olduğuna inandığını belirtiyor.
Ayrıca, Osmanlı Ermenilerine ne olduğu sorusunun bugünkü Türkiye'de bir ifade özgürlüğü sorunu halini aldığına da dikkati çekiyor.
İfade özgürlüğü...
Ya da sözcüklerin özgürce uçuştuğu bir dünyadan korkanlar...
Korkabilirler.
Ama engellemeye kalkmasınlar farklı sesleri!
Farklılıkların bir toplumda renk olduğuna, dinamizm olduğuna, değişimin motoru olduğuna akıl erdirmeye çalışsınlar. Beş parmak nasıl bir değilse, olamıyorsa, torna tezgâhından çıkmış aynı kafalardan oluşan toplum düzenlerinin de hayal olduğunu anlamaya çalışsınlar. Bu ham hayal uğruna tarihte dökülen kanların anlamsızlığını öğrenmeye çalışsınlar.
Ve akıllarında tutsunlar:
Düşünce polisliği kötü bir şey.
Şu sözlerin de altını çiziyorum Orhan Pamuk'un:
"Yazarlarını hapse yollama zevk ve alışkanlığından vazgeçmek istemeyen bir ülkenin Avrupa Birliği'ne tam üye olamayacağını bilen ve Türkiye'nin AB'ye girmesini istemeyen Batılı muhafazakârlara da Türkiye'nin bir gün AB'ye tam üye olmasının hem Türkiye hem de Avrupa için neden iyi olacağını anlatmalıyım."
Evet, demokrasi kavgası bu.
Kolay olmuyor.
Zaman, sabır gerektiriyor.
Benim 'cellat'ıma gelince...
Adı, İsrafil K. Kumbasar.
Yeni Çağ gazetesinin yazarı.
13 Aralık 05 günü köşesinde benimle ilgili olarak şunları yazmış:
"Hasan Cemal'i 'mütareke' basınının 'Ali Kemallerinden' birisi olarak bilirim!.. Eğer bir 'İstiklal Mahkemesi' tarafından hakkında idam cezası verilse, 'cellatlığına' ilk talip olan kişilerden birisi ben olurum!.."
Allah akıl ihsan eylesin.
Yağmur hızlandı, yazı bitti.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yoksulluk ve emperyalizm
İKTİSAT Fakültesi Mezunları Cemiyeti'nin yoks...
Çetin ALTAN
Vay babooo, vay...
Meclis'te muhalefet liderleriyle hükümet ve i...
Melih AŞIK
Ödülsüz yazı...
Hürriyet Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök'ü ...
Fikret BİLA
Prof. Dr. Teziç: Bu yönetmelik baypas girişimidir
İmam hatip liseleri de dahil olmak üzere mesl...
Hasan CEMAL
Orhan Pamuk'la cellatım!
Kül rengi bir sabaha uyandım yine. Yağmurlu, ...
Güneri CIVAOĞLU
Romancı ve rektör olma çocuğum
Banu Gökçül, NLP uzmanıdır. Yani.. Karşılığı ...
Abbas GÜÇLÜ
Açık lise balonu
Türkiye günlerdir imam hatip liselerine sağla...
Hurşit GÜNEŞ
Çiftçi cephede, hükümet uykuda
Atatürk "Köylü milletin efendisidir" demiş. B...
Sami KOHEN
NATO'dan AB'ye Kıbrıs mesajı
ULUSLARARASI anlaşmazlıklarda çözüm bağlamınd...
Faik ÖZTRAK
Büyüme rakamlarının düşündürdükleri
Bu yılın üçüncü üç aylık dönemindeki yüzde 7,...
Hasan PULUR
Kendisi içmez içene karışmaz...
YAZIYA "AKP'li bir belediye başkanıyla beledi...
Derya SAZAK
Barzani ve af
Irak'taki seçimler öncesinde ABD Başkanı Geor...
Meral TAMER
Bir organ nakil koordinatörünün günlük rutini
Bir organ nakil koordinatörünün günlük rutini...
Ece TEMELKURAN
Nasıl yapmalı?
Van'da, Rektör Yücel Aşkın'ı hasta olmasına r...
Güngör URAS
Tarıma AB 44 milyar euro biz 3 milyar YTL ayırdık
Bütçe, hükümetin bir yıl içinde halktan ne ka...
M. Ali BİRAND
İslami yaşam tarzı mı?
Acaba AKP'liler bilerek mi hareket ediyorlar ...

© 2005 Milliyet