|
 |
|
|
Açık lise balonu
Türkiye günlerdir imam hatip liselerine sağlanan açıköğretim "kıyağı"nı tartışıyor. Hükümet, imam hatip liselerine iki diploma vererek, üniversite kapısını aralıyor. Böylece katsayı krizine dahiyane bir çözüm üretmiş oldu. YÖK, yönetmeliğin iptali için mahkemeye gidiyor...
Madalyonun görünen ve medyaya yansıyan yüzü bu. Ama belli ki ne yönetmeliği çıkaranların ne de paniğe kapılıp mahkemeye koşan YÖK ve haberi manşetlerine taşıyan yayın organlarının, olayın teknik yönü konusunda fazla bir bilgileri yok.
Geçen yılın resmi rakamları ortada. ÖSYM verilerine göre, 2005 ÖSS'ye 52 bin 885 açık lise mezunu girdi ve bunlardan sadece 1290'ı 4 yıllık fakültelere yerleşti. ÖSYS'ye giren imam hatip mezunu sayısı ise 53 bin 52'ydi. Bunlardan da 1638'i 4 yıllık lisans bölümlerini kazandı.
Yani imam hatip ve diğer meslek lisesi mezunları için can simidi olarak atılan açık lisenin başarı oranı, imam hatiplerinkinden düşük.
Bu yüzden neyin müjdesi veriliyor, neyin paniği yaşanıyor, gerçekten anlayabilmiş değilim.
Eğer bu öğrencilere anadolu liseleri diploması verilmiş olsaydı, işte o zaman gerçekten bir avantaj sağlanmış olurdu. Çünkü onlardan mezun olan her iki öğrenciden biri, 4 yıllık fakültelere girebiliyor. Örneğin bu yıl ÖSS'ye giren 104 bin anadolu lisesi mezunundan 48 bini dört yıllık fakülteleri kazandı...
Neden böyle?
Hükümetin gizli bir gündeminin olduğu yönündeki şüpheler giderek artıyor. Bu yüzden hemen her konuda öküzün altında buzağı aranıyor. Ama kabahat arayanlarda değil, AKP'de. Çünkü, imam hatipleri bir takıntı haline getirdi. Bu da biraz seçim korkusundan kaynaklanıyor. 3 Kasım öncesinde, bu sorunu kesinlikle çözeceğiz diye oy aldılar. Ama bir arpa boyu yol kat edemediler. Kızgınlıkları ve sistemi sürekli zorlamaları, bu yüzden.
Ancak, tıpkı daha önce olduğu gibi gençlere yine büyük hayal kırıklıkları yaşatacaklar. Öğrencilerin onca uğraştan sonra alacakları açık lise diplomaları da fazla bir işe yaramayacak. Sonuçlar ortada. Dahası, YÖK yeni önlemler alabilir!
Hemen şu soru akla gelebilir: Öğrenci istediği alanın fark derslerini verip alan tercihinde bulunursa, istediği fakülteyi daha rahat kazanamaz mı? Örneğin bir imam hatip lisesi mezunu, fark dersleri verip Hukuk'a, Siyasal'a giremez mi?
Kâğıt üzerinde bakıldığında girebilir. Zaten şu andaki sisteme göre de önünde bir kısıtlama yok. İsteyen öğrenci istediği fakülteyi seçebilir. Ama kazanması çok zor.
Konunun çok daha net anlaşılabilmesi için biraz teknik ayrıntıya girmemiz gerekiyor. 03 ve 08'lik katsayıların çarpıldığı ortaöğretim başarı puanı hesaplanırken, öğrencinin okul başarısına ve okulunun ÖSS ortalamasına bakılıyor. Diploma notu direkt olarak alınmıyor. Şişirilmiş notları önlemek için önce okul başarısına bakılıyor. Örneğin okulun başarı ortalaması 100 üzerinden 70 ise 70, 50 olarak kabul ediliyor; 40 ise 40, 50 olarak alınıyor. Daha sonra da öğrenci okul ortalamasının üzerinde bir nota sahip ise 50'nin üzerinde artı bir puan alıyor. Altında ise eksi puan alıyor. Ayrıca okulun ÖSS ortalaması da belirleyici etken oluyor.
İşte bu durumda mezun sayısı artıkça ÖSS ortalaması da okul ortalaması da düşüyor. Açık lise mezunlarının, alanlarıyla ilgili tercih yapmalarına yani katsayılarının 08 ile çarpılmasına rağmen bu kadar düşük başarı performansı göstermeleri biraz da bu yüzden.
Ha, hiç mi yararı olmaz? Elbette olur. Ama böyle kıyamet doğuracak kadar değil.
İmam hatiplerin ÖSS'ye girenler içindeki oranı yüzde 3.36, ortaöğretim içindeki payı da yüzde 5.33.
Kendi alanlarıyla ilgili tercih yaptıklarında bile başarıları ortada. Daha neyi tartışıyoruz ki!..
Özetin özeti: Eğitimin onca sorunu varken boşuna vakit kaybediliyor..
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|