|
 |
|
|
NATO'dan AB'ye Kıbrıs mesajı
BRÜKSEL
ULUSLARARASI anlaşmazlıklarda çözüm bağlamında diplomatların sıkça tekrarladığı bir deyim var: "Tango için iki kişi gerek"...
Dün Brüksel'de bu sözü NATO Genel Sekreteri Jaop de Hopp Scheffer'den, hem de Kıbrıs bağlamında ve Türkiye'nin lehinde duyduk.
Önümüzdeki pazartesi günü Ankara'yı ziyaret edecek olan Scheffer, NATO merkezinde bir grup Türk gazetecisiyle görüşmesinde, NATO ile AB arasındaki diyalog çerçevesinde Kıbrıs pürüzüne değindi. İlginç olan husus, NATO'nun bir numaralı yöneticisinin, bu sorunun çözümü için Kıbrıs Rum yönetimi ile AB'ye sorumluluk düştüğünü belirten ifadeler kullanmış olmasıdır.
* * *
SCHEFFER şöyle konuştu: "Tutumumu şu deyimle açıklayacağım: Tango için iki kişi gerek. Yani çözüm için iki taraf da çaba harcamak zorunda... Referandumun sonucunu biliyoruz. Şimdi çözüm, Kıbrıs'ın (Rum yönetiminin) ve de AB'nin elinde... Ben NATO ile AB'nin birçok alanda birlikte çalışması ve birbirini tamamlaması gereğine inanıyorum. Kıbrıs'ın bir engel oluşturmasına üzülüyorum. Ben NATO Genel Sekreteri olarak AB nezdinde yetkili değilim. Ama tekrar ediyorum. Tango için iki taraf gerek. Çözüm için Kıbrıs ve de AB'nin sorumluluğu var. Umarım ki yakında bu mesele çözümlenir"...
Scheffer bunu NATO-AB ortaklığı için zorunlu görüyor. Onu umutlandıran bir gelişme var: O da, Türkiye ile Kıbrıs Rum yönetiminin, son zamanlarda NATO'nun AB ülkeleri temsilcileriyle yaptığı bazı "gayri resmi" buluşmalarda, bir araya gelmiş olması. Nitekim daha geçen hafta, Brüksel'deki NATO-AB toplantısından sonraki çalışma yemeğinde yapılan konuşmalarda Kıbrıs Dışişleri Bakanı ile Türkiye'nin NATO temsilcisi hazır bulundu. (Aslında Dışişleri Bakanı Cidde'deki İKÖ konferansından Brüksel'e geç ulaştığı için bu yemekli "gayri resmi" toplantıya katılamadı. Ama Türkiye'yi Büyükelçi Ümit Pamir temsil etti)...
NATO üyesi olarak Türkiye bu örgütün AB ile ortak çalışmalarında, Kıbrıs pürüzüyle karşılaşıyor. Kıbrıs (Rum yönetimi) AB üyesi olarak bu toplantılarda yer alıyor. Ama Türkiye, tanımadığı Kıbrıs Rum Yönetimi temsilcileriyle bu görüşmelere katılmak istemiyor. Neyse ki, şimdi diplomasi bir "pratik çare" buldu. Buluşmalar -örneğin bir yemekle- "gayri resmi" bir nitelik taşıyorsa Türkiye bu formül altında masaya oturuyor. Scheffer'e göre önümüzdeki nisanda Sofya'da yapılacak ortak toplantıda da bu formül uygulanacak...
* * *
SCHEFFER'in Ankara'da yapacağı görüşmelerde ele alacağı konulardan biri de bu. Türk tarafı, NATO Genel Sekreteri'nden, yukarıda belirttiğimiz cinsten "cesaret verici" sözler duyacak.
Scheffer, Türkiye'nin NATO için taşıdığı önemi ve çeşitli alanlarda oynadığı rolü (Iraklı subayların yetiştirilmesinden Afganistan'daki katkılarına kadar) "çok hayatî" görüyor. Ayrıca Ortadoğu'da, özel konumu nedeniyle, NATO açısından yarar taşıyan görüşlerine ve katkılarına da büyük önem veriyor... Kendi deyimiyle NATO Türkiye'nin de AB üyeliği için bir kanal oluşturuyor...
Scheffer'i Ankara'ya getiren esas neden kuşkusuz, "siyasi" nitelikte. Ancak bir de dolaylı olarak "kişisel" sebep var: O da "akraba ziyareti"... Ankara'daki Hollanda Büyükelçiliği Müsteşarı, Hollanda asıllı Genel Sekreter'in kayınbiraderi!..
skohen@milliyet.com.tr
|
|
|

|