|
 |
|
|
Gökhan ve Ümit
Süper Lig'in ikincisi, üçüncüye konuk oluyor. Ortada orta saha yok. İlk 45 dakika boyunca Kayseri sürekli arkadan şişirdiği toplarla Yalçın'ı hedef aldı. Orta sahada hiç top yapmadan, hiç hazırlık pası yapmadan... Kanada inmeden ya da verkaça girmeden. Sürekli, Galatasaray'ın yumuşak karnı olan Yalçın'ın arkasına top atmaya çalıştılar. Konuk sarı - kırmızılı takım da buna aynı şekilde cevap verdi. Yani aslında futbol karambollere bindirilmişti. Bu karambollerden bol pozisyon çıktı. Ama iyi ve dünyanın her yerinde geçerli olabilecek bir futbol, asla. Hücum hattından uzak savunmalar, orta sahasız futbol ve büyük savunma hataları. Ligin ikinci ve üçüncüsünün oyunu (ikinci yarıda Kayseri'nin zaman zaman yaptığı yerden paslı oyun dışında) işte böyleydi.
Farkı yaratan iki takımın forvetlerinin verimlilik dereceleri oldu. Poziyona girme performansı açısından Gökhan Ünal, Ümit Karan'a açık bir fark attı. Ama bu pozisyonlardan yararlanma açısından Ümit harikaydı. Necati'yle birlikte ilk yarı hiç yoktan iki gol buldular. Ki Ümit'in ayağından gelen ikinci gol sezonun en güzel golleri sıralamasında mutlaka olacaktır. Üçüncü goldeki ısrarlı takibi ve sonunda yaptığı asist ise sahada bugünün futboluna en yakın hareketler zinciriydi.
Gökhan'a gelince. Henüz 25. saniyede girmeye başladığı pozisyonlardan 10'a yakın buldu sonraki dakikalarda. Kaçırdıklarına diyecek yok. Çünkü çok güçlü, inaçlı ve akıllı işlerdi yaptıkları. Ama üç kez çok uygun durumdaki arkadaşlarına topu vermeyip, şut denemesi yapışı var ki... İşte bu ciddi bir problem. 12 golün yanında 7 asistle bu maça giren genç oyuncu asistçiliği unutmuş gibiydi. Fazlasıyla kendine oynadı.
Bu iki oyuncu Türk Milli Takımı'nın forvet ikilisine aday. Ama Gökhan eksiklerini gidermeli. Daha çok yönlü düşünebilmeli. Gole kilitlenip, yılmadan kaleye yönlenmesi güzel, ama hep bir alternatif olmalı kafasında. Buna yaparsa gelecek onun...
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|