Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni bir 28 Şubat mı?


Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir grup öğretim üyesiyle sohbet ediyorduk. Konu daha çok benim yeni kitabımdı. Ama o günkü gazetelerin birinci sayfaları gündeme geldi, manşetler tartışıldı.
Milliyet'in manşeti:
"Haber ajansı AP, Türkiye'deki laik kesimin endişesini dünyaya duyurdu: İslami hayat tarzı mı geliyor?"
Alt başlık:
"Hükümet, imam hatipliye yolu açtı."
Vatan'ın manşeti:
"3 yılın en gergin günü... Meclis'teki bütçe görüşmeleri, muhalefet liderlerinin ağır eleştirilerine sahne oldu. Erdoğan aynı sertlikle yanıt verdi."
Hürriyet'in manşeti:
"İmam hatibe kapı açıldı! YÖK dava açıyor."
Can Dündar'ın yazı başlığı:
"AKP'nin sonbaharı!"
Öğretim üyeleriyle gazete manşetlerinin arkasında yatan gerçeği tartışırken, "Türkiye nereye gidiyor?" sorusu ön plana çıktı.
Genç bir siyaset bilimci sordu:
"Milliyet'in 'İslamı hayat tarzı mı geliyor?" manşeti bana biraz geçmişi hatırlattı. Kendi kendime sordum, yoksa yeni bir 28 Şubat mı diye?.."
Ben de kendi kendime sordum:
28 Şubat mı?..
İhtimal vermediğimi söyledim.
AKP'nin hükümet olmasından beri askeri siyasete çekme hevesinin bazı odaklarda yaşandığını belirttim.
Özellikle Kıbrıs'taki yüzde 65 'evet'le biten referandum ve AB'ye uyum yasaları döneminde yeni bir 28 Şubat kışkırtmaları yaşandığını, asker ve sivil bürokrasi içindeki bazı odakların yeni bir müdahale için büyük medyayla iş dünyasında nabız yokladıklarını, ancak yüz bulamadıklarını anlattım.
Peki, o zaman bu hava neydi?
Bu manşetler ne oluyordu?
Gerçek gündem miydi?
Yapay gündem mi?
Haklı soru ve kaygılardı.
Bir gerçeğe işaret etmekte yarar var. İktidar, gerçek gündemden bir süredir kayıyor. Hava öyle. Gündemi daha çok muhalefetin belirlediği dikkati çekiyor.
İktidar da çanak tutuyor.
Siyaset oyunu gitgide siyah beyazlaşıyor. Uçlara doğru kayıyor. Cepheleşme havası öylesine noktalara gidiyor ki, olandan daha farklı bir Türkiye görüntüsü gözler önüne seriliyor.
İçki derken, Göztepe'ye cami derken, imam hatipliye çifte diploma derken, bir bakıyorsunuz muhalefetle bazı odaklarda düğmeye basılıyor:
İslami düzene doğru!
Öyle mi?
Bu konularda iktidara yönelik bazı eleştirilerde haklılık payı hiç kuşkusuz var. Ancak, bu eleştirilerden yola çıkarak İslami düzen geliyor demek gerçeği zorlamak değil mi?
Evet, öyle.
Türkiye'ye ne İslami düzen gelir, ne de bu ülke bölünür.
Tehlike, şeriat ya da bölünme değil. Tehlike, pireyi deve yaparak Türkiye'yi gerçek gündeminden uzaklaştırmaktır. Tehlike, Türkiye'yi yeniden bir 28 Şubat sürecine itmek isteyenlerin bazı sinsi çabalarıdır.
Türkiye'nin bu oyuna geleceğini sanmıyorum.
Ama iktidarın dikkatli olması, gerçek gündeme sahip çıkması, muhalefetin de sorumlu oynaması lazım diye düşünüyorum.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ayağımıza kurşun sıktık
BAŞKA ne diyeyim, bilmiyorum. Orhan Pamuk dav...
Çetin ALTAN
Küçük küçük kareler...
İstanbul'u, hatta Köyceğiz'i de bilen, Rotter...
Melih AŞIK
Olli'nin küstahlığı
Türkiye, AB karşısında sürekli ezik durdukça ...
Fikret BİLA
Kerkük'ün dört kapısı
Irak'ta seçimler yapıldı.
Hasan CEMAL
Yeni bir 28 Şubat mı?
Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir gru...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihe tel örgü
Yazar için savunulan özgürlük, tarihten de es...
Can Dündar
'Bu meseleyi halledemez miyiz?'
Radikal'de Hasan Celal Güzel yazdı.
Abbas GÜÇLÜ
İmam hatipler, OKS ve YÖK
Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla ü...
Semih İDİZ
Tarih Fransa'nın elinde patlıyor
Orhan Pamuk'u eleştirmek için söylemiyorum. Ç...
Sami KOHEN
Sınır tanımayan ittifak
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in...
Hasan PULUR
Bizim mucitler!
HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek ...
Derya SAZAK
İki dava
Rektör Yücel Aşkın ve romancı Orhan Pamuk dav...
Meral TAMER
Sivil itaatsizliğin babası kim?
Yıl: 1846
Tamer HEPER
Her şey serbest
İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların ...
Yaman TÖRÜNER
Dalan, yine yapacağını yapmış
İyi bir hastaneden bahsetmek için, 5 unsur ge...
Güngör URAS
Sabancı Müzesi'nde 'cumartesi konserleri'
Sabancı Müzesi'nde cumartesi konserleri başla...
M. Ali BİRAND
Asıl, Türk kendini yargılıyor
İlk defa Olli Rehn (AB Komisyonu genişlemeden...

© 2005 Milliyet