Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İmam hatipler, OKS ve YÖK


Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla üniversite yolunun açılır gibi olması, imam hatip tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Peki, bunun gençlere bir yararı olacak mı? Evet demek çok zor.
Bakan Çelik, bu konuda köşeye sıkıştırıldıkları görüşünde. "Bizim imam hatip gibi takıntımız yok. Asıl takıntısı olan CHP ve medya" diyor ve ekliyor: "Bize imam hatiplerle ilgili soru soruluyor, cevabını verince de, bakın imam hatiplerden başka bir şey konuşmuyor diye eleştiri getiriliyor. Oysa açık lise uygulaması, sadece imam hatip liselerine değil, tüm meslek liselerine yönelik..."
Bu görüşe karşı, tepkilerini dile getirenler ise uygulamanın amacının kesinlikle imam hatipler olduğu fikrindeler. En başta da CHP'liler. İşte CHP'nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istediği sorular:
1- Daha önce liseler arasında geçişler kolaylaştırıldığı halde, 14 Aralık 2005 tarihli, 26023 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Açıköğretim Lisesi Yönetmelik değişikliğine niçin gerek duyulmuştur?
2- Bu yönetmelik değişikliğiyle asıl amaç, imam hatip lisesi çıkışlıların ikinci bir diplomayla üniversitenin her bölümüne genel liseliler gibi girmesini sağlamak mıdır?
3- Açık liseye, herhangi bir nedenle bir ortaöğretim kurumuna devam edemeyenlerin gitmesi temel amaçken, bu yönetmelik değişikliğiyle liseyi hatta yüksekokulu bitirenlere de kayıt olanağı tanınmasının amacı nedir?
4- Devletin, genel liselere göre daha pahalı eğitim verdiği meslek ve teknik lise öğrencilerinin kendi alanlarına değil de başka alanlara özendirilmesi üniversite önündeki yığılmaları artırmaz mı?
5- Bu yönetmelikle, Anayasa'nın 174. maddesinde devrim yasalarından sayılan 3 Mart 1924 tarihli 430 Sayılı Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) Yasası'na, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na aykırı bir düzenleme yapmış olmuyor musunuz?
Görünen o ki, AKP iktidarının bu alanda atacağı her adım, tartışma konusu olmaya devam edecek. İmam hatipliler ise kendileri üzerinden yapılan bu tartışmalardan çok rahatsızlar. Onlar gibi rahatsızlıkları tavan yapan bir başka kesim ise meslek liseleri. İmam hatip tartışmalarının kendi sorunlarını gölgelediğine dikkat çekerek, bıktık artık bu kısır tartışmalardan diyorlar.
Peki bu durumda ne yapılmalı?
İktidarın imam hatipler ve diğer meslek liselerini, bir an önce hedef tahtası olmaktan kurtarması gerekiyor. Bu konuda YÖK ve diğer ilgili kurumlar da, çözüme yönelik samimi çabalara, köstek olma yerine destek olmalıdır.
Bunların ne olacağı ise karşılıklı dayatmayla değil, bir masa çevresinde toplanmakla olur.
Anadolu liseleri ve kolejlere girişin tek sınavda birleşmesine yönelik memnuniyet verici tepkiler devam ediyor. Ama ayrı tercih ve ayrı yerleştirmeye karşı çok yoğun eleştiriler var.
Milli Eğitim Bakanlığı, tıpkı meslek liseleri ve imam hatipler konusunda olduğu gibi, doğru olanı değil, taraflardan bazılarını memnun edici yönde hareket ediyor. Bu konuda yapılması gereken en doğru uygulama, tek sınav ve tek tercih listesi iken, özel okul derneklerinin isteği doğrultusunda ayrı tercih olayına gidiyor. Bu da eğer bir değişiklik olmazsa, yaz aylarında MEB'in başını müthiş derecede ağrıtacak.

YÖK her şeye karşı
YÖK, bugüne kadar çözüm üreten değil, genelde hep sorun yaratan bir kurum oldu. İktidarlarla ters düştü. Kamuoyunun isteklerine de hep kulaklarını tıkadı. İlmin, bilimin, aklın olduğu yerde, siyasi isteklerin ve kamuoyu duyarlılığının yeri yoktur diyenler elbette çıkabilir. Ama sizi ayakta tutan kaynaklar kamudan besleniyorsa, bu sese kulak vermek zorundasınız. Yoksa korumaya çalıştığınız düzenin yıkılmasına neden olabilirsiniz. Rektörlerde bunu çok gördük.

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ayağımıza kurşun sıktık
BAŞKA ne diyeyim, bilmiyorum. Orhan Pamuk dav...
Çetin ALTAN
Küçük küçük kareler...
İstanbul'u, hatta Köyceğiz'i de bilen, Rotter...
Melih AŞIK
Olli'nin küstahlığı
Türkiye, AB karşısında sürekli ezik durdukça ...
Fikret BİLA
Kerkük'ün dört kapısı
Irak'ta seçimler yapıldı.
Hasan CEMAL
Yeni bir 28 Şubat mı?
Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir gru...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihe tel örgü
Yazar için savunulan özgürlük, tarihten de es...
Can Dündar
'Bu meseleyi halledemez miyiz?'
Radikal'de Hasan Celal Güzel yazdı.
Abbas GÜÇLÜ
İmam hatipler, OKS ve YÖK
Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla ü...
Semih İDİZ
Tarih Fransa'nın elinde patlıyor
Orhan Pamuk'u eleştirmek için söylemiyorum. Ç...
Sami KOHEN
Sınır tanımayan ittifak
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in...
Hasan PULUR
Bizim mucitler!
HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek ...
Derya SAZAK
İki dava
Rektör Yücel Aşkın ve romancı Orhan Pamuk dav...
Meral TAMER
Sivil itaatsizliğin babası kim?
Yıl: 1846
Tamer HEPER
Her şey serbest
İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların ...
Yaman TÖRÜNER
Dalan, yine yapacağını yapmış
İyi bir hastaneden bahsetmek için, 5 unsur ge...
Güngör URAS
Sabancı Müzesi'nde 'cumartesi konserleri'
Sabancı Müzesi'nde cumartesi konserleri başla...
M. Ali BİRAND
Asıl, Türk kendini yargılıyor
İlk defa Olli Rehn (AB Komisyonu genişlemeden...

© 2005 Milliyet