Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bizim mucitler!


HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek için "Pes yahu, bu kadarına pes!" der ya, eski meslektaşımız Selami Turgut Genç'in çıkardığı dergiyi okuyunca, biz de aynen öyle dedik:
"Bu kadarına da pes!"
***
KARAYOLLARINA dikilen trafik levhalarının ve işaretlerinin çok amaçlı kullanıldığını biliriz.
Bu levhalar nişan tahtasıdır; tabancayı çeken levhayı delik deşik eder. Bir zamanlar, rahmetli kayınvalide sağken, Bursa'ya çok gider gelirdik, Gemlik'e yaklaşınca, Orhan Veli'nin şiirinden bir bölümü yazıp yolun kenarına koymuşlardı:
"Gemlik'e doğru denizi göreceksin
Sakın şaşırma!"
Bu levhanın delik deşik olmadığı, kalbura çevrilmediği günü görmedik, her geçişte hem Orhan Veli'yi anar, hem de aklımıza bir İçişleri Bakanı gelirdi, galiba Demokrat Parti'nin Bakanı şöyle demişti:
"Silah, bizim milletin süsüdür!"
***
SONRA yazı yazma devri geldi, duvarlara yazılan sloganlardan yol levhaları da nasibini aldı.
Hele yol kenarında "kedigözü" denilen fosforlu dikmeler... Onların da fosforlu parçalarını söküyor, at arabalarının, kamyonetlerinin arkasına yapıştırıyorlardı.
***
BUNLARI bilen çoktur.
Peki levhaların sökülüp "kavurma sacı" yapıldığını da biliyor muydunuz?
İşte bunu bilemediniz!
"Yok canım, olur mu böyle şey!" diye şaşıran olabilir.
Karayolları 4. Bölge 44. Şube Şefi İbrahim Aslar bakın ne diyor:
"Trafik işaretlerini içeren levhaların et kavurma sacı yapılmak üzere çalındığını tespit ettik!"
***
SİZ buna "Pes yahu!" demez misiniz?
Trafik levhasını çal, ateşe koy, üstünde et kavurma yap!
Öyle bir memleket ki mucitten geçilmiyor!
"Zihni Sinir"i çıkaran milletten de bu beklenir.
***
BİR zamanlar buzdolabı raflarından ızgara yapmışlardı!
Bodrum'daki AVTA tatil köyü yönetimi rica etmişti:
"Lütfen buzdolaplarının ızgaraya benzeyen raflarıyla bahçede köfte, pirzola pişirmeyin!"
Üstelik raflar plastik kaplıydı.
***
DEDİK ya, bizim memlekette mucit çoktur.
Mesela bu mucitlerden biri Mecidiyeköy'den Zincirlikuyu, Gayrettepe ve çevre yoluna giden yollardan birini kapadı.
Niye yaptı?
Trafik daha keşmekeş olsun, yürümesin diye...
İkinci mucidin marifeti şimdilik bir iki günlük; Etiler ile Levent arasındaki "Koç Köprüsü"nü ikiye böldü, gidiş-geliş yaptı. Ulus yolu, Adnan Saygun Caddesi ilk defa böyle oldu, 100 metre yarım saatte geçilir hale geldi.
Trafik levhalarını çalıp kavurma sacını icat eden ile bu iki yolu bu hale sokanların ortak karakterleri "mucit" olmak...
Kimin aklına gelir bunlar?
Ancak mucit olanın aklına gelir.
Karayolları, levhalardan yılda 25 trilyon lira zarar ediyormuş, ya bu yolları kapatanların verdiği zarar?
Hay, icatlarınız başınıza çalınsın!

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ayağımıza kurşun sıktık
BAŞKA ne diyeyim, bilmiyorum. Orhan Pamuk dav...
Çetin ALTAN
Küçük küçük kareler...
İstanbul'u, hatta Köyceğiz'i de bilen, Rotter...
Melih AŞIK
Olli'nin küstahlığı
Türkiye, AB karşısında sürekli ezik durdukça ...
Fikret BİLA
Kerkük'ün dört kapısı
Irak'ta seçimler yapıldı.
Hasan CEMAL
Yeni bir 28 Şubat mı?
Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir gru...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihe tel örgü
Yazar için savunulan özgürlük, tarihten de es...
Can Dündar
'Bu meseleyi halledemez miyiz?'
Radikal'de Hasan Celal Güzel yazdı.
Abbas GÜÇLÜ
İmam hatipler, OKS ve YÖK
Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla ü...
Semih İDİZ
Tarih Fransa'nın elinde patlıyor
Orhan Pamuk'u eleştirmek için söylemiyorum. Ç...
Sami KOHEN
Sınır tanımayan ittifak
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in...
Hasan PULUR
Bizim mucitler!
HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek ...
Derya SAZAK
İki dava
Rektör Yücel Aşkın ve romancı Orhan Pamuk dav...
Meral TAMER
Sivil itaatsizliğin babası kim?
Yıl: 1846
Tamer HEPER
Her şey serbest
İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların ...
Yaman TÖRÜNER
Dalan, yine yapacağını yapmış
İyi bir hastaneden bahsetmek için, 5 unsur ge...
Güngör URAS
Sabancı Müzesi'nde 'cumartesi konserleri'
Sabancı Müzesi'nde cumartesi konserleri başla...
M. Ali BİRAND
Asıl, Türk kendini yargılıyor
İlk defa Olli Rehn (AB Komisyonu genişlemeden...

© 2005 Milliyet