Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Aralık 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sivil itaatsizliğin babası kim?

"Bir yurttaş, vicdanını bir an için bile olsa, yasa koyucunun eline bırakmalı mıdır? Bırakmalıysa neden bir vicdanı var?"


Yıl: 1846
Yer: Amerika'nın Massachusetts Eyaleti
Olayımızın kahramanı Henry David Thoreau, vergi ödeyerek köleci bir devletin işini kolaylaştırmaya ısrarla karşı çıkmaktadır. Amacı, tutuklanarak içeri girmek ve böylece dikkatleri kölelik karşıtı harekete çekebilmektir.
Sonunda muradına erer. "Kelle vergisi" ödemeyi kabul etmediği için hapse atılır. Ancak vergi borcu, bir akrabası tarafından kendi bilgisi dışında aynı gün ödenir ve cezaevinde sadece 1 gece kalan Thoreau'ya özgürlük yolu görünür.
Thoreau itiraz eder: "Vergi borcumu ödeyen ben değilim, cezaevinde kalmak hakkım." Ancak cezaevinde kalmakta ısrar ettiği takdirde zor kullanılacağı yanıtını alınca, mecburen dışarıya çıkar.
Cezaevinden çıktıktan sonra, eylemlerini ve cezaevine giriş öyküsünü konferanslarda anlatır. Bu anlatılar, daha sonra "Resistance To Civil Government" (Sivil Hükümete Karşı Direniş) başlıklı bir manifestoya dönüşür.

Vicdan neye yarar?
Evet, bugünkü konumuz, çağımızın en etkili siyasi süreçlerini üretmiş bir yaklaşım olan sivil itaatsizlik. Gücünün temeli, otoriteye olan direncin pasifist bir ısrarla bütünleşmesine dayanıyor. Amacı devrim "yapmak" değil, bizzat iktidara "yaptırmak".
"İyi ve kötü üzerinde, çoğunluğun değil, yalnız vicdanların karar verdiği bir hükümet olamaz mı?
Bir yurttaş, vicdanını bir an için bile olsa, yasa koyucunun eline bırakmalı mıdır?
Bırakmalıysa, neden bir vicdanı var?
Bana kalırsa önce insan olmalıyız; sonra uyruk.
Amerikalı yazar, düşünür ve çevreci Henry David Thoreau'un 160 yıl önce sorduğu bu sorular, bugün de hala çok geçerli.

Gandi'nin itaatsizliği
Aradan 3 çeyrek asır geçer. Mahatma Gandhi, Thoreau'nun görüşlerini, eski Hint düşüncesi ahimsa (şiddetsizlik, tüm sevgi) ile bağdaştırır. Kabagüçsüz direnme biçimindeki siyasi eylem kuramı, bu temel üzerinde yükselir.
Gandhi'nin uyguladığı yöntem, pasif direniş yoluyla eylem yapmaktır. 1920'de, bütün Hindistan halkına, İngiliz sömürgecilere karşı işbirliği çağrısı yaparak eylemini başlatır. İngiliz sömürgeciliğini yıkmayı başardığında, insanlık tarihi için "şiddetsiz siyasal istemin" bir anıtı haline gelmiştir.
O dönemin kendine özgü koşullarında Gandi sayesinde ortaya çıkmıştır ki:
1) Sömürge toplumlarının kurtuluşu, kabagüç kullanmadan da mümkün olabilir.
2) Sivil itaatsizlik, sadece direnmenin etkili bir aracı olmakla kalmayıp, toplumu tedavi eden felsefi temeli de oluşturabilir.
3) Tek bir bireyin direnişi bile, aynı görüşte olanların peyderpey koyduğu destekle, dünyanın toplumsal ve siyasi yapısının değişmesine yol açabilecek moral güçler geliştirebilir.

Asıl sorun, sivil itaat!
Günümüze gelecek olursak... Amerikalı çağdaş siyasi eylemci ve düşünür Howard Zinn'e göre "En büyük sorun, sivil itaatsizlik değil, tersine sivil itaat; yani bireysel vicdanın, hükümet otoritesine teslim edilmesi. Bu teslimiyet, totaliter rejimlerde görülen dehşete, liberal rejimlerde de vatandaşların, 'demokratik hükümet öyle karar verdi' diye dayatılanı kabullenmelerine yol açıyor..."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ayağımıza kurşun sıktık
BAŞKA ne diyeyim, bilmiyorum. Orhan Pamuk dav...
Çetin ALTAN
Küçük küçük kareler...
İstanbul'u, hatta Köyceğiz'i de bilen, Rotter...
Melih AŞIK
Olli'nin küstahlığı
Türkiye, AB karşısında sürekli ezik durdukça ...
Fikret BİLA
Kerkük'ün dört kapısı
Irak'ta seçimler yapıldı.
Hasan CEMAL
Yeni bir 28 Şubat mı?
Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir gru...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihe tel örgü
Yazar için savunulan özgürlük, tarihten de es...
Can Dündar
'Bu meseleyi halledemez miyiz?'
Radikal'de Hasan Celal Güzel yazdı.
Abbas GÜÇLÜ
İmam hatipler, OKS ve YÖK
Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla ü...
Semih İDİZ
Tarih Fransa'nın elinde patlıyor
Orhan Pamuk'u eleştirmek için söylemiyorum. Ç...
Sami KOHEN
Sınır tanımayan ittifak
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in...
Hasan PULUR
Bizim mucitler!
HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek ...
Derya SAZAK
İki dava
Rektör Yücel Aşkın ve romancı Orhan Pamuk dav...
Meral TAMER
Sivil itaatsizliğin babası kim?
Yıl: 1846
Tamer HEPER
Her şey serbest
İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların ...
Yaman TÖRÜNER
Dalan, yine yapacağını yapmış
İyi bir hastaneden bahsetmek için, 5 unsur ge...
Güngör URAS
Sabancı Müzesi'nde 'cumartesi konserleri'
Sabancı Müzesi'nde cumartesi konserleri başla...
M. Ali BİRAND
Asıl, Türk kendini yargılıyor
İlk defa Olli Rehn (AB Komisyonu genişlemeden...

© 2005 Milliyet