|
 |
|
|
Her şey serbest
İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların İstanbul'da Valilikçe yasaklanmayışını konu yaptığım yazım üzerine Sayın İstanbul Valisi Muammer Güler aradı. İstanbul'un asayişi konusundan çok, kurusıkı tabancaların niye yasaklanmadığını izah etti. Aktarıyorum.
İstanbul dışında pek çok il valisi kurusıkı tabancaların satışını, bunların ile sokulmasını ve taşınmasını yasakladılar. Bunu biliyorum, yasağa uymayanlardan yakalananlar, o tarihte yürürlükte olan TCK 526. maddesi uyarınca adliyeye sevk edilip haklarında dava açılmış. TCK 526. maddesi kısaca, yetkili makamlar tarafından verilen emirlere uymayanları cezalandıran bir madde. Aleyhine dava açılanlardan mahkûm olanların mahkûmiyetinin Yargıtay'da bozulmuş olduğunu ifade edip yeni TCK'da da yetkili mercilerce verilen emirlere riayet etmeme suçunun çıkarılarak kabahatlere dair 5326 S.K.'a sokulduğunu söyledi. Başka illerdeki gelişme karşısında yasaklama kararını almadığını ifade etti.
Doğrusu bu hususta eleştirinin muhatabı sadece İstanbul Valisi değil. Şöyle:
İl İdaresi Kanunu valinin görevlerini sayarken, "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir, demektedir."
Yani vali bayramlarda çat-pat patlatılmasını yasaklayabilecek ama suç işlemek için en cazip araç haline gelen kurusıkı tabancayı yasaklayamayacak. Çünkü bu husus kişi dokunulmazlığı ve kamu esenliğini ilgilendirmiyor. İşin ilginci, Yargıtay, kararında, bu tabancalardan "oyuncak tabanca" diye söz ediyor.
Bu yetmiyormuş gibi 1.6.2005 tarihinden itibaren yetkili makamların emrine riayetsizlik suç olmaktan çıktı. 100 YTL para cezasını gerektiren "kabahat" oldu. Yani sonuç o ki suç işlemeye niyeti olan için bundan daha elverişli ortam bulunmaz. Bu günlerin kıymetini bilsinler bütün sistem suçlular için çalışıyor.
Masum vatandaş mı? O da kim?
tamerheper@host.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Ayağımıza kurşun sıktık BAŞKA ne diyeyim, bilmiyorum. Orhan Pamuk dav... | |  | Çetin ALTAN | | Küçük küçük kareler... İstanbul'u, hatta Köyceğiz'i de bilen, Rotter... | |  | Melih AŞIK | | Olli'nin küstahlığı Türkiye, AB karşısında sürekli ezik durdukça ... | |  | Fikret BİLA | | Kerkük'ün dört kapısı Irak'ta seçimler yapıldı. | |  | Hasan CEMAL | | Yeni bir 28 Şubat mı? Bahçeşehir Üniversitesi'nde geçen gün bir gru... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Tarihe tel örgü Yazar için savunulan özgürlük, tarihten de es... | |  | Can Dündar | | 'Bu meseleyi halledemez miyiz?' Radikal'de Hasan Celal Güzel yazdı. | |  | Abbas GÜÇLÜ | | İmam hatipler, OKS ve YÖK Meslek lisesi mezunlarına açık lise yoluyla ü... | |  | Semih İDİZ | | Tarih Fransa'nın elinde patlıyor Orhan Pamuk'u eleştirmek için söylemiyorum. Ç... | |  | Sami KOHEN | | Sınır tanımayan ittifak NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in... | |  | Hasan PULUR | | Bizim mucitler! HANİ insan hayretini, şaşkınlığını belirtmek ... | |  | Derya SAZAK | | İki dava Rektör Yücel Aşkın ve romancı Orhan Pamuk dav... | |  | Meral TAMER | | Sivil itaatsizliğin babası kim? Yıl: 1846 | |  | Tamer HEPER | | Her şey serbest İstanbul'un asayişiyle kurusıkı tabancaların ... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Dalan, yine yapacağını yapmış İyi bir hastaneden bahsetmek için, 5 unsur ge... | |  | Güngör URAS | | Sabancı Müzesi'nde 'cumartesi konserleri' Sabancı Müzesi'nde cumartesi konserleri başla... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Asıl, Türk kendini yargılıyor İlk defa Olli Rehn (AB Komisyonu genişlemeden... | |
|
|