Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Koro, "hüzün" dedi


Yapay bir tempo ile başladı karşılaşma... Görünüşe bakılırsa, ıslak soğuk sahada canını dişine takmış 22 adam kıran kırana bir mücadele veriyordu ama boşuna. Çünkü bu mücadele asla "organize" olamıyordu.
Kestirme tarif gerekirse; "Sergen ve Yattara" diyebilirdik. Ve ekleyebilirdik:
"Gerisi palavra"...
Çünkü birbirinin kopyası, eşit moral bozukluğunda ve benzer oyun kurgusunda iki takım arasındaydı Noel tatili arefesindeki maç.
Birinde "gideceklerin" hesabı yapılıyordu, diğerinde "gelecekler"in oyları sayılıyordu. İkisinin de hocaları mutsuzdu.
Üstelik "ödülsüz" bir oyun oynanıyordu. Kazananın "neye aday" olduğu pek belli olmayan bir oyun.
Bu kadar olumsuzlukta tempo da yapay oluyordu. İki inatçı koç gibi gerilip orta sahada toslaşıyorlar ve kimse kazanamıyordu.
İlk yarının kısır döngüsü kurulmuştu:
Top sihirbazı Sergen'in milimetrik pasları da işe yaramıyordu, top cambazı Yattara'nın çalımla ceza sahalarına inmeleri de... Birinde topa son vuranların becerisi yetmiyordu, diğerinde topa dokunacak adam bile olmuyordu Beşiktaş ceza alanında.
İkinci yarı başladığında Trabzonspor öne geçmeseydi, sanal temponun doksan dakika sürmesi işten bile değildi.

Şans olsa...
Değişiklik Beşiktaş'tan, gol Trabzonspor'dan geliyordu ligin son 45'inde... Düşük kondisyonu soğuk hava yüzünden bir devrede tükenen Sergen'in yerine giren Tümer daha ısınmadan, Yattara'nın Adem Dursun'a attırdığı gol, İnönü'deki havayı daha da soğutuyordu. Artık işin ciddiyetini anlıyordu Beşiktaşlılar. Lakin Fatih ve Yattara ile kontratak arayıp ceza alanını tıka basa dolduran Trabzonspor'un kale direklerine yaklaşmak eskisi kadar kolay olmuyordu.
Kleberson ve İbrahim Akın uzun menzilli şutlarla Jefferson'u ısıtırken, hafiften panik başlıyordu son çeyrekte. Artık uzun toplarla şans aranıyordu, ama Beşiktaş'ta şans olsa Youla'nın ayağı düz vurur, Trabzon kalesinin direkleri biraz eğilirdi. Ya kalecinin eldiveninde ya kale direklerinde eriyordu Beşiktaş'ın umutları. Üstelik Tümer, Sergen'i aratıyordu ve Yattara hala oynuyordu.
İki yaralı takım arasındaki mücadelenin belirgin duygusu "zafer" değil, "hüzün" olabilirdi ancak. Serdar Tatlı son düdüğü çaldığında Beşiktaş'ın hüznü elle tutulacak kadar yoğunlaşıyordu. Ve antik tragedyalardaki "koro" gibi dile getiriliyordu tribünlerden. Şu sıralar Beşiktaşlı olmak çok zordu.

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
İnönü -20 derece: 0-1
Anelka'nın gözüyle!
Bruno yine sahnede
Müşteri aranıyor
'Bu ayıbı temizleyin'
Yeni patron Albayrak
Konuksever Ankara: 1-1
Bandırma vapuru: 87-76
Güneş pırıl pırıl: 3-0
(A) şıkkı Bursaspor: 0-1
Memo dubleye alıştı
Rize ipten döndü: 1-1
Haber turu...
Açı
Atan galip
Suskun silah!
Gineli farkı
Koro, "hüzün" dedi
Fark kazandı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Fevzi AKSOY
Açı
Hani şu FIFA Başkanı Blatter var ya, son günl...
Rıdvan DİLMEN
Atan galip
İki takım da ligdeki ümitlerini, hedeflerini ...
Fuat ERCAN
Suskun silah!
İç titreten, nefes kesen, iliklere kadar işle...
Atilla GÖKÇE
Gineli farkı
Beşiktaş'taki Tigana baharı önce yağmur sonra...
Ercan GÜVEN
Koro, "hüzün" dedi
Yapay bir tempo ile başladı karşılaşma... Gör...
Halil ÖZER
Fark kazandı
Arada çok fark vardı. Bursaspor, yere sağlam ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet