Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Aralık 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Altın çağın peşinde...


Dostoyevski, "Bugüne dek yazılmış en hüzünlü kitaptır" der Cervantes'in Don Kişot'u için...
"...çünkü korkunç bir düş kırıklığının öyküsüdür".
***
Neden düş kırıklığı?
Çünkü idealist Mançalı, okuduğu şövalye kitaplarının etkisiyle savaş açmıştır, dev zannettiği yeldeğirmenlerine...
Amacı, insanlığı eski "altın çağ"a geri götürmektir.
O çağ, bugün herkesin ağzını sulandıran altının bolluğu nedeniyle "altın çağ" olmuş değildir.
İnsanlar "senin" ve "benim" sözcüklerini bilmediği için "altın çağ"dır.
Kimse kimseyi kıskanmadığı için...
Duvarlar, kaleler, kuleler olmadığı için...
Hayata adalet ve eşitlik hükmettiği için...
***
Gezgin şövalyemiz, düş gücünün komutasında saldırır kötülüğün orduları gibi gördüğü koyun sürülerine... bezirgânları andıran yeldeğirmenlerine...
"Altın çağ"ın terk edilmiş düşlerini bu dünyaya, günümüzün "demir çağı"na getirir.
Ancak rüyadan uyanışı çok acı olur.
Onu sarayına davet eden Dük ve Düşes alay eder, bunak şövalyeyle...
Don Kişot, hakikatin sefil yüzüyle yüzleşir.
Kitabın sonunda evine döndüğünde "akıllanır" birden...
Son nefesinde "Ne büyük delilik ettiğimi anlıyorum artık" der.
Demir çağının "akıllı"larını, "altın çağ"a inanan son düşperesti yitirmenin acısıyla baş başa bırakarak çekip gider.
Dostoyevski'nin sözünü ettiği "hüzün" buradadır.
***
Ankara Sanat Tiyatrosu, Don Kişot'u, yazılışından 400 yıl sonra çok farklı yorumla selamlıyor.
Doğu Alman yazar Hans Ostarek'in oyununu Yücel Erten'in nefis tercümesiyle sahneye taşımış Rutkay Aziz...
Don Kişot maceralarını onun dostlarına temsil ettirmiş.
Bu epik yöntem, yenilmez şövalyeyi ve savaştığı yeldeğirmenlerini çok daha iyi tanımamızı sağlıyor.
Düş kırıklığının hüznünü yaşattırıyor.
Ama orada bırakmıyor.
Mançalı'nın dostları, onun ardından, duvarların, kalelerin, kulelerin olmadığı altın çağ ütopyasına da kadeh kaldırıyor.
***
Murat Belge yazmıştı Toplumsal Tarih'te (Ocak 2005):
Bizde Don Kişot'luk "Mecnunluk" hatta "meczupluk"tur.
Türk Dil Kurumu Sözlüğü "Don Kişot'luk"u "Ortada gereklilik olmadığı halde kahramanlık göstermeye çalışmak" diye tanımlıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türkçe Sözlük'üne göre ise "Gereksiz ve yersiz yiğitlik göstermeye kalkışmak"tır Don Kişot'luk...
Oysa Petit Larousse'un yorumu tam ters yönde:
"Haksızlıklara karşı savaşan ve bunları düzeltmeye çalışan idealist davranış biçimi..."
Webster sözlüğü ise iki sözcükle özetliyor Don Kişot'luğu: "Erdemleri savunmak".
***
Aynı kahramana iki farklı toplum, ne kadar farklı bakıyor.
Belki de zulme başkaldırmayı "gereksiz yiğitlik gösterisi" sayan bu anlayıştan dolayıdır, Türkiye'den Don Kişot çıkmaması, çıkanların da "hain" ya da "deli" sayılıp taşlanması...

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Milliyetçi olmak
ORHAN Pamuk protesto edilemez mi? Elbette edi...
Çetin ALTAN
Battaniye emzirmek
Ona bir dostumun evinde rastlamıştım. Sarıya ...
Yasemin CONGAR
Oyun ve Büyükanıt
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yeniden siyasete ç...
Can Dündar
Altın çağın peşinde...
Dostoyevski, "Bugüne dek yazılmış en hüzünlü ...
Semih İDİZ
Bu görüntüler itibar getirmez
Demokratik bir imtiyaz olan protesto hakkını ...
Faik ÖZTRAK
Brezilya, IMF'den kurtuldu Türkiye'yi cari açık zincirledi
Geçtiğimiz hafta Brezilya IMF'ye olan borçlar...
Hasan PULUR
Aklı karışanlar...
BAŞBAKAN Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdul...
Yaman TÖRÜNER
Deha
Mack R. Douglas, "deha"yı anlatırken, Çanakka...
Osman ULAGAY
Latin Amerika'da ABD'ye karşı tepki cephesi
Dün Bolivya'da başkanlık seçimi yapıldı. Seçi...
Güngör URAS
IMF, Merkez Bankası'nın rezervinin artırılmasını istiyor
IMF Merkez Bankası'nın döviz rezervinin artır...

© 2005 Milliyet