Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lagendijk'in densizliği


Avrupa Birliği (AB)-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Türk kamuoyuna yabancı bir şahsiyet değil.
Leyla Zana ve arkadaşlarının davalarını izledikten sonra basına sert açıklamalar yapmıştı. Mahkeme salonunun dışında Türk yargısını ve yargıçlarını, "Hitler Almanya'sı yargısı ve yargıçları"na benzetecek kadar ileri gitmişti.
Lagendijk, Türkiye'de görülen davalara "müdahil" gibi girip çıkmasıyla tanınıyor. Yer aldığı taraf ise, değişmez biçimde Türkiye'nin karşısında oluyor.
Lagendijk, "Pamuk davası"nda da ön sıralardaydı. Pamuk'a destek vermek üzere geldiği İstanbul'da, hazır gelmişken, Türk Silahlı Kuvvetleri'yle (TSK) ilgili olarak "tarihe geçecek" bir saptamada bulundu.
Eşbaşkan, "Türk ordusu, PKK'yla savaşmayı seviyor. Böylece değerini koruyor. Başbakan, Kürtlerle diyaloğa geçince ordu, provokasyona başladı. PKK da yanıt verdi" biçiminde özetlenebilecek bir değerlendirme yaptı.
Bu değerlendirme en hafifinden bir densizlik örneğidir.
Değerlendirmenin sahibi AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı sıfatı taşıyan biri olunca, daha da önem kazanmaktadır.
Demek ki, Lagendijk, Türkiye'nin, 20 yıldır yaşadığı terör sürecini böyle değerlendiriyor ve binlerce şehit vermiş olan TSK'ya böyle bakıyor.
Lagendijk'in kafasına göre, TSK, 20 yıldır, "zevk için" terörle mücadele ediyor. PKK da karşılık veriyor!

Şımarıklık
Lagendijk'in haddini aşan söylemi bir şımarıklığın da yansıması niteliğinde. Türkiye'yi, AB'ye mahkûm ve mecbur sanmanın getirdiği bir kendini bilmezlik hali...
Bu söylem, siyasi kişiliğin de, diplomasinin de, komisyon başkanlığı sorumluluğunun da söylemi değil. Daha çok bir militan ağzını anımsatıyor.
AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı'na sormak gerekiyor:
"Komisyon Başkanı olarak muhatabınız Türkiye Cumhuriyeti ve onun anayasal kurumları mı, yoksa PKK mı? TSK'yı algılamanız bu mu? Terörle mücadeleyi, savaşmayı sevmek ve zevk almak olarak mı görüyorsunuz? Ve bu kafayla AB -Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığı'nı sürdürmeyi düşünüyor musunuz?"

Moda rüzgâr
Türkiye'nin AB üyesi olmak istemesi yeni değil. 40 yıllık bir geçmişe sahip. Ayrıca, AB'ye bir borcu olmadığı gibi çoktan hak ettiği adaylık konumu da bir lütuf değil.
Bu süreç, içeride veya dışarıda, hiçbir ülkeye, hiçbir kuruma ve hiçbir kişiye, Türkiye'ye, onun anayasal kurumlarına ve değerlerine hakaret etme, aşağılama hakkını vermez.
Türkiye'nin insan hakları, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü yolunda attığı adımları, "Ermeni soykırımı iddiaları"nı, "Rum ve Kürt tezleri"ni peşinen kabul ettiği anlamında yorumlamak, yanılgı olur.
Türkiye'yle sorunu olan her ülke veya kesimin tartışmasız "haklı" görüldüğü ve Türkiye'yi de "suçlu" ilan etmenin, "aydın" olmaya yettiği bir rüzgâr estiriliyor.
Bu moda rüzgâra kapılmak basit, maliyetsiz ve ucuz bir yol.
Hem içeride hem dışarıda...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni meselesi ve tarih
ORHAN Pamuk, "Bu topraklarda 1.5 milyon Ermen...
Melih AŞIK
Çılgınlık sürüyor!
'50 yıldır yayıncılık yapıyorum, böyle bir ol...
Fikret BİLA
Lagendijk'in densizliği
Avrupa Birliği (AB)-Türkiye Karma Parlamento ...
Hasan CEMAL
Demokratik kamuoyu!
Orhan Pamuk davası ve Şişli Adliyesi'nin önün...
Güneri CIVAOĞLU
Kuşlar konuyor
Para, en ürkek kuş gibidir.
Can Dündar
Konuşan kıyafetler
Hakkâri Yüksekova'nın tugay komutanı, halkoy...
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog eksikliği
İletişim olanaklarının bu kadar hızla gelişti...
Hurşit GÜNEŞ
IMF'ye olan borcu kapatmadan önce, MB rezervlerini güçlendirmeli
IMF geleneksel olarak ödemeler dengesi krizle...
Sami KOHEN
Çifte standart kargaşası
Siyasette çifte standart lafı çok sık kullanı...
Derya SAZAK
Yeni ayetullahlar
Orhan Pamuk davasındaki görüntülerin Türkiye'...
Meral TAMER
Tepki Cephesi, AB rüyasını kâbusa dönüştürdü
Tarih 30 haziran 2005. Fransızların AB Anayas...
Güngör URAS
100 dolarlık büyüme için 39 dolar açık
2005 yılında Türk ekonomisindeki her 100 dola...
Serpil YILMAZ
STFA'dan geriye kalan eğitim mirası
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı ...
M. Ali BİRAND
Alışacağız, bunlara da alışacağız...
Geçen hafta yaşananlar uzun süre unutulmayaca...

© 2005 Milliyet