Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
100 dolarlık büyüme için 39 dolar açık


2005 yılında Türk ekonomisindeki her 100 dolarlık büyümeyi 39.2 dolar açık vererek gerçekleştirebileceğiz.
Halbuki 2002 yılında her 100 dolarlık büyüme 4.0 dolar açıkla gerçekleşmişti.
Bunun anlamı, büyümeyi kendi tasarrufumuzla değil, giderek daha fazla yabancıların parasıyla gerçekleştirdiğimizdir. Bunun anlamı, büyümenin faturasının dış borç olarak giderek artmasıdır.
Cari açık/döviz açığı büyüdükçe "iyimserler" (ve de hükümet politikalarına toz kondurmayanlar) iki şey söylüyor:
  • Büyüyoruz, yatırım yapıyoruz. Onun için daha çok ithalat yapıyoruz. Döviz açığının büyümesi önemli değil.
  • İhracat artıyor. Üretim coşuyor. Bunun için tabii ki ithalat da yapılacak. Döviz açığının büyümesi önemli değil.


  • İthalatla büyüyoruz
    Döviz açığı sadece ihracatta kullanılan ithal girdilerden kaynaklanmıyor. Ama genelde bir inanış var. "İhracat artınca, bu ihracata giden ürünlerin ithalat gereği de artar..." Acaba bizde durum nedir? 2001 yılından 2004 yılı sonuna kadarki dönemde ihracat yüzde 101 oranında büyüdü. Ama ithalat aynı dönemde yüzde 135 oranında arttı. 2001 yılında 100 dolar ihracat karşılığı 131 dolar ithalat yapılıyordu. 2004 yılında 100 dolar ihracat karşılığı 154 dolar ithalat yapar duruma geldik. Demek ki ithalat büyümesinin, döviz açığının artmasının sadece ihracattaki gelişmeyle bağı yok.
    Döviz açığının acaba büyümeyle ilgisi var mı? 2004 yılı sonunda milli gelirimiz (12 ayda üretilen mal ve hizmetlerin parasal-katma değeri) 301 milyar dolardı. Bu yıl milli gelirimizin dolar olarak 357 milyar dolar olması bekleniyor. Bunun anlamı, dolar olarak milli gelirde 56 milyar dolarlık büyümedir. Milli gelirde 56 milyar dolarlık büyümeye karşılık 2005 yılında cari açığın/döviz açığının 22 milyar dolar dolayında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Demek ki 2005 yılında 100 dolarlık büyüme (22:56=39.2) 39.2 dolarlık dış açıkla gerçekleşmiş olacaktır.

    Başkalarının parasını yiyoruz
    Halbuki Türkiye'de 100 dolarlık büyüme 2002 yılında 4.0 dolar, 2003 yılında 13.7 dolar, 2004 yılında 28.0 dolar döviz açığıyla gerçekleşmişti.
    2005 yılında her 100 dolarlık büyümenin 39.2 dolar döviz açığıyla gerçekleştirilebilmesinin nedeni Türk lirasının aşırı değerlenmesi, dövizin ucuzlamasıdır. Ucuz döviz yerli hammadde, ara malı üretimini caydırıyor. Bitmiş ürün ithalatını coşturuyor...
    Açık anlatımıyla, kendimiz üretecek yerde yabancının parasıyla yabancının ürünlerini yiyip içip büyüyoruz. Bir yanda ekonomi büyümüş sanılıyor. Öte yanda üretim yapanlar cezalandırılıyor. Ama sonuçta dış borç faturası büyüyor. Her 100 dolarlık büyümede 4.0 dolarlık açıktan 39.2 dolarlık açığa tırmandık... Bu böyle geldi... Ama bu böyle gitmez. Gidemez.

    Milli gelirde her 100 dolarlık büyüme kaç dolar cari açık/döviz açığı ortaya çıkarıyor?
    Milli gelir GSMH (milyar dolar)Milli gelir GSMH artış (milyar dolar)Döviz açığı Cari açık (milyar dolar)Döviz açığının büyümeye oranı (yüzde)
    2002180.837.71.54.0
    2003239.258.48.013.7
    2004301.762.515.625.0
    2005*357.856.122.039.2

    (*) 2005 yılı tahminleri

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Ermeni meselesi ve tarih
    ORHAN Pamuk, "Bu topraklarda 1.5 milyon Ermen...
    Melih AŞIK
    Çılgınlık sürüyor!
    '50 yıldır yayıncılık yapıyorum, böyle bir ol...
    Fikret BİLA
    Lagendijk'in densizliği
    Avrupa Birliği (AB)-Türkiye Karma Parlamento ...
    Hasan CEMAL
    Demokratik kamuoyu!
    Orhan Pamuk davası ve Şişli Adliyesi'nin önün...
    Güneri CIVAOĞLU
    Kuşlar konuyor
    Para, en ürkek kuş gibidir.
    Can Dündar
    Konuşan kıyafetler
    Hakkâri Yüksekova'nın tugay komutanı, halkoy...
    Abbas GÜÇLÜ
    Diyalog eksikliği
    İletişim olanaklarının bu kadar hızla gelişti...
    Hurşit GÜNEŞ
    IMF'ye olan borcu kapatmadan önce, MB rezervlerini güçlendirmeli
    IMF geleneksel olarak ödemeler dengesi krizle...
    Sami KOHEN
    Çifte standart kargaşası
    Siyasette çifte standart lafı çok sık kullanı...
    Derya SAZAK
    Yeni ayetullahlar
    Orhan Pamuk davasındaki görüntülerin Türkiye'...
    Meral TAMER
    Tepki Cephesi, AB rüyasını kâbusa dönüştürdü
    Tarih 30 haziran 2005. Fransızların AB Anayas...
    Güngör URAS
    100 dolarlık büyüme için 39 dolar açık
    2005 yılında Türk ekonomisindeki her 100 dola...
    Serpil YILMAZ
    STFA'dan geriye kalan eğitim mirası
    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı ...
    M. Ali BİRAND
    Alışacağız, bunlara da alışacağız...
    Geçen hafta yaşananlar uzun süre unutulmayaca...

    © 2005 Milliyet