Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Altın pilavın öyküsü

Bu hafta size, Milano mutfağının başrol oyuncularından biri olan safranlı pilavın öyküsünü anlatacağım


Hayatım boyunca uğraşmış olmama rağmen bir türlü doğru düzgün pişiremediğim yemekler var. Dürüst olmak gerekirse sebebini de biliyorum; lezzet olarak çok tercih etmediğim yemekleri pişiremiyorum! Ve işte bunlardan biri de (bunu söylediğimde herkesten bir şaşkınlık ve inanmazlık "ooooooo"su yükseliyor) pilav. Evet, benim bu tahıla karşı fazla bir sempatim yok. Bu da aslında beni üzüyor çünkü son derece faydalı bir besin olmasının yanı sıra kendisiyle gayet lezzetli ve güzel görünüşlü yemekler yapılıyor...
Mantarlı, bezelye soslu ya da "pilav" olarak yiyorum tabii pirinci ama favori yiyeceklerimin arasında değil işte. Gel gör ki, nezaketle bana gönderdiğiniz e-postalarda ve karşılaştığım arkadaşlarımdan hep aynı soruyu duyuyorum: "Risottoyu nasıl pişiriyorsun? Niye birkaç pirinçli tarif vermiyorsun?" Dolayısıyla bu hafta size Risotto alla Milanese'nin tarifini vermek istiyorum; hani şu safranlı, sarı olan pilavın...
Ama önce izin verin, Milano mutfağının başrol oyuncularından biri olan bu yemeğin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili anlatılan hikayeyi aktarayım size.

Vitrayların sırrı
1574 senesiydi ve şehrin kalbi, inşaatı süren Duomo Katedrali'nin şantiyesinde atıyordu. Şimdi herkesin hayranlıkla seyrettiği vitrayları yapan cam ustalarının arasında, Azize Elena'nın episodlarını betimleyen vitrayları yapan (en önemli serilerden biridir) Valerio Di Fiandra adında bir usta vardı. Son derece yetenekli bir sanatçı olan Valerio, renklerin dozunu ayarlayıp karıştırmakta da ustaydı. Her ustanın bir sırrı vardır; onunkisi, her renkte göz alıcı sonuçlar elde etmek için boyanın içine bir tutam, o zamanlarda da şimdiki gibi değerli bir baharat olan safran karıştırmaktı!
Büyük ustamız aynı zamanda obur bir şarapçı olarak da tanınırdı ve her gece, çok para ödemeden harika bir şarap içilebildiği için o dönem sanatçıları arasında meşhur "il Bettolino de Preti" diye bir lokantaya giderdi! Geceleri eve dönmediğinde karısı, gidip babasını toplaması için güzeller güzeli kızları Gigliola'yı oraya gönderirdi.

Bir yemeğin doğuşu
Bu arada, lokantanın sahibinin Angelo adında çok yakışıklı bir oğlu olduğunu da söyleyelim. Bu işler nasıldır bilirsiniz... Kız güzel, oğlan yakışıklı... Birbirlerine aşık olurlar ve Valerio ustanın, damadı kızına layık bulmadığı için ayak diremesine karşın evlenmeye karar verirler. Düğün yemeği Angelo'nun babasının lokantasında yapılır. Valerio usta düğüne engel olamamanın verdiği kızgınlıkla lokantanın içinde volta atarken, mutfak kapısının önünden geçer ve ocakta bir koca tencere pilavın pişmekte olduğunu görür. Kendine hakim olamaz ve iki gencin düğününü boykot etme maksadıyla, tencerenin içine her zaman cebinde taşıdığı safrandan bir yudum atar. Fakat... Aşkın gücü işte! Sonuç amaçladığının tam tersi olur; şaşıran davetliler, önce biraz temkinli yaklaşmalarına rağmen o kanarya sarısı pilavın tadına bakarlar ve o lezzetli altın renkli yemek yüzünden yer yerinden oynar.
İşte yeni evli iki genci, dönemin Milano'sunun en gözde lokantalarından birinin zengin sahipleri haline getiren, artık bir klasik olmuş sarı pilav, böyle mütevazı bir lokantanın mutfağında doğar.


Safranlı pilav

Malzemesi: 400 gr. pirinç, 120 gr. tereyağı, kıyılmış yarım soğan, 1 bardak sek beyaz şarap, yeterince et suyu, 100 gr. parmesan peyniri, 1 kaşık safran.
Yapılışı: Erittiğiniz tereyağında soğanları pembeleştirdikten sonra tencereye pirinci ekleyin. Onu da bir süre yağda özenle kavurduktan sonra şarabı döküp kendi kendine buharlaşmasını bekleyin. Azar azar et suyunu ekleyin. Pişirmenin beşinci dakikasında safranı katıp parmesan peynirini ve tereyağını eklemek için son dakikayı bekleyin. Sıcak olarak dana inciğin yanında, bir bardak kırmızı şarapla servis edin. Soğuk bir kış günü için harika bir yemek.


donatellapiatti@hotmail.com



CUMARTESİ
Kızlar yeniden lige hazırlanıyor
Ekranın yeni Türkan ve Ayhan'ı
"Müşteriyi renk çeker"
Resfest'i kaçırmayın
500 parçalık büyük beden koleksiyonu
Hediyelere "takı"lın
Hazırlıklar başladı bile
En moda
En yeni

Rejans'tan kitaplara devam
Serinin altıncı kitabı çıktı
Gösteri devam edecek





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet