|
 |
|
|
Zaman rölesi bozuk olanlar
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Tam "Bütün işlerimi bitirdim" diyordum... Dişlerimi fırçalamıştım. Pijamalarımı giymiştim. Sabah giyeceklerimi hazırlamıştım. Gece ilaçlarımı almıştım. Çalar saati de kurmuştum. Terliklerimi paralel konuma getirip, battaniyeyi üstüme çekmiştim. Birkaç sayfa kitap okuyup uyumaya hazırlanıyordum. Hattâ biraz içim geçer gibi de olmuştu ki, kırmızı ışıkta beklerken uyuyamayacağımı hatırlatan sorumlu bir klakson sesiyle irkildim, kendime geldim; Uyandım!
***
Kimdi bunlar? Kimdi beni uyandıranlar? Bunlar, genellikle tek elle otomobil kullanma becerilerine hayran olduğumuz, hattâ bir yandan radyoda kanal ararken, aynı zamanda cep telefonu ile konuşabilen; eş zamanlı olarak vites de değiştirirken, hem burnunu karıştırıp hem direksiyonda mandalina yiyebilen, kabuklarını pencereden dışarıya atarken tespih çekmeyi aksatmayan nâdide, (yetmez) müstesna insanlarımızdı. Bütün bu erdemli eylemlerinin arasına yerli yersiz, zamanlı zamansız ve sırf gürültü kirliliği yaratabilmek için korna sesi de sokuşturabilen sürücülerimizdi.
Ve işin tuhaf tarafı, bütün bu aceleci tavırlarına, "Paşaya kelle götürüyor ve ardından mutlaka tabakhaneye de yetişecekmiş" hissi veren heyecanlarına rağmen bunlar, "Hayatlarında hiçbir yere zamanında gidememiş, zaman rölesi bozuk" vatandaşlarımızdı. Aynı fotoğraf karesine giren daha kötü gölgeler de vardı. Kırmızı ışıkta beklemeyi ve kavşaktan adâbıyla hareket etmeyi bilmeyen sabır özürlüler arasında, bunları kendilerine yakıştıramadığımız aydın ve aydınlık geçinenlerimiz de vardı...
***
Başka bir yazımda da, yine satırlarımı bu kendini bilmezlere ayırıp ziyan etmiştim; Işık kırmızıdan sarıya döner dönmez, "Boşalmış bir zemberek zarafetiyle davranmayı marifet sananlar, keşke hayatı ve zamanı ciddiye alan bir kültürün çocukları olabilselerdi. Keşke, geliştirdikleri basit ve içgüdüsel bir refleksi sergiliyor olsalardı... Mamafih, ortada içgüdüsel bir davranış olduğu doğrudur. Ve bunun canlılar hiyerarşisinde, insandan daha ilkel ölümlüleri çağrıştırdığı muhakkaktır" demiştim.
Ne yazık ki bu tespiti tekrarlıyorum.
***
Yukarıdaki "teşbihte hata olmaz" yollu satırlar, eli klaksonla bütünleşmiş olarak bekleyen ve yeşil ışığın nasıl olsa yanacağı varsayımını kerteriz alarak ortalığı ayağa kaldıran, sabırsız, saygısız ve "zaman rölesi bozuk" sayın sürücülere ithaf edilmiştir ve meali: "Acele etmeyin kardeşim. Biz de burada yatacak değiliz herhalde..." şeklindedir.
Siz isterseniz, bu cümleyi ruh halinizin kreşendolarıyla süsleyerek, hatta meşrebinize uygun bulduğunuz bir küfürle yelpazeleyerek zenginleştirebilirsiniz.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|