|
 |
|
|
İslamda 'başimam'a farklı görüşler
Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı'na yönelik yeni taslaktaki imam- başimam uygulamasına, ilahiyatçılar olumlu bakarken, Prof. Beyza Bilgin, "Misyonerliğe karşı bir sınıflandırma pek uygun düşmez" dedi
Tahsin Aksu - İstanbul
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Yasa Taslağı'na göre AB çalışmalarını yürütmek için Din İşleri Uzman Yardımcılığı ve Din İşleri Uzmanlığı kurumları oluşturulacak.
Vaizler için "uzman vaiz" ve "başvaizlik", imam-hatipler için de "imam-hatip" ve "başimam-hatip" uygulaması başlatılacak. Hıristiyanlıktaki rahip-başrahip uygulamasını çağrıştıran çalışmaya ilahiyatçılardan gelen tepkiler şöyle:
Prof. Dr. AHMET YAMAN (Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):
Görevlileri motive edici, hizmet kalitesini de artırmaya yöneliktir. Çalışmanın misyonerlik faaliyetleriyle ilgisi yok. Tamamen teşkilatın hizmet politikasına yönelik. İslami açıdan bir sakıncası olmadığı gibi idari olarak birçok getirisi olacağını düşünüyorum.
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN (Eski Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):
Misyonerlik faaliyetlerine karşı din görevlilerini sınıflandırmak doğrusu pek uygun düşmez. Dinlerarası çatışmaya sebep olabilir. Bu ayrı bir şey olmalı. İmam ve vaizlerin halkı aydınlatma görevi vardır. Misyonerlere karşı bunlar nasıl görevlendirilecek? "Karşı" kelimesi biraz düşmanlık çağrıştırıyor. Konuyu daha derinlemesine incelemek lazım.
Prof. Dr. HAMDİ DÖNDÜREN (Uludağ Üniversitesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı):
Osmanlı döneminde de Sultanahmet, Süleymaniye gibi büyük camilerde başimamlık gibi, yalnız cuma namazlarını kıldıran bilgin âlim kişiler ayrımı yapılmıştır. Dolayısıyla sıradan namaz kıldıran imamların yanında İslamı daha detayıyla bilen bilgin kişiler ayrımı yapılmıştır. İslami açıdan sakınca doğurmaz.
Prof. Dr. SUAT CEBECİ (Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı):
İslami açıdan bakmak doğru değil. Çünkü İslami açıdan insanlar herhangi bir şekilde sınıflandırılmaz. Bu konuya dini olarak değil, devletin ihtiyacı olarak bakmak lazım.
Prof. Dr. ALİ OSMAN ATEŞ (Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):
Diyanet personelinin çağın şartlarına uygun donanımda olması, dil bilmesi, haliyle ülkemizin misyonerliğe karşı savunmasında olumlu olacaktır. Ancak bu olguyu sadece misyonerlik bağlamında almak doğru değil. Bu kişiler öncelikle halka hizmet edeceklerdir.
|
|
|

|